
Zulmü siyah renk ile anlatıyor
Hashemi’nin çalışmalarına Kürtlerin İran rejiminden gördüğü baskı yansıyor. Zira kendisi de bundan çokça pay almış biri. Hashemi, yaşadıklarının sanatına yansımasını şöyle anlatıyor: “Humeyni iktidarı ele geçirdikten sonra ilk önce Kürtleri hedef aldı. Bir fetva verdi ve Kürtleri ‘şeytan’ ilan etti. Ondan sonra Kürt katliamı başladı. Ben o dönem çocuktum. Bazı şeylere tanık oluyordum. Demek zihnime kazınmış ki karikatür çizmeye başlayınca anılarım beni yönlendirmeye başladı. Yaşadıklarımı karikatürize etmeye başladım. Mesela sarı, kırmızı, yeşil, siyah renklerin karışımı olan çalışmam, Kürdistan bayrağını temsil ediyor. Normalde beyaz ton ortada olur; ama ben burada beyaz tonları resmin alt tarafını boyadım. Onun yerine siyah tonları ortalara ve resmin geneline dağıttım. Bu siyah ton Kürtlerin üzerindeki zulmü temsil ediyor, karanlık geçmiş günleri anlatıyor. Yine, karanlık bir odada oturan yüzü kapalı ve bir gölgenin önünde duvara doğru sığınmış bir kadın resmi var. Orada kadın üzerinden erkeğin gölgesini, başkasını göstermeye çalıştım. Zindanlardan ve idam edilen Kürt çocukları için çizdiğim resimler var. Birisinde zindan bir gül çizmişim. O gül çocuk mahkumu temsil ediyor. Yine Avrupalı devletlerin aslında gerçekte İran’la ortak hareket ettiğini anlatan bir çalışma.”
Yuvasızları çizmenin hüznü
Doğu Kürdistanlı karikatürist-ressam şu ana kadar 120 eser çizmiş. Çizdiği karikatürlerin bazıları animasyona çevriliyor. Aynı zamanda Irkçılıkla Mücadele Merkezi’nde geçtiğimiz haftalarda çalışmaları sergilenmiş.
Oslo merkezli Irkçılıkla Mücadele Merkezi, Martin Hashemi’ye ücretsiz olarak bir çalışma odası tahsis etmiş. Günlük ihtiyaçlarını da bu merkezde karşılayabiliyor. Çizdiği çalışmaları satarak da gelir etme imkanı buluyor.
Son olarak çalışmalarında hep hüzün ve duygusallığın ağır basmasının nedenini sorduğumuzda, “60 milyonluk bir halkız, bir yuvamız yok. Nasıl hüzünlü çizmem” şeklinde cevap veriyor.
BARAN ADIYAMAN/OSLO