
Yürüyüşlerde, “Bêrîtanlarla doğduk Zîlanlarla büyüdük Sakinelerle özgürleşeceğiz”, “Kadına yönelik her türlü şiddet için isyandayız”, “Polis yargı sermaye medya! Hepsi şiddet hepsi erkek hepsi devlet! Biz feministler erkek-devlet şiddetine karşı direniyoruz!”, “Şiddetsiz bir dünya için isyandayız”, “Kadınlar evde oturmayacak devrim yapacak”, “Erkeklerin sevgisi her gün 5 kadın öldürüyor”, “Öldüren sevgi istemiyoruz”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Gözaltında tacize tecavüze son”, “Bir kere gittik geziye dönmeyiz evimize”, “Erkek yürüyor AKP koruyor” ve “Rojavalı kadınlar yalnız değildir”, “Yok saymak şiddettir”, “Kadına yönelik şiddet sistematiktir”, “Trans bireyim seks işçisiyim arabana bindim diye öldüremezsin”, “Kadınlar yoldan çıktı, AKP’ye artık yeter diyor”, “Jin jiyan e, jiyanê nekuje”, “Gezi’dekiler üç beş çocuk doğrulalım ister misin?”, “Paketlenmiş istihdam yalanlarına karşı diren kadın” ve “Mobese kamerası Tayyip” yazılı pankart ve dövizlerin taşındığı ve “Et et teşhir et”, “Tayyip elini vajinamdan çek”, “Kadın yaşam özgürlük”, “Jin jiyan azadî”, “Katil polis defol bu sokaklar bizim”, “Erkekler sussun erkek şiddeti son bulsun” sloganlarının atıldığı renkli görüntülere sahne oldu.
Tespitler
Yapılan açıklamalarda erkek şiddetine tepki gösterildi ve;
* 2013 yılının ilk on ayında 187 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü, hala kadın katillerinin “iyi hal”, “gelecek”, “tahrik” adı altında cezai indirimlerle ödüllendirildiği,
* Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’nda Türkiye’nin 136 ülke arasında 120. sırada olduğunu hatırlatarak, kadına şiddetin önlenmesi için çıkarılan yasaların yetersiz olduğu,
* Kadınlara yönelik kırımların nedenlerinden birinin de savaş olduğu,
*İmha ve inkar siyasetini yürüten iktidarların en başta kadınları hedef aldığı,
*TCK’de kadın cinayetlerinin hala “adam öldürme” olarak geçtiği için cinsiyet kimliği nedeniyle öldürülen kadınların hukukta tanınmadığı,
*Türkiye’de kadın-erkek rollerini pekiştiren devlet destekli, sistemli politikalarla, kadınların evlere hapsedildiği,
*Kadınların ihtiyaçlarına bakamadan onları sadece sığınağa yönlendiren sistemin, kadınların şiddet yaşantısından güçlenerek çıkmasına engel olduğu,
*Kadın kimliğinin ve iradesinin şiddet kullanılarak, yok sayılmasının bir insanlık suçu olduğu,
*Kadının sistem tarafından köleleştirilerek toplumun sömürüsüne açık hale getirildiği belirtilerek;
l Baba, abi, dayı, amca tacizini ve tecavüzü, LGBTT bireylere yönelik ayrımcı ve nefret cinayetleri, engelli kadınlara yönelik taciz ve tecavüz, gözaltındaki polis şiddeti teşhir edildi.
*”Tek yaşanacak yaşam, insanca özgürce kendiliğimiz temelinde yaşanacak yaşamdır” denildi.
*Şiddeti onaylayan, meşrulaştıran zihniyetin değişmedikçe kadına yönelik şiddetin bitmeyeceği dile getirildi.
*“AKP’nin Rojava’da binlerce tecavüze, katliama ve sürgüne destek verdiği belirtilerek, “Biz kadınların şu anki kırmızı çizgisi kadınların öncülük ettiği Rojava devrimidir, Rojava kadını yalnız değildir” şeklinde dayanışma mesajları verildi.
* Kadına ve ezilen halklara yönelik zulüm politikalarının son bulması için mücadele eden kadınlar olarak, düne göre bugün çok daha güçlü oldukları vurgulandı.
* Erkek şiddetine uğrayan, öldürülen her kadından hükümet sorumlu tutularak, “Tek bir kadın erkek şiddetine maruz kalmayana ve öldürmeyene kadar mücadelemize devam edeceğiz” denildi.
Talepler Eylemlerde şu talepler öne çıktı:
* TCK’da ‘kadın cinayeti’ terimi yer alsın, cezai indirimler kalksın, kadın cinayetleri af kapsamı dışında tutulsun. Tıpkı ‘töre saikiyle’ işlenen suçlarda olduğu gibi, demokrasi paketinde cinsel suçlarda cezanın ağırlaştırılmasının gündeme geldiği gibi, kadın cinayetlerinde de caydırıcı düzenleme olmalıdır.
*Kadın sığınakları kadınların ihtiyaçlarına uygun, güçlenmelerini sağlayacak şekilde düzenlenerek, sayıları arttırılsın.
* Kürtaj yasağı daha çok şiddete ve cinayete yol açacaktır. Kürtaj haktır.
* Trans kadın cinayetleri engellensin.
* Tutuklu olan tüm kadınların derhal serbest bırakılsın, tacizci, tecavüzcü polisler cezalandırılsın.
* Rojava’daki binlerce kadının erkek şiddetine maruz kalmasını destekleyen devlet politikaları terkedilsin.
* Savaşlar olmasın. Eşit, özgür, kardeşçe ve şiddetten arındırılmış yeni bir dünya yaratmak mümkün.
* Şiddete karşı tek yol; mücadeledir. Tüm kadınlar mücadeleye ve örgütlenmeye ...
HABER MERKEZİ