Mustafa Kemal dönemindeki kafatasları fişlemeleri gündemde. İşine gelen kafatasçılıktan işine gelmeyen antropolojiden dem vuruyor.
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş yıldönümüde kafataslarını ölçme meselesi tüm cemaat toplantılarında muhabbeti yapılan bir mevzuydu. Birbirlerinin kafatasını ölçen ülkenin öncüleri Türk olup olmadıklarını tespit etmeye çalışırlardı.
Böyle tuhaf hobiler edinmeye meyilli okurlar (ki sayılarının pek fazla olmadığını düşünüyorum) için açıklamak gerekirse: Önce kafanın sağdan sola en geniş olduğu paralel noktalara iki düz çubuk yerleştirip bunların arasındaki düz hat cetvelle ölçülür. Daha sonra kafanın arkasındaki en uç noktayla alnın en uç noktası aynı şekilde ölçülür. Kafanın sağ ve sol kenarları arasındaki uzunluk 100 ile çarpılır daha sonra alın ilke kafanın arka kesimi arasındaki uzunluğa bölünür.
Mustafa Kemal öncülüğünde hazırlanan ve ölümünün hemen ardından rafa kaldırılan Türk Tarihinin Ana Hatları adlı büyük esere göre Türklerin kafatasları brakisekfaldi, yani yukarıdaki hesaba göre iki ölçümün birbirine oranı yüzde 80’in üzerindeydi.
Mustafa Kemal’in kafatasını kim ölmüş bilmiyoruz ama birçok kaynak onunkinin oranını 81 olarak ifade ediyor.
Mustafa Kemal’in kafatası ölçme merakı o kadar güçlüdür ki ziyarete gelen ecnebilerin kafataslarını mıncıklamaktan kendini alamaz. Örneğin Mustafa Kemal sofrasına konuk olan Fransız muhasebeci Herve Alphand’a önce soyadındaki “Alp” kelimesini örnek göstererek “Senin soyadın Türkçe” demiş sonra kuşkularını gidermek için adamın kafatasını elle ölçerek “Sen Türksün” diye yapıştırmıştı.
Mustafa Kemal bu meselelerle amatör bir şekilde ilgilenirken “en iyi adamlarından” eski Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip kafatası ölçümlerinde baya uzmanlaşmıştı. Atatürk’ün garsonu Cemal Granda’ya göre Reşit Galip’in bunun için kullandığı ekipmanları vardı.
Efendim ancak bu kafatası ölçme meselesi Kemalizmle başlayıp biten bir mesele değil. 18. yüzyıldan bu yana birçok bilim insanı bu konuda elde cetvel pergel çalışmış. Siyahları maymuna yakın gösterenler mi dersiniz, kafatası şekillerinden suç eğilimi hesaplamaya çalışan manyakları mı ararsınız hepsi var.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun savunduğu Antropoloji insan evriminin, insan türünün gelişiminin aşamalarını araştırırken bunun için çok çeşitli metotlar kullanır. Kafatası ölçümleri de bunlardan biri olurken, bu veriler günümüzde ırk belirlemeleri için değil, tarihteki beşeri nüfus hareketlerinin hareketlerin tespiti için kullanılan bilimsel veriler. Modern dünya tarihinde kafatası ölçümü yapıp fişleyen çok az devlet var. Günümüzde CHP dışında böyle bir uygulamayı geçmişte ya da bugünde savunabilecek geniş kitlelere hitap eden hiçbir siyasi hareket de yok. Üstüne çıkıp bunlar için açıklama yapan adam da Kürt.
İnsan evladı böyle garip bir şey işte. Sorun kafatasında değil, onun içinde.