Elif SONZAMANCI esonzamanci@gmail.com Geçtiğimiz günlerde Almanya’da çok konuşulan bir çocuk istismar davası sonuçlandı. Almanya’nın Staufen kasabasında Berrin T. adlı kadın, erkek arkadaşı Cristian L. ile birlikte 10 yaşındaki oğlunu yıllarca internette pazarladı. Daha korkuncu, çocuk evde de istismara uğradı. Mahkeme başkanının açıklamalarına göre Berrin T. kendi çocuğunu istismar etti. Ayrıntılar ise dehşet verici. Yetkili makamlar, Cristian L.’nin daha önceden çocuk istismarı suçundan yargılandığı halde, bir çocukla aynı evde yaşamasına nasıl izin verildiği ve yeterli önlem almamakla eleştiriliyor. Zira söz konusu suç savcılığın pedofillerle ilgili yürüttüğü gizli bir araştırma sonucu ortaya çıkıyor. Mahkeme Berrin T.’yi bakıcılığını yaptığı kız çocuğunu istismar etmekten de ayrıca suçlu buldu. Anne Berrin T. 12 yıl 6 ay, erkek arkadaşı Christian L. ise 12 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Ne kadar korkunç değil mi? Şu cümleleri okurken insanın midesinde büyük hareketlenmeler oluyor. Üstelik bu çirkin tanımlanamaz fiiller öz çocuğuna karşı işleniyor. Çocuk istismarı dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi, Almanya’da da önemli bir sorun. Geçtiğimiz yıl yayınlanan bir rapor vesilesi ile Regensburger kentinde bir Katolik kilisenin okul korusuna katılan çocukların fiziksel ve cinsel istismara maruz kaldıkları ortaya çıkmıştı. Raporda, erkek çocuk korosunun 547 üyesinin 60 yılı aşkın bir süredir fiziki ve cinsel tacize uğradığı belirtildi. Yine Berlin’de küçük yaşta 70 çocuğun Kuran kursuna gittiği bir camide, altı yaşındaki bir çocuğun, Kuran kursu hocası tarafından cami tuvaletinde cinsel istismara uğradığı basına yansıdı. Bunlar basına yansıyan olaylardan sadece iki örnek. Federal Emniyet Teşkilatı’nın verilere göre 2017 yılında 143 çocuk öldürüldü. 4 bin 247 çocuk ise ağır bir şekilde istismara maruz kaldı. Bu çocukların bin 830’u ise 6 yaşından küçük. 2016 yılındaki verilere göre de 4 bin 237 çocuk ağır derecede istismara maruz kaldı, 133 çocuk öldürüldü. Yine resmi verilere göre 2017 yılında çocuklara karşı 13 bin 539 tecavüz ve cinsel şiddet vakası kayıt altına alınırken, çocuk pornografisi bulundurma ve yayma vakalarının sayısı ise 16 bin 317 olarak belirtildi. Tabii bu rakamlar tespit edilebilen rakamlar. Zira çocuk istismarlarının büyük bir kısmı kayda geçmiyor, çünkü saklanıyor. *** Bunun yanında internet üzerinden, çocuk istismarları vakaları da korkunç boyutta, hem de dünya çapında. Yapılan hiçbir araştırma aslında net rakamlar içermiyor. Açıklanan verilere göre çocuklara yönelik en çok cinsel içerik yayan internet sitesi Hollanda kaynaklı. İngiltere merkezli İnternet İzleme Vakfı’nın 2016 verilerine göre Hollanda’da 20 bin 972 site bulunuyor. ABD’de 12 bin 492, Kanada’da ise 8 bin 803 site mevcut. Fransa’da 6 bin 099, Rusya’da ise 4 bin 176 site var. *** Almanya’da 2016 yılında çocuk istismarlarını araştırmakla görevli özel bir komisyon kuruldu. O dönemde komisyonda yer alan uzmanlardan Johannes-Wilhelm Rörig, Almanya’da cinsel şiddete maruz kalan tahminen bir milyon çocuk bulunduğunu söylemişti. Rörig, Staufe’de yaşanan istismar vakası için ise aile mahkemelerinin de eksikleri bulunduğunun açığa çıktığını, gençlik dairelerinin ve aile mahkemelerinin daha kapsamlı olanaklara kavuşturulması gerektiğini söyledi. Çocuk istismarları devletlerin arka plana atacağı, ödeneklerden kısacağı bir mesele değil. Çocukları her türlü zarardan korumak başta devletin, ailelerin, toplumun görevi. Mahkemenin karar verdiği Staufen kasabasında meydana gelen çocuk istismarı olayı da, ayrıntılarına baktığımızda bu yapıların ne kadar sorumlu olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Uzmanların da belirttiği gibi daha güçlü bir yapılanmaya, daha bilinçlendirilmiş bir topluma ihtiyaç var.