Lice, Amed'e 45 dakika uzaklıktaki bir ilçe. Lice, cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze kadar pek çok kez asker saldırısı yaşamış. Bugünlerde Mahsum Korkmaz'ın heykelinin yıkılması ve Mehdin Taşkın isimli gencin yaşamını kaybetmesi ile yeniden gündemde. Heykelin yıkılması sonrasında yaşananlar üzerine, kentte önce sessizlik ardından oluşan yas havası, isyana dönüşmüş. Korkmaz'ın yıkılan heykelinin de bulunduğu şehitliğe Lice merkezden 15 dakikada ulaşmak mümkün. Kürt halkı, bu mezarlığı çeşitli dönemlerde yaşamını kaybetmiş gerillaların dağlardan, taşlardan, ağaç aralarından topladıkları kemiklerini mezarlığa taşıyarak oluşturmuş.

Şehitlikte yaklaşık 200 mezar bulunuyor. Kürt halkı, mezarlığını kendi evinin bir odası gibi süslemiş. Sarı,kırmızı ve yeşil renkli çiçekler, ağaçlara asılan aynı renkteki süslerle şehitlikten anaların "ez kurbana te ey şehit" (ey şehit sana kurban olayım) sözleri yükseliyor. Her mezarın başında da yaşamını kaybeden gerillanın yaşamını kaybettiği bölge ve doğum yeri yazılı. Bazı mezarlarda ise hiçbir bilgi yok. Çünkü, bu mezarlarda bulunan gerillaların kimlik bilgileri dahi tespit edilememiş.

'Hepsi bizim evladımız'

Şehitliği ziyaret edenlerden kimisinin çocuğu, kimisinin eşi bu mezarlıkta yatıyor, ancak hangisine "Sizin burada kiminiz var?" diye sorarsanız sorun, aldığınız tek yanıt var: "Hepsi bizimdir. Hepsi bizim evladımızdır, yakınımızdır." Daha önce pek çok olayda karşımızda dim dik duran anneler, bu kez sessizce ağlıyor ve sevdikleri için gözyaşı döküyor. Bu mezarlık onlar için acılarını paylaşacakları ve gözyaşlarını hiç çekinmeden dökebilecekleri bir mabede dönüşmüş adeta.
Analardan birisi, "Bu heykelin yıkılması ile biz ne kadar güçlü olduğumuzu anladık. Bizim heykelimizin bile boğazına ip sararak rehin almaya çalıştılar. O'nun heykelini, burada bizi silahlarla tarayarak yıkmış olsalar da kalbimizdeki heykeli nasıl yıkacaklar" diyor.

Ziyaretçisi bitmiyor

Anaların yanından ayrılıp gerillaların fotoğraflarından oluşan müzeye giriyoruz. Müzede herkes kendi yakının fotoğrafına dokunuyor, O'nun hikayesini anlatıyor. Yaşamını bir çatışmada kaybeden Abdurrahman Örnek'in babası Kasım Örnek'i dakikalarca çocuğunun fotoğrafına bakarken buluyorum. Gözyaşları içinde, "Bize yaşamak haramdır" diyor. İshak Yıldırım'ın eşi de müzenin ziyaretçilerden. "Kızım 2 yaşındaydı 3 yıllık evliydik" diyen kadın, "Eşimin mezarı henüz bulunamadı. Haber bekliyoruz. Ben buraya sık sık geliyorum. Hepsi bizim yakınımızdır" diyor.
Yakınları bulunmayanların da sıklıkla ziyaret ettiği şehitlik, her gün yüzlerce kişinin uğrak yeri olmaya devam ediyor.

EVRİM KEPENEK-DİHA/HABER MERKEZİ