
Kaplan, AKP Hükümeti'nin ''Özel yetkili mahkemeler sürecek'' kararı aldığını belirterek, ''(Bu dosyalara bakan davalar aynı şekilde sürecek) dediler. Son dakika önergesiyle de AKP'nin ağır yetkili mahkemelerini oluşturdular'' dedi. Kaplan, verilen önergenin Özel Yetkili Mahkemeleri kaldırmadığını ifade ederek, şunları kaydetti: ''Bir taraftan özel yetkili mahkemeler çalışacak, öbür yandan Türkiye'ye yaygınlaştırılmış AKP'nin ağır yetkili mahkemeleri olacak. Bunlar siyasi mahkemelerdir. Bu mahkemelerin hiçbirisi ihtisas mahkemesi değildir. Bu ağır ceza mahkemelerinde gözaltı süresi iki katına çıkarılmış ve savunma hakkı tamamen rafa kaldırılmıştır, dosyaya erişim engellenmiştir. Aslında bu yönleriyle adaleti katletme partisinin mahkemeleri olmuştur.''
Kaplan, "İstiklal Mahkemelerinin özentisi ve özlemi içinde Türkiye'yi güvenlik devletine çevirip kendisine muhalif herkesi devletin güvenliğini kullanarak devlet terörü estirerek herkesi susturmak isteyen bir anlayıştır" dedi. Gazete manşetlerinde ''Özel Yetkili Mahkemeler kaldırıldı'' şeklinde ifadeler olduğunu dile getiren Kaplan, ''Medyayı kendi kendini tekzip etmeye davet ediyorum'' dedi.
Kavga değil linç vardı
Kaplan, AKP'li Meclis Başkanvekili Mehmet Sağlam’ın oturumu yönetemediğini belirterek, CHP’nin kapaklara vurarak sesli protesto yapması sırasında önergenin okutulmasını eleştirdi. Kaplan, muhalefet partilerinin Başkanlık Divanı’nı birleşime ara verilmesi konusunda sürekli uyarmasına rağmen Sağlam’ın önergeyi okutmaya devam ettiğini belirterek, “Başkanvekilinin müdahale etmesini istedik. İçtüzüğü işletmesini istedik; böylesi durumlarda ara verilir. Grup Başkanvekilleri çağrılır ve olay önlenir. Bizim uyarılarımıza rağmen, başkanın yanına gitmemize rağmen, Başkan yanlış tutumunda devam etmiştir. ‘Bu önergeyi okutmayı durdurun, zaten duyulmuyor, ortalık karışık’ dememize rağmen ısrar etmiştir” dedi.
Bunun üzerine ‘Sayın Başkan bunu durdurmak zorundasınız’ diyerek önergenin bir sayfasını aldığını ve ‘bu koşullarda bunu okuyamazsınız, fiili bir durum vardır’ dediğini anlatan Kaplan, kavgaya ilişkin fotoğrafları gösterdi. Kaplan, “326 milletvekili var iktidarın, o an bizden 8 kişi var. Kaba gücüne dayanarak Meclis’te eşkıya gibi linç hareketi başlatmışlardır. Belli ki önceden seçilmiş, tetikçi olarak, saldırgan olarak seçilmiş, talimatla hareket eden kesimler” dedi.
AKP’nin sürekli saldırı halinde olduğunu belirten Kaplan, “Burada hem linç var, hem toplu saldırı var hem İçtüzüğün ağır ihlali var. AKP başkanvekili ne içtüzüğü çalıştırıyor, ne fiili saldırı uygulayanlar içtüzüğü uyguluyor, ne disiplin cezası veriyor ve hiçbir şey olmamış gibi, aşırı saldırgan tutumu onaylar gibi davranıyor. İşte bu Meclis’te milletin iradesine saldırıyı kendine tek çıkar yolu gören iktidarın demokrasi anlayışı budur” dedi.
Meclis’e 3 milyon seçmenin iradesiyle girdiklerini hatırlatan Kaplan, “O salonda 326 çoğunluğuna güvenenler, bir gün sokakta feleklerini şaşırırlar, halkın karşısında. Buradan AKP iktidarının kaba davranışını, şiddetini hem kınıyor hem uyarıyorum; bunun sonu nereye gider düşünsünler. Çok tehlikeli bir yaklaşım içindeler. Tek tek de tespit ettik saldırıyı yapanları. Bu saldırıya kim onay verirse bizim gözümüzde aynı zihniyettedir, kim olursa olsun. Bizim 23 saat süren bir kanun görüşmesinin öncesini aldığınız zaman 10 gündür sürekli sabahlara kadar Meclis’i insanlık dışı bir ortamda, kendi milletvekillerine dahi işkence ederek Meclis çalıştırılıyor. Halkın iradesini ve sesini hiçbir saldırı, hiçbir linç, hiçbir kaba kuvvet kesemeyecektir. Meclisin tek demokratik, radikal, gerçek, ana muhalefeti olarak kendimizi görüyoruz ve bu çalışmalarımız da devam edecek” diye konuştu.
Kaplan, tartışma sırasında yaralanarak polikliniğe götürüldüğüne ilişkin haberlerin gerçek dışı olduğunu da söyledi.