Tayyip Erdoğan istikrarlı bir şekilde yoluna devam ediyor ve her adımında bilinçli olarak amacını belirten ifadeler kullanıyor. Türklük testi anlamında "bunların kanının laboratuvar testlerinden geçmesi lazım" sözü de öyle kızgınlıkla tesadüfi olarak söylenmiş bir söz değil. Türklerle Ermenilerin hatta Kürtlerin aynı genetik kümede yer aldığını söyleyen araştırmalardan haberi yok diye kendimizi avutarak oyalanacak zaman değil. Çünkü bu gidiş durdurulamazsa ve ırkçılık amaçlarına ulaşmada en işe yarar araç olmaya devam ettikçe, Hitlervari kafatası ölçme, zorla kısırlaştırma ya da başka yöntemlerle Türk ırkını tarif, tespit adı altında, istenmeyen ırk ve grupları ve de faşizme karşı duranları, yani ölçülere uymayanları toplu imhaya -ki Kürtlere zaten yapıyor- kadar varacak menzili kısa bir yol bu. Kaldı ki Kürtlerin direnişini kırabilse, batıda da terör argümanı ile toplu katliamlara yönelmesi an meselesinden öte değil eminim.
Tayyip en hararetli konuşmalarını sarayına topladığı muhtarlarına yapıyor, biliyorsunuz ama bu son sözlerini itibar ettiği bir üniversitenin yandaş bürokrat adayı gördüğü mezunlarına yaptığı konuşmada söyledi. Almanya Meclisi’nin Ermeni Soykırımı’nı tanıma kararına verip veriştirirken, Yeşiller Eşbaşkanı Cem Özdemir için "Neymiş, birileri de diyor ki güya Türk… Ne Türk’ü be… Bunların kanının laboratuvar testinden geçmesi lazım” dedi.
Hızını alamamış olacak ki Almanya'ya da "Ey Almanya, bizim tarihimiz, katliamlar tarihi değildir. Bizim tarihimiz, merhamet tarihidir, şefkat tarihidir. Aramızdaki fark budur” dedi, düşünebiliyor musunuz? TC tarihi katliamlar tarihidir ve Tayyip de öncüllerini takip etmiş ve en azılı katliamlara yol vermiştir oysa. Bu gerçek ortadayken ve halen katliamlar devam ederken bu pişkinlik akıllara ziyan.
Neresinden tutacaksınız? Daha doğrusu bu sözlerin tutulacak tarafı var mı? Tarihte örnekleri olmasa, yok diye cevap verebilirdik. Bunların hepsi deli saçması deyip geçebilirdik. Ama böyle bir lüksümüz yok. Irkçı faşist ideolojilerin, siyasi hareketlerin ne yol izlediklerini ve nasıl felaketlere yol açtıklarını görmek için çevremize ve en zahmetlisinden biraz geriye bakmak yeter.
Irkçı bir ideolojiyi savunan Hitler ve Naziler iktidara geldiklerinde ideolojileri de devlet ideolojisi haline gelmişti diye anlatır tarih. Türkiye de zaten ırkçı bir devlet ideolojisi hakim ve Tayyip bu nedenle çok daha kolay ilerliyor. Şu an anayasayı, yasaları yerleşik devlet teamüllerini bile tanımamasına rağmen, yani bir anlamda yasadışına düşmüş olmasına rağmen ne yasallık ne meşruiyet sorunu yaşamadan yoluna devam edebilmesi, her türlü devlet olanağını serbestçe kullanıyor olması, medyayı, yargı ve yasamayı kendi denetimine almış olması elinin kolunun serbest hareket ettiğini gösteriyor ki, bu da menzili hızla yakına çekiyor.
Kan testi ile başlayan söylem nasıl devam edecek göreceğiz. Hitlervari kafa ve burun ölçme yöntemi ile Türklük tespitine mi yönelecek? Yok etmek istediği ama katliamlarla başa çıkamadığı ırklara ya da gruplara zorla kısırlaştırma uygulamasına mı yönelecek? Gaz odaları, fırınlar, toplama kampları? Biraz daha böyle eli kolu bağlı, şaşkın beklersek hepsini göreceğiz tek tek. Yani o aşamalardan birinde imha edilmemiş olursak tabii ki.