• BAAS rejimi döneminde tutuklu olan Tanya Mihemed, tutukluluk, işkence ve direnişle geçen yılları ile Kürt kadınlarının mücadele tarihine tanıklığını kitaplaştırdı.

 

BAAS rejimi döneminde siyasi tutuklu olarak cezaevinde kalan ve Kürdistan Komünist Partisi bünyesinde faaliyet yürüten Tanya Mihemed, 45 yıl yaşadığı Almanya’dan Federe Kürdistan’a dönerek anılarını kaleme aldı.

Tanya Mihemed, kitabında Kürt kadınlarının mücadele ve direniş deneyimlerini, cezaevinde yaşadıklarını ve dönemin tanıklıklarını gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.

BAAS rejimi döneminde siyasi faaliyetleri nedeniyle tutuklanan Tanya Mihemed, yıllar sonra kaleme aldığı anılarıyla Kürt kadınlarının mücadele tarihine ışık tutuyor. Kürdistan Komünist Partisi üyesi olarak Halepçe'de örgütlenme çalışmaları yürüten Tanya Mihemed, cezaevinde maruz kaldığı işkenceleri, direniş deneyimlerini ve kadınların rejime karşı yürüttüğü mücadeleyi kitabında anlattı.

Siyasi mücadele içinde büyüdü

Halepçe'de siyasi ve mücadeleci bir ailede dünyaya gelen Tanya Mihemed'in babası, o dönem Kürdistan Komünist Partisi'nin aktif üyelerindendi. BAAS rejimine muhalefeti nedeniyle 10 yıl cezaevinde kalan babasının mücadelesi, Tanya’nın çocukluk yıllarından itibaren siyasi bilincinin şekillenmesinde etkili oldu.

Çocuk yaşlardan itibaren mücadele içerisinde yer alan Tanya, Halepçe'de bir grup gençle birlikte rejime karşı faaliyet yürüttü.

Rojnews’ten Zîlan Hekîm’e konuşan Mihemed, o dönem yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "Bir süre sonra Halepçe Bankası'ndaki iş yerimde tutuklandım. O dönemde gazete çıkarıyorduk, gösterilere katılıyorduk ve okullarda özgür bir Kürdistan için konuşmalar yapıyorduk. Amacımız, Kürtçe eğitimi yasaklayan ve Arapçayı toplum üzerinde egemen kılmaya çalışan rejimi yıkmaktı. Ayrıca Kanaşkan Mahallesi'ndeki Kürtlerin evlerinin yıkılması ve gerçekleştirilen katliamlar da halkın bu sisteme karşı ayağa kalkmasının nedenleri arasındaydı."

İşkencelere direndi

BAAS rejimi tarafından tutuklanmasının ardından Silêmanî Güvenlik Müdürlüğü'ne götürüldüğünü anlatan Mihemed, gözaltının ilk gününden itibaren ağır işkence gördüğünü anlattı.

İşkence sırasında elektrikli sandalyeye bağlandığını ve itirafa zorlandığını belirten Tanya, yaşadıklarını şöyle aktardı: "Çok zor ve ağır günler geçirdim. Bir grup güvenlik görevlisi gelerek beni tutukladı. Tutuklandığım ilk gün elektrikli sandalyeyle işkence yaptılar. Elektrik akımının voltajını artırarak beni zorla itirafa zorlamaya çalıştılar. Ancak bütün işkence ve baskılara rağmen benden tek bir söz bile alamadılar. Bana farklı ve son derece ağır işkence yöntemleri uyguladılar."

Tanya Mihemed, en ağır işkence yöntemlerinden birinin baş aşağı asılmak olduğunu belirterek, daha önce benzeri görülmemiş bu uygulamaya rağmen direndiğini ifade etti.

O anlarda babasının sözlerini hatırladığını söyleyen Tanya, bu sözlerin kendisine güç verdiğini ve yaşadığı acılara dayanmasına yardımcı olduğunu dile getirdi.

