25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'ne giriyoruz. Elbette çok yönlü, hayatın her anında, her alanında tezahürü olan bir mesele bu. Fakat son dönem açısından en çok da cihatçı örgütlerin kadın kırımı bağlamında konuşmak gerekiyor.

DAİŞ çetelerinin elinde bugün halen binlerce Êzîdî kadın bulunuyor. Bunların yanında Hıristiyan, Türkmen ve farklı etnik kimliklerden kadınlar da satılıyor veya çete emirlerinin hizmetine sunuyor. Sadece Irak ve Suriye'de de değil. DAİŞ veya farklı isimlerle birçok ülkede örgütlenen bütün cihatçı örgütler, kadına aynı biçimde yaklaşıyor. Kadın, sindirilmek, iradesizleştirilmek ve köleleştirilmek isteniyor. İtaat etmeyi reddedenler, vahşice katletiliyor.

DAİŞ çetelerinin ikiz örgütü Boko Haram da Nijerya, Mali ve başka bazı Afrika ülkelerinde aynı yöntemlerle kadınları köleleştirmeye çalışıyor. Özellikle Somali'de, Şebablar tarafından tehdit edilen kadınlar, sistematik bir kırımın pençesinde yaşıyor. 

Dünyanın görülmeyen, bilinmeyen, çok büyük kırımlar olmadıkça gündemleşemeyen bölgelerindeki bu köklü kırım çabaları varken, 25 Kasım'ı en çok da "kadın öz savunması" bağlamında konuşmak gerekiyor. Kürt Kadın Hareketi'nin sıklıkla dünya kadınlarınının gündemine sokmaya çalıştığı bu tavır, belirli ölçülerde tartışılıyor da...


Avrupa'nın her yerinde

Avrupa'nın birçok merkezinde de kadın örgütleri, Avrupa Kürt Kadın Hareketi'nin (TJKE) de çağrısına cevap vererek, 25 Kasım'ı "Öz savunma haktır" sloganıyla karşılıyor. Etkinliklerde Kürt kadınlarının DAİŞ başta olmak üzere kadın kırımı odaklarına karşı öz savunma temelli mücadelesi, başat gündem maddelerinden biri oluyor. Kadınlar dört bir yanda, "Öz savunma, kadın özgürlüğünün garantisidir" şiarıyla yürüyüşler düzenliyor. İngiltere, Almanya ve İtalya'da bölgeler ve eyaletler düzeyinde yürüyüşler gerçekleştiriliyor. 28 Kasım'da İtalya'nın Milano ve Bologna kentlerinde, 30 Kasım'da ise Avusturya'nın başkenti Viyana ile İngiltere'nin başkenti Viyana'da uluslararası kadın buluşmaları gerçekleştirilecek. Buluşmalarda, Kürt kadınlarının ataerkil sistemin kırımlarına karşı mücadelesi de tartışılacak.


BM'den portakal renkli kampanya

Birleşmiş Milletler'e bağlı kadın örgütü UNIFEM de bu yıl, 25 Kasım ile 10 Aralık tarihleri arasında 16 gün boyunca kadın hakları gündemli aktiviteler düzenliyor. Etkinlikler, dünyadaki kadın hareketleri tarafından da sahipleniliyor. Kampanya, "25 Kasım'ı portakal rengine büründürün!" Bu kapsamda kadınların 16 gün boyunca portakal rengi elbiseler giymesi isteniyor. Aktiviteler, dünyanın her kıtasında ve ulaşılabilen her ülkede gerçekleştirilecek ve Mali'deki savaşta mağdur olan kadınlara adanacak.


İklim Zirvesi'nin de gündeminde

Dünya İklim Zirvesi'nin başlıklarından biri de kadınlar oldu. Bu başlıkta onlarca kadın örgütünün dahil olduğu beş ayrı atölye planlandı. Bu etkinliğin de COP21 Uluslararası Buluşması çerçevesinde 28 Kasım 2015 tarihinde Paris'te gerçekleştirilmesi bekleniyor.

Fransa'daki olağanüstü hal durumu ise halen devam ediyor. Başta TJK-E olmak üzere birçok kadın örgütünün yapmayı planladığı yürüyüşler, bu koşullardan dolayı ertelenmek zorunda kaldı. Fakat kentte yaşananlar, Kürt kadınlarının öz savunma mücadelesinin dünya halkları ve özelde de kadınları için ne kadar değerli olduğunu bir kez daha teyit etti.


Kürt kadınlarına düşen...

Avrupa'da kadınlar, bu gündemlerle 25 Kasım etkinlikleri sürecine giriyor. Kürt kadınlarının sözü ve eylemi, dünyayı tehdit eden karanlığa karşı mücadeledeki rollerinden dolayı çok daha önemli bir hal alıyor. Etkinliklerde bu bilincin hakim olması, hem Kürt kadınlarının uluslararası tanınırlığının artırılması hem de dünya kadınlarının öz savunma temelinde birleşmeyi daha çok tartışması açısından büyük önem taşıyor.


NURSEL KILIÇ