Yıllardır Frankfurt’taki Amara Kadın Meclisi’ne bağlı bir komisyon olarak faaliyet yürüten Hanau’daki Kürt kadınlar, 41 kişiden oluşan Nûjîn Kadın Meclisi’ni kurdu. 

Hanau Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde hafta sonu yapılan kongreye, yaklaşık 80 delegenin yanısıra Avrupa Demokratik Toplum Kongresi (KCD-E) Eşbaşkanı Dilşa Osman, Sosyalist Kadın Meclisi, Darmstadt Sara Kadın Meclisi  ve Frankfurt Amara Kadın Meclisi temsilcileri katıldı. 

Kongrenin açılış konuşmasını Amara Kadın Meclisi sözcüsü Ruken Karakoç yaptı. Yeni süreci bahar heyecanıyla karşıladıklarını belirten Karakoç, kongre delegelerini selamladı. Mahsum Korkmaz ve Mazlum Doğan şahsında öz yönetim direnişi ve Mart ayı şehitlerini anan Karakoç, vahşi saldırılara karşı süreci karşılamak gibi ağır görevlerle karşı karşıya olduklarını belirtti. Karakoç son olarak kongrenin başarıyla gerçekleştirileceğine olan inancını dile getirdi.

Ardından kongreyi yürütmek üzere ise üç kişilik divan seçildi. 


‘Özgür yaşam için her bedeli göze almışız’

Kongrenin siyasal gündemini KCK-E Eşbaşkanı Dilşa Osman değerlendirdi. Ortadoğu'da olası güçler dengesinde emperyalist devletlerin Kürtlere yer vermek istemediğini belirten Osman, buna karşı 7’den 70’e halk olarak direniş gösterdiklerini kaydetti. Kürt halkının izlediği üçüncü yol stratejisine başta AKP olmak üzere bölgedeki bütün gerici güçlerin vahşi saldırılarla karşılık verdiğini, ancak başaramayacaklarını kaydederek, şöyle devam etti: “Objektif ve subjektif koşullar Kürt halkının lehinedir. Tekçilik anlayışına karşı çoğulculuğu savunuyoruz, kendi geleceğimizi kendimiz belirlemek istiyoruz ve bunun için her türlü bedeli göze almışız. Bize diz çöktürmek istiyorlar ama asla teslim olmayacağız. Nasıl ki 1980’lerde Mazlum Doğanların direnişi sonuç aldıysa, bugün de direnişimizle kazanacağız. Büyük bir direniş mirasına sahibiz, herkes mücadele tecrübemizden yararlanmak istiyor. Direnişimiz karşısında, kadının insanlığa öncülüğü, cesareti önünde şapka çıkarıyorlar. Ortadoğu’nun geleceği için bizden başka kimsenin özgür yaşam projesi yok. Bu nedenle emperyalist devletler AKP’ye arka çıkıyor. Ancak direniş tek başına kesin başarıyı getirmez, inşa gerekir.” 


‘Birer militan gibi çalışmalıyız’

Devamla “Avrupa’da yaşayan Kürt kadınlar olarak bu direnişe nasıl cevap olabiliriz” sorusunu yönelten KCD-E Eşbaşkanı, örgütlülüğe vurgu yaparak, “Örgütlülük için 10 kişinin çabası yetmez. Her birimiz birer militan gibi çalışmalıyız” dedi. 

Osman son olarak kongrenin yeni hamlelere vesile olacağına dair inancını dile getirerek, meclisin kuruluşunu Hanau’da yaşayan Kürt kadınlara kutladı. 

Ardından delegeler söz alarak, değerlendirme ve sorularla gündemi tamamladı. Kongreye katılan misafir kurumlar ise dayanışma mesajlarını sundu. 


Yerelde çözüm perspektifi

Kongrenin örgütsel gündeminde ise bir yıllık çalışma raporu okunarak delegelerin onayına sunuldu. Tartışmalarda daha çok bölge meclisine bağlı olarak çalışmanın zorluklarına değinildi. Bunun yanısıra 10 kişilik kadın komisyon ekibinin değerli çalışmalar yürüttüğünü, ancak meclisleşmeyle birlikte daha geniş bir örgütlülüğe ulaşılabileceği, yerelde sorunlara çözüm geliştirilebileceği kaydedildi. 

Kadınlar arasındaki iletişim kopukluğu, birilerinden bekleme yaklaşımı, pasiflik, toplumsal  sorunlara ve genç kadınlara yönelik proje üretmeme delegelerin en çok eleştirdiği husus olurken, sosyal aktivitelerin daha çok geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. 

