Türkiye'de 15 Temmuz'da yaşanan darbe girişimi ardından kitleler sokakta, polisler ise karakolda cinsel saldırı tehditlerinde bulundu. Kürdistan’da duvarlara cinsiyetçi yazılamalar yapan polisler, son olarak gözaltına aldıkları askerin 10 aylık çocuğuna cinsel istismarda bulunmakla tehdit etti. Kadın örgütleri, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla sokağa çıkan grupların kadınlara yönelik saldırıları değerlendirdi.
'AKP de sıkıyönetim uyguluyor'
Demokratik Kadın Hareketi Aktivisti Kıvılcım Arat, darbe girişiminin; varlığını halklara yönelik baskı, zulüm ve zorbalık üzerinden inşa eden devletin kendi içindeki gerici kliklerin çatışması olduğunu ve bu girişim sonrası halkların üçüncü bir yol hazırlığı yapması gerektiğini söyledi. AKP iktidarının devamı için sıkıyönetimi aratmayan uygulamaların devam ettiğini belirten Arat, "Kürdistan şehirlerini yakıp yıkan, devrimci militan kadınların bedenlerini teşhir eden, keskin nişancıları yaşlı, kadın, çocuk demeden halkların üzerine salan AKP ve saray diktası sıkıyönetimin bir başka yüzüdür" dedi.
'Üçüncü yol için birikime sahibiz'
Darbe girişiminde bulunan askerlerin eşlerini 'ganimet' olarak gören anlayışa da tepki gösteren Kıvılcım, "Kadınları ganimet olarak gören bu faşist güruh ile askeri faşist grup arasında tercih yapmayacağız. Üçüncü yolu oluşturacak tarihi birikime ve insani vasıflara sahibiz. Katledilen kadınlarımızdan aldığımız güçle bu süreci örecek olan irade bizlerin elindedir. Artık her zamankinden daha fazla örgütlülüğümüzle halklara sarılma zamanıdır" dedi.
Kadınları ganimet görme AKP politikasıdır
Sosyalist Kadın Meclisi (SKM) İstanbul Sözcüsü Pınar Türk ise darbe girişiminin AKP-Saray ile karşısındaki gücün birbiri üzerinde hegemonya kurma savaşı olduğunu söyledi. Kadınlar olarak hem saray darbesinin hem de askeri darbenin karşısında olduklarını belirten Türk, darbe süreçlerinin en çok kadınları vurduğunu söyledi. AKP'nin iktidara geldiği andan itibaren kadınlar üzerindeki saldırıların arttığına işaret eden Türk, darbe girişimi sonrası AKP zihniyetinin kadınlar üzerinden kendisini nasıl ortaya koyduğunu ise şu örnekler üzerinden anlattı:
"İşgal edilen topraklarda ilk olarak kadın bedenlerine saldırılıyor. Bu aslında işgalci sömürücü devletlerin uyguladığı bir politikadır. Bunu şu an AKP zihniyetinde de görüyoruz. Gözaltına aldıkları askere 'kız çocuğun var mı? Ona da neler yapacağımızı göreceksiniz' tarzı şeyler söylenmesi..."
Ayrıca asker ailelerinin ve eşlerinin işyerlerine kadar sosyal medyada yayınlandığını ve bunların 'ganimet' olarak görüldüğünü belirten Türk, "Bu AKP'nin politikasıdır. Tam anlamıyla teşhir yapılıyor. Kadınlar çok ciddi bir saldırıyla karşı karşıya. Bugün bir askerin eşi de sokakta yürüyen bir kadın da saldırıya maruz kalıyor. Gerici AKP hükümetinde kadın olmak taciz ve tecavüz edilmeye yetiyor" dedi.
'IŞİD bakış açısı hakim'
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Gülsüm Kav da darbe girişimi ile başkanlık sisteminin önünün açılmak istendiğini ve sokağa çıkılması yönünde yapılan çağrılarda yine kadınların hedef alındığını söyledi. Kav, "Bu açıdan cinsel saldırılar, her türlü şiddet ile kadınlara IŞİD gibi bir bakış açısının, rejiminin hızlandığı ortada. Darbeyi aslında bir başka darbe ile bastırma söz konusu. Biz kadınlar çok büyük zararlar göreceğiz. Mücadele etmekten başka hiçbir yol olmadığını düşünüyorum. Kadın mücadelesi anlamında çok daha zor bir sürece girdik. Bu nedenle mücadeleyi sürdürmeliyiz. Sessiz kalmak bize kaybettirir" diye konuştu.
'Üçüncü yol demokrasi ve özgürlük'
Yeryüzü Kadınları'ndan HDK Yürütme Kurulu üyesi Benazir Coşkun ise 7 Haziran seçiminin ardından yapılan AKP-Saray darbesi ile birlikte Kürdistan'da sivil bir darbe yaşandığını, 15 Temmuz'da ise askeri bir darbe girişimi yaşandığını söyledi. Kadınlar olarak hem sivil hem de askeri darbeye karşı olduklarını söyleyen Coşkun, kadınların üçüncü yol olan özgürlük ve demokrasi yolunda mücadele edeceğini söyledi. Coşkun, "AKP ve Saray çeteleri sokaklarda hatta gözaltına aldığı darbeci askerlere generallere karşı cinsiyetçi tutumlarda bulundular. Hatta bu süreçte sokağa çıkanlar kadın oranına baktığımızda dahil bunun kadınlara nasıl yansıyacağını çok iyi bir şekilde gözlemleyebiliyoruz" dedi.
DİHA/İSTANBUL