Viranşehir Asliye Ceza Mahkemesi’ne ”Görevli memura hakaret” iddiasıyla açılan davaya SEGBİS ile katılan HDP önceki dönem Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, ”Bu ve diğer dosyalar siyasidir. AİHM kararı bunu ispatlamıştır” dedi. Demirtaş hakkında ”Görevli memura hakaret” iddiası ile Urfa’nın Viranşehir İlçesi Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 7. duruşması görüldü. Demirtaş, tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi’nden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Kimlik tespiti ile başlayan duruşmada Demirtaş’ın ifadesine geçildi. Usul hatalarına değinerek başlayan Demirtaş, SEGBİS’in AİHS ve Anayasa’ya aykırı olduğunu, yüz yüzelik ilkesi gereği Viranşehir’e getirilerek orada savunma yapmak istediğini belirtti. ”Burada bulunmayı ben istemedim” diyen Demirtaş, şöyle devam etti: ”Siyasi kararla tutuklanıp ailemden, binlerce kilometre uzakta olan bir cezaevine getirildim. Bu yüzden anayasaya uygun olarak oraya gelip savunmamı yapmak istiyorum. Bu benim anayasal hakkım. Hakkımda acılan yüzlerce dava var ve bu davalar siyasi davalardır. Bu ve diğer dosyalar siyasidir. AİHM kararı bunu ispatlamıştır.” İlk celsede duruşmaya getirilmesi durumunda, davanın çoktan bitmiş olacağını ekleyen Demirtaş, ”Bu yüzden davayı ben ve avukatlarım uzatmıyor. Uluslararası sözleşmeleri ve anayasayı dikkate almayan mahkemeler uzatıyor. Ben Türkiye’nin 3’üncü büyük partisinin eşbaşkanıydım, hukuka aykırı bir şekilde tutuklandım. Siyasi nedenlerle tutuklu olmam hükümet kararıdır. Ben hükümete muhalif bir siyasetçiyim. AİHM buradaki tutukluğumun siyasi olduğunu kesinleştirdi” dedi. Demirtaş çekildi Mahkeme heyeti, Demirtaş’ın talebini reddetti. Bunun üzerine Demirtaş herkesi selamlayarak, dosya hakkında SEGBİS ile savunma yapmayacağını belirtip ayrıldı. Söz alan savunma avukatları da Demirtaş’ın talebinin anayasal hak olduğunu, mahkeme heyetinin talepleri değerlendirmeden reddettiğini, bu yüzden Demirtaş getirildikten sonra savunma yapacaklarını belirtti. Mahkeme, hakaret suçunun işlendiği denilen olaya ait görüntülerin Emniyet’ten istenmesine karar verirken, duruşmayı 14 Şubat 2019’a erteledi. URFA
 

‘İşi bitiririz’in bitirimi Saray’daymış!

  AKP Genel Başkanı Recep T. Erdoğan’ın, AİHM’in HDP eski Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılma kararını verdiği Salı günü, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman ile görüştüğü ortaya çıktı. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması kararını verdiği Salı günü, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman ile görüştüğü ortaya çıktı. Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre, görüşme talebinin Erdoğan tarafından yapıldı. Görüşmenin içeriği hakkında ise açıklama yapılmadı. Karşı hamle yaparız, demişti Başsavcı Yüksel’in sorumlu olduğu Ankara Adliyesi’nde Demirtaş’ın tutuklu olduğu dava görülüyor. AİHM’nin Selahattin Demirtaş ile ilgili kararının sorulması üzerine Erdoğan, şu ifadeleri kullanmıştı: ”AİHM’in verdiği kararlar bizi bağlamaz. AİHM’in bugüne kadar biliyorsunuz terör örgütüyle ilgili verdiği birçok karar var. Hepsi de aleyhedir. Onun karşılığında bizim de yapabileceğimiz birçok şeyler vardır. Biz karşı hamlemizi yaparız, işi bitiririz.”
 

AKPM: Demirtaş hemen bırakılmalı

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı Liliane Maury Pasquier, AİHM’in Demirtaş kararıyla ilgili “bizi bağlamaz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, ”Kararın hızla uygulanmasını umuyoruz” mesajı verdi. AİHM’in Demirtaş’ın tahliye edilmesi yönündeki karar için Erdoğan’ın sarf ettiği ”bizi bağlamaz” sözlerine Avrupa Konseyi’nden yanıt geldi. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı Liliane Maury Pasquier, AİHM kararının hızlı bir şekilde uygulanmasını ve Demirtaş’ın serbest bırakılmasını ümit ettiğini belirtti. Strasbourg’da yazılı bir açıklama yayımlayan Maury Pasquier, kararın uygulanmasının ”Türkiye’de demokratik kurumların işleyişi ve demokratik bir toplumda parlamenterler ve siyasiler için öngörülmüş yüksek dereceli korumanın yeniden ifadesi bakımından can alıcı öneme sahip olduğunu” dile getirdi. Açıklamada, şunlara yer verildi: ”Genel olarak, parlamenterlerin demokratik görevlerini etkin biçimde yerine getirebilmek için belirli güvencelere ve temel hak ve özgürlüklerinin yüksek düzeyde korunmasına ihtiyaçları vardır. AİHM içtihadı ve Venedik Komisyonu’nun tavsiyeleri bu alanda saygı gösterilmesi gereken standartları ortaya koymuştur. Tutukluluk gibi parlamenterlerin hak ve özgürlüklerine getirilecek meşru olmayan kısıtlamalar parlamenterleri sadece birey olarak etkilemez, aynı zamanda parlamentoların işleyişi ve bir bütün olarak demokrasinin işleyişi açısından tehdit oluşturur.” Maury Pasquier, bu standartlara ulusal yargı içinde ve Avrupa bütününde saygı duyulduğunu takip etmenin AKPM üyeleri olarak ”ödevleri” olduğunu da anımsattı. Türkiye, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularında Avrupa Konseyi üyeliğinden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmediği gerekçesiyle Nisan 2017’de AKPM’nin ”denetim sürecine” alınmıştı. DW Türkçe’ye göre AKPM kaynakları, bu denetim süreci kapsamında Demirtaş kararı da dahil olmak üzere AİHM tarafından hükmedilen kararlara saygı ve bu kararların infazının takip edildiğinin altını çiziyor. Türkiye AKPM’de 18 parlamenterle temsil ediliyor. Strasbourg