Son olarak ise 41 kişiden oluşan Nûjîn Kadın Meclisi seçildi. Kongre, meclis üyelerinin söz verme töreni ardından ‘jin jiyan azadî’ sloganı eşliğinde sona erdi.


İki önemli çağrı

Kongrede iki konu hakkında duyuru yapıldı. İlki, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yaklaşan doğum günü nedeniyle, üzerindeki ağır tecrite dikkat çekmek ve özgürlüğünü talep etmek üzere 5 Nisan günü İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) önünde yapılacak kitlesel eyleme katılım çağrısı, ikincisi ise; Kürdistan’da devlet eliyle yürütülen çocuk katliamlarına yönelik Alman kamuoyu nezdinde duyarlılık yaratmak amacıyla 11 Nisan günü çocukların bir günlük eğitimi boykot etme çağrısı. Bunun için okul yönetimlerine Dışilişkiler Komisyonu’nun hazırladığı bildirinin sunulacağı belirtildi. 


'Gelecek yıl üçe katlanacağız'

Gazetemize konuşan Amara Kadın Meclisi Sözcüsü Ruken Karakoç, Hanau’da yaşayan kadınların sorunlarına ve kongre sonuçlarına ilişkin şunları belirtti: “Hanau'da geniş bir kadın kitlesine hitap ediyoruz. Diasporada emperyalist bir sistem içinde yaşıyor olmanın getirdiği sosyal sorunlarımız var. Çocuklarının madde bağımlılığı sorunlarıyla cebelleşen ailelerimiz var. Kendi ülkesinden kopup gelen kadınlarımızın uyum sorunları var. Ekonomik, siyasal, sosyal daha birçok sorunumuz var. Bizler kadın komisyonu olarak bugüne kadar yetersizliklerimize rağmen elimizden geldiği kadarıyla yardımcı olmaya çalıştık, sorunların dillendirilmesine ve çözümüne yönelik çeşitli toplantılar yaptık ama meclisimizin ilanıyla birlikte sorunlarımıza daha çok eğilebileceğiz. 

Daha önce bölge kadın meclisine bağlıydık. Sayımız az olduğu için de yerelde çalışmaya çok zaman ayıramıyorduk. Bütün çalışmaları içiçe yürütmek durumunda kalıyorduk. Bir de kadın olmanın getirdiği sorunlar vardı, hepimizin çocukları var, ailevi farklı sorunlarımız var. O yüzden kongrede ortaya çıkan 41 kişilik potansiyelle Hanau’da açılmadık kapı, örgütlemedik kadın, çözülmedik sorun bırakmama  şiarıyla yola çıktık. İyi sonuçlar alacağımızı düşünüyorum. 


Meclis, kadın emeğinin ifadesi

Yeteri kadar kadına ulaşamadığımız gerçeği kongrede de açığa çıktı ve eleştirildi. Önümüzdeki bir yıl için gündemimize anadil eğitimini koyduk. Genç kadın komisyonu oluşturmayı düşünüyoruz. Çocuklarımıza kendi kültürümüzü aşılamak için yoğun kültür programları geliştirmeyi düşünüyoruz. Gençliğin uyum  ve diğer sorunları ile ilgili paneller, seminerler düzenlemeyi önümüze koyduk. Kadınlar her alanda yoğun emek harcıyor, ancak emeklerini görünür kılmak için meclislerde yer almalı. Kendi emeğimize kendimiz sahip çıkacağız. Nûjîn Kadın Meclisi bu emeğin adıdır. Bugünkü coşkuyu azaltmadan önümüze bakacağız. Gelecek kongrede meclisimizi ikiye-üçe katlama hedefiyle çalışacağız.“ 


Adı Aynur İnal. Delegeler onu divan üyeliğine seçti. Kendisini meclis üyeliğine önerirken kullandığı şu ifade çarpıcıydı: “Ölüme kadar Önderlikle, şehitlerle olmaya söz vermişim, çırılçıplak soyularak işkence edilen cansız bedenlere sözüm var. Yoluma meclis üyesi olarak devam etmek istiyorum.” Sohbet esnasında kongre heyecanı nedeniyle sabaha kadar uyuyamadığını anlattı. Tarihini hatırlamayacak kadar uzun yıllardan beridir çalışmalar içerisinde olduğunu, kadınların özgün örgütlenmeye başladığı 1990’ların ortalarından beridir de kadın çalışması yürüttüğünü kendisinden öğrendik. 



SOZDAR DERSIM / HANAU