Hafızasından silinmedi

Cezaevinde tanık olduğu olayların da hayatında derin izler bıraktığını anlatan Tanya, özellikle 9 ve 10 yaşlarındaki iki çocukla ilgili yaşadıklarını unutamadığını söyledi.

Babaları pêşmerge olan ve kendisinin de tanıdığı iki çocuğun karşısına çıkarıldığını belirten Tanya, çocukların kendisini tanımadıklarını söylemeye zorlandıklarını ifade etti. Bu olayın hafızasında silinmeyen anılardan biri olduğunu kaydetti.

Çocuklar işkenceyle katledildi

Tanya Mihemed, tutukluluk sürecinde Silêmanî Hastanesi'ndeki doktor ve hemşirelerin kendisine yönelik tutumunun da hafızasında önemli bir yer tuttuğunu söyledi.

Ağır işkence ve kan kaybı nedeniyle hayatının tehlikeye girdiğini belirten Tanya, doktorların cezaevinden çıkarılması için girişimlerde bulunduğunu anlattı.

Doktorların, cezaevinde kalmaya devam etmesi halinde hayatını kaybedebileceğini düşündüklerini belirten Tanya, o dönem birlikte tutuklu olduğu bir arkadaşının yaşadıklarının da kendisini derinden etkilediğini söyledi. Arkadaşının çocuğunun işkence ve kan kaybı nedeniyle hayatını kaybettiğini aktardı.

Ailesiyle tehdit edildi

Ailesinin de tutuklanmakla tehdit edildiğini, özellikle küçük kız kardeşine yönelik tehditler nedeniyle konuşmaya zorlandığını ifade eden Tanya Mihemed, kararını şu sözlerle açıkladı: "Daha önce ailemin tutuklanacağı söylenmişti. Küçük kız kardeşim tehdit edilmiş, benim konuşmamam halinde başka birinin getirileceği ve aileme işkence yapılacağı söylenmişti. Bu nedenle ailemin başka bir ferdinin zarar görmesine izin vermedim.”

Kadınlar tutsakların sesi oldu

BAAS rejimine karşı yürütülen mücadelede kadınların önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Tanya Mihemed, çok sayıda kadının tutuklandığı dönemlerde diğer kadınların onların sesi olduğunu belirtti. Kadınların gösteriler ve protestolar düzenleyerek güvenlik güçlerinin dikkatini üzerlerine çektiğini anlatan Tanya, bu eylemler sayesinde bazı kişilerin gizlice cezaevindeki tutuklularla iletişim kurabildiğini, onların durumunu öğrenebildiğini ve yakınlarının cezaevinde olup olmadığını teyit edebildiğini söyledi.

Tüm örgütlenmelerin engellendiği ve baskı altına alındığı dönemlerde kadınların, annelerin ve kadın pêşmergelerin dayanışma ve direnişte önemli görevler üstlendiğini kaydeden Tanya, bu deneyimlerin yazılı hale getirilmesinin tarihsel açıdan büyük önem taşıdığını ifade etti.

Mücadele edenler unutulmamalı

Almanya'ya gittikten sonra yaşadıklarını ve tanıklıklarını yazmaya başlayan Tanya Mihemed, mücadele eden insanların hikayelerinin ve yaşanan olayların unutulmaması için anılarını kitap haline getirmeye karar verdi.

Dr. Saman'ın desteğiyle çok sayıda görüşme gerçekleştirdiğini belirten Tanya, bu çalışmalar sayesinde tarihsel deneyimlerin korunmasının önemini daha iyi kavradığını söyledi.

Kitabın yazım ve basım sürecinin iki-üç yıl sürdüğünü aktaran Tanya Mihemed, eserde Halepçe'de yaşanan olaylara, toplumun gündelik yaşamına, dönemin acı ve güzel anılarına ve kendi yaşamının farklı dönemlerine yer verdi. SILÊMANÎ