- Kadınlarda akciğer kanseri tehdidi büyüyor. Uzmanlara göre sigara en önemli risk faktörü olmaya devam ederken, hiç sigara içmeyen kadınlar da hastalığa yakalanabiliyor.
Dünya genelinde her yıl 2,6 milyondan fazla kişiye akciğer kanseri tanısı konulurken, hastalık kadınlarda giderek daha büyük bir tehdit haline geliyor.
Kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığı artış eğilimini sürdürürken, erkeklerde birçok ülkede düşüş yaşanıyor. Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı'nın (IARC) verilerine göre, 2022’de dünya genelinde 908 bin 630 kadına akciğer kanseri tanısı konuldu.Türkiye'de de kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığı 2014-2018 yılları arasında yüzde 25 arttı. Uzmanlar, sigaranın yanı sıra pasif içicilik, hava kirliliği ve mesleki maruziyetlere karşı da uyarıyor.
Akciğer kanseri, dünya genelinde kansere bağlı ölümlerin başlıca nedeni olmayı sürdürüyor. Uzun yıllar erkeklerde daha sık görülen hastalık, son yıllarda kadınlarda da giderek yaygınlaşıyor. Öyle ki dünya genelinde kadınlarda en sık görülen ikinci kanser türü konumuna yükselen akciğer kanserinde, kadın ve erkekler arasındaki görülme sıklığı farkı da birçok ülkede kapanıyor.
Türkiye’de yüzde 25 arttı
Türkiye'de de kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığında dikkat çekici bir yükseliş yaşanıyor. Sağlık Bakanlığı'nın kanser kayıtlarına göre, kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığı 2014’de yüz binde 8,7 iken 2018’de yüz binde 10,9'a ulaştı. Bu veriler, söz konusu dönemde yaklaşık yüzde 25'lik bir artış yaşandığını ortaya koyuyor.
Akciğer kanseri halen erkeklerde daha sık görülse de kadınlarda hastalık yükü giderek artıyor. American Cancer Society'nin 2026 yılı tahminlerine göre, ABD'de yaklaşık 229 bin 410 yeni akciğer kanseri vakası bekleniyor. Bu vakaların 118 bin 500'ünün kadınlarda, 110 bin 910'unun ise erkeklerde görülmesi öngörülüyor.
Azalma daha yavaş
Akciğer kanseri görülme sıklığı hem kadınlarda hem erkeklerde düşüş gösterse de bu azalışın hızı aynı değil. American Cancer Society verilerine göre, 2013-2022 döneminde akciğer kanseri görülme sıklığı erkeklerde yılda yaklaşık yüzde 3 azalırken, kadınlarda bu oran yüzde 1,3'te kaldı.
Kadınlarda düşüşün daha yavaş olmasının nedenleri arasında sigara kullanımına erkeklerden daha geç başlanması ve sigarayı bırakma eğiliminin de daha geç ortaya çıkması gösteriliyor.
Genç kadınlarda daha çok
Kadınlarda akciğer kanserine ilişkin en dikkat çekici gelişmelerden biri de genç yaş gruplarında yaşanıyor. Araştırmalara göre, 35-54 yaş arasındaki kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığının aynı yaş grubundaki erkekleri geçtiği ortaya konuldu. Genç kadınlarda hastalığın erkeklere kıyasla daha sık görülmesinin nedenleri henüz kesin olarak açıklanabilmiş değil. Uzmanlar, sigara kullanımının yanı sıra çevresel maruziyetlerin, biyolojik ve genetik farklılıkların da araştırılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Yüzde 84 sigara nedeniyle
Kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığındaki artışın başlıca nedenlerinden biri sigara kullanımı. Tütün kullanımı, akciğer kanserinin en önemli önlenebilir risk faktörü olmayı sürdürüyor. 2026 verilerine göre, kadınlarda akciğer kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 84'ü sigara kullanımıyla ilişkili.
Akciğer kanserinden korunmada en etkili yöntemi sigaraya hiç başlamamak. Sigara kullananların ise en kısa sürede bırakması tavsiye ediliyor.
Sigara kullanmamak da yetmez
Ancak sigaranın tek risk faktörü olmadığını vurgulayan uzmanlar “Pasif sigara dumanı, hava kirliliği, radon, asbest ve diğer mesleki kanserojenler de akciğer kanserinin gelişimine katkıda bulunabilmektedir. Bunun yanı sıra biyolojik ve genetik farklılıkların da özellikle kadınlarda akciğer kanseri riskini etkileyebileceği düşünülmektedir. Ancak bu ilişkinin altında yatan mekanizmalar henüz tam olarak açıklığa kavuşmuş değildir” diyor.
Hiç sigara kullanmamış kadınlarda da akciğer kanseri görülebildiğini ifade eden uzmanlar, “Bu nedenle 'Sigara kullanmıyorum, dolayısıyla akciğer kanseri olmam' düşüncesi doğru değildir. Ayrıca korunma açısından kişinin yalnızca kendisinin sigara içmemesi yeterli değildir; evde ve çalışma ortamında pasif sigara dumanına maruz kalmaması da önemlidir” diyor.
Belirtileri görmezden gelmeyin!
Akciğer kanserinde kadınlarda ve erkeklerde görülen belirtilerin benzer olduğunu belirten uzmanlar, özellikle uzun süren veya karakteri değişen öksürüğün dikkate alınması gerektiğini söylüyor. Akciğer kanserinin en sık görülen belirtileri arasında şunlar yer alıyor:
* Uzun süren veya niteliği değişen öksürük
* Kanlı balgam
* Nefes darlığı
* Göğüs ağrısı
* Ses kısıklığı
* Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları
* Açıklanamayan kilo kaybı
* İştahsızlık ve halsizlik
Ancak erken evre akciğer kanserinin çoğu zaman herhangi bir belirti vermeden ilerleyebiliyor.
Yıllık tarama ihmal edilmemeli
Akciğer kanserinde erken tanı, tedavi seçeneklerini ve hastanın yaşam şansını doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle özellikle yaş ve sigara kullanımına bağlı risk faktörleri bulunan kadınların, hastalığın yalnızca erkeklerde görüldüğü ya da herhangi bir şikayet olmadığı düşüncesiyle taramadan uzak durmaması gerekiyor.
Yüksek risk grubundaki kişilerde düşük doz bilgisayarlı tomografiyle yapılan akciğer kanseri taraması erken tanı açısından önemli bir rol oynuyor.
50 yaşın üzerinde olan ve en az 20 yıl boyunca günde bir paket sigara kullanma öyküsü bulunan kadınların yılda bir kez düşük doz bilgisayarlı tomografiyle taranmasından geçmesi gerekiyor.
Umut verici sonuçlar da var
Akciğer kanserinde tedavi yöntemi; hastalığın histolojik tipine, evresine, moleküler özelliklerine ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirleniyor. Erken evre küçük hücreli dışı akciğer kanserinde cerrahi tedavi temel yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.
Uygun hastalarda ameliyatların robotik cerrahi gibi minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirilebildiğini belirten uzmanlar, tedavi sürecinde cerrahinin yanı sıra kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerden de yararlanıldığını ifade ediyor.
Günümüzde erken evrede saptanan akciğer kanserinde tam şifanın mümkün olabildiğini vurgulayan uzmanlar, özellikle son yıllarda immünoterapi ve moleküler hedefli tedavilerde yaşanan gelişmeler sayesinde ileri evre hastalarda da umut verici sonuçlar elde edildiğini belirtiyor. HABER MERKEZİ