Pankhurst o günkü konuşmasında şöyle diyordu: “Camları kırıyor, etrafı yakıyoruz; çünkü erkeklerin anladığı tek dil savaş. Kanunlara saygılı olmamı mı bekliyorlar, o halde kanunları saygılı yapsınlar. Yasaları değiştirenler değil, yasaları oluşturanlar olmak istiyoruz. Britanya’daki bütün kadınları asiliğe çağırıyorum. Köle olmaktansa asi olmayı yeğlerim!”

ZABEL MİRKAN

İngiltere’de kadınların oy kullanma hakkını, verdikleri mücadeleler sonucu kazanmalarının 100. yıldönümü için geçtiğimiz günlerde onbinlerce kadın sokaklardaydı. Londra, Belfast, Cardiff ve Edinbugh’da kadınlar, 19. yüzyıl sonlarında kadınların oy hakkı mücadelesi veren Süfrajet hareketini temsil eden yeşil, beyaz, mor renklerle yürüdü.

Gösterilerde 100. yıl vurgusu kadar kadınların şu an yaşadıkları sorunlar da gündemleştirildi ve “eşit işe eşit ücret”, “eşit koltuk, eşit ses” talepleri dile getirildi. Hapishanedeki kadınların adil yargılanmalarını talep eden kadınlar, buradaki cinsiyet ayrımcılığına da dikkat çekti. Kazandıklarımız kadar kazanamadıklarımızın da önemli olduğunu ve mücadeleye devam etmemiz gerektiğini söyleyen kadınlar sel olup aktı. Eylemde el ele yürüyen anneler, kızlar ve büyükanneler göze çarpan detaylardan yalnızca biriydi.

Peki kim bu Süfrajetler?

   

I. Dünya Savaşı’nın yarattığı büyük yıkım nedeniyle kadınların elde etmeye çalıştığı pek çok hakkı da askıya alındı. Kocalarını cepheye göndermek zorunda kalan kadınların çoğu, kocalarının yaşamlarını yitirmesiyle baş etmeye çalıştı. Yas sürecini dahi yaşayamadan çocuklarıyla ilgilenmeye, evleri için maddi gelir sağlamaya çalışan kadınlar saatlerce düşük ücrete çalıştırıldılar. Çoğu zor çalışma koşullarına dayanamadı, hastalandı; birçoğu ise ölümcül hastalıklardan kurtulamadı. Böyle bir ortamda kadınların oy hakları için mücadele etmeye yönelik bir hareket ortaya çıktı.

Kendilerine ‘Süfrajetler’ diyen bu kadınlara öncülük eden isimlerden biri Emmeline Pankhurst’tü. Emmeline Pankhurst bir müddet sonra iktidar tarafından ‘sakıncalı’ bulundu. Hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Pankhurst, gizli toplantılarda ve etkinliklerde yine konuşuyor; kadınları örgütlemeye devam ediyordu. Bir gün kadınların kitlesel eylemlerinden birine katıldı ve tutuklanma riskini alarak orada konuşmacı oldu. Kadınlar Pankhurst’ü gizli bir geçitten alana soktular ve yine korunaklı bir şekilde alandan çıkarmayı başardılar.

Erkeklerin anladığı tek dil savaş

Pankhurst o günkü konuşmasında şöyle diyordu: “Camları kırıyor, etrafı yakıyoruz; çünkü erkeklerin anladığı tek dil savaş. Kanunlara saygılı olmamı mı bekliyorlar, o halde kanunları saygılı yapsınlar. Yasaları değiştirenler değil, yasaları oluşturanlar olmak istiyoruz. Britanya’daki bütün kadınları asiliğe çağırıyorum. Köle olmaktansa asi olmayı yeğlerim!”

Bu konuşmadan sonra Süfrajetlerin eylemleri daha radikal bir hat izledi. Süfrajetlerden bazıları erkek politikacıların gittikleri kiliselerde eylemler düzenledi, bazıları parti binalarını ateşe verdi. Bazıları politikacıların geçtiği sokaklardaki vitrin camlarını tuzla buz etti.

   

Süfrajetler seslerinin duyulması için ölümü dahi göze aldı. Kendilerine sürekli onlarla görüşeceğini ve taleplerini dinleyeceğini iddia eden üst düzey bir politikacı görüşme gününü bir türlü ‘ayarlayamayınca’ Süfrajetler ona gitti. Politikacı at yarışı seviyordu ve yarışlarda bir atı dahi vardı. O yarışlardan birine güç bela giren Süfrajetlerden biri, yarış esnasında politikacının atının önüne kendini attı. Süfrajetin cenazesi kadınların omzunda kaldırıldı. Cenaze adeta bir mitinge dönüştü. Bu eylemin dünya çapında da büyük yankı uyandırması ve kadınların bitmek bilmeyen mücadele azimleri nedeniyle İngiltere’de kadınlara oy hakkı verilmek zorunda kalındı.

Yıl 1918’di, olaylar İngiltere’de geçiyordu; ancak buna rağmen yine engel vardı. Oy kullanacak kadınlar 30 yaşın üstünde ve mülk sahibi olmalıydı. Ancak 1928 yılına gelindiğinde 21 yaşın üzerindeki tüm kadınlar oy kullanma hakkına sahip olabildi. Bu hak alınana kadar ise onlarca Süfrajet tutuklandı, açlık grevine girdi. Onlarcası açlık grevinde zorla beslendi, işkenceye maruz kaldı.

Şimdi, haklarını kazanışlarının 100. yılında onbinlerce kadın onlara olan minnet borcunu ödemek için sokaklarda. Anılarına saygıyla...