
Med Nuçe'den Doğan Çetin'in Medya Savunma Alanları'nda hazırladığı Söz Ötesi programına konuk olan PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, süreçle ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Uzul ve kapsamlı söyleşi önceki akşam Med Nuçe'de; yazılı dökümü de dün ANF'de yayınlandı. Karayılan'ın, özellikle gerillanın bahar aylarıyla birlikte yoğun bir eylem dönemine gireceği yönündeki beklentilerle ilgili sözlerini, okuyucularımızla paylaşıyoruz.
Türk sömürgeciliğinin Kürdistan’da AKP ile hayata geçirdiğinin kesinlikle yeni bir soykırım olduğunu belirten Karayılan, "Zorla Türkleştirmek istiyorsun. Biz Türk değiliz. Biz 10 bin yıldır bu topraklarda yaşayan en kadim halkıyız. Siz bin yıl önce geldiniz, bizim yardımımızla buraya yerleştiniz ve sonra bizi köleleştirmek, yok etmek istiyorsunuz, bunu kabul etmeyiz. Mehmet Tunç gibi kendi önderlerini ortaya çıkarmış olan bir halk diz çöker mi?" dedi.
Kürtler daha fazla kenetlenmeli
Karayılan, "Her şeyden önce toplumumuz şunu bilmeli" diyerek devam etti: "Birinin evi yıkılmışsa sadece onun evi yıkılmamıştır tüm Kürtlerin evi yıkılmıştır. Kürdistan halkı büyük bir dayanışmayı gerçekleştirmelidir. Bu ev yıkılmışsa bu dava için yıkılmış ve dava hepimizindir. Bizim o evin insanlarına sahip çıkmamız gerekiyor. Yapılma koşulları doğarsa ortaklaşa yapmalıyız. Kürt toplumu bugün yekvücut halinde hareket etmeli; paylaşımcı olmalı. Hiç kimse bireysel yaklaşmamalı. Her şeyi paylaşmalıyız. Dayanışma içinde olacağız, sırt sırta vereceğiz, örgütleneceğiz, direneceğiz ve kazanacağız. Şehitlerimize borcumuz, onların düştüğü yolda mücadeleyi yükseltme, amaçlarını gerçekleştirmedir. Bu hepimizin ortak sorumluluğu ve görevidir. Hiç kimse kendini ayrı tutmamalıdır. Biz bir bütünüz, bir organizmayız. Doğru yükümüz var ama Hareket ve halk olarak bu yükü kaldırabilecek durumdayız."
Gerilla yapılması gerekeni yapacak
YPS öncülüğündeki öz savunma gücünün ayakta kalmayı başardığını, şimdi baharla birlikte gerillanın da devreye gireceğini kaydeden Karayılan, şunları söyledi: "Şimdi ben burada gerilla şöyle yapacak, böyle yapacak vs. gibi durumları demeyeceğim. Ama şu bilinmeli, bu yıl bizim için yeni bir yıldır. Bu, mücadele tarihimizin en önemli tarihsel sürecidir. Hem bölgesel çaptaki gelişmeler hem Kürdistan’daki gelişmeler ve özelliklede bu öz savunma direnişlerinin şehirlerde bu biçimde adeta tarih yaratırcasına gelişim göstermesi aslında yeni sürecin, önümüzdeki sürecinde nasıl gelişeceğini bize göstermektedir. Fakat gerillanın devreye girmesiyle beraber, sanki farklı kesimlerin rolü bitecek anlayışı doğru değildir. Farklı yurtsever gruplardır, çalışmalardır, toplumsal alan hareketliğidir bunlar devam edecektir. Yani bizim çerçevemiz devrimci halk savaşıdır. Devrimci halk savaşında sadece gerilla değil, herkes bulunur. Yeni dönemde biz artık sonuç almaya doğru yöneleceğiz. Herkes kendi rolünü ve görevinin gereklerini yerine getirirse bu sonuca gider, başarıya gider. Yani söyle bir beklenti yanlıştır: İşte budur bir ay kaldı gerilla devreye girecek, biz rahatlayacağız, gerilla vuracak biz de bakarız, seyrederiz. Yok, herkes dahil olacak. Toplumsal alanın bütün bileşenleri kendi görevlerini daha üst düzeyde yerine getirmeli, elbette gerilla da yapılması gerekeni yapacaktır. Gerillanın bu konudaki gücü, performansı vardır, yani her şeyi yapmaya yeterdir. Gerilla tabi bu kadar şey altında kalmaz elbet.
Şimdi böyle önemli bir süreç var önümüzde. Ama her toplumsal kesim kendi görevlerini yapmalı. Öyle gerilladan çok aşırı beklentiye girmek de yanlıştır. Herkes öncelikle bu yeni sürecin tarihsel, stratejik olduğunu bilmeli ve ona göre katılım göstermelidir. Öncelikle Kürdistan gençliği kadını ve erkeğiyle bu yeni dönemde katılımı esas almalıdır. Gerillaya katılımı esas almalıdır, YPS'ye katılımı esas almalıdır."
Onlar yas tutmamızı istemediler
Newroz'un toplumsal olarak kutlanması, karşılanması gereken bir gün olduğunu, geçen yıllardan daha büyük katılım ve coşkuyla karşılanması gerektiğini ifade eden Murat Karayılan, "Ha bizim şehitlerimiz var. İşte Cizre’de 250’yi aşkın şehitlerimiz vardır. Bizi çok üzen, gerçekten zorumuza giden, silahsız insanlarımızın kuşuna dizilmesi, yakılması çok çok zorumuza gitmiştir. Bu şehitler bizim için ağırdır. Şimdi Sur’da gündemdedir. Böyle de olsa biz yine Newroz’u; marşlarla, türkülerle, halaylarla karşılamalıyