Karanlık kader değildir!
Forum Haberleri —

Rojava
- Rojava, dünyanın vicdanına tutulan berrak bir aynadır. Olan biteni göstermekle yetinmez, insanlığa ne olabileceğini de hatırlatır. “Karanlık kader değildir” diye haykırır.
GÜRSEL KARAASLAN
Rojava, karanlığın en yoğun olduğu yerde yakılan bir ışıktır. İradenin, dayanışmanın ve onurun adıdır. Yıkımın sıradanlaştığı bir çağda, insan kalmanın hâlâ mümkün olduğunu fısıldayan bir direniş nefesidir. Her sabahı belirsizlikle açılan bu topraklarda, umut yine de ayakta durur. Rojava’da umut bir duygunun ötesinde kolektif eylemdir.
Burada yaşam, korkuya teslim olmadan kurulur. Kadınların özgür adımları, çocukların yarına uzanan bakışları, farklı kimliklerin yan yana durma cesareti; hepsi bir araya gelerek sarsıcı bir hakikat yaratır. Adalet, silinmez bir iz bırakır. Rojava’nın sesi, bombaların gürültüsünü aşan bir kararlılıkla dünyaya yayılır; “birlikteyiz ve buradayız” der.
Zorluklar ağırdır, bedeller büyüktür ama her bedelin ardında çoğalan bir dayanışma vardır. Komşunun komşuya omuz verdiği, ekmeğin bölüşüldüğü, yaraların birlikte sarıldığı bir hayat… Rojava, insanlığın unuttuğu kelimeleri yeniden hatırlar; eşitlik, emek ve özgürlük. Bu kelimeler, yalnızca duvarlara yazılmaz; yaşamın içine kazınır.
Bugün Rojava, dünyanın vicdanına tutulan berrak bir aynadır. Sadece olan biteni göstermez; insanlığa ne olabileceğini de hatırlatır. “Karanlık kader değildir” diye haykırır ve “kader, direnenlerin ellerinde yeniden yazılır.”
Her baskıya rağmen ayakta kalan bu irade, umudun soyut bir hayal değil, örgütlü bir güç olduğunu kanıtlar. Rojava, yan yana durmanın tarih yazdığını gösterir.
Bu topraklarda filizlenen umut, sınırları aşar, dilleri ve korkuları parçalar. Umut, burada yalnızca hissedilmez; paylaşılır, savunulur ve emekle büyütülür. Her kaybın ardından daha sıkı kenetlenmenin, her saldırıya karşı daha güçlü bir dayanışmanın adı olur. Rojava’nın direnişi, sadece kendisi için değil, onurlu bir yaşamı mümkün kılmak isteyen herkes içindir.
Rojava’nın hikâyesi, vazgeçmeyenlerin, diz çökmeyenlerin, insan kalmakta ısrar edenlerin hikâyesidir. Bu hikâye, zulmün sonsuz olmadığını, adaletin gecikebileceğini ama mutlaka yolunu bulacağını söyler. Tam da bu yüzden Rojava, yarının daha eşit, daha özgür ve daha insanca olabileceğine dair en güçlü cümledir. Bu cümle yazılmaya devam ediyor, çünkü umut hâlâ yaşıyor ve Rojava hâlâ ayakta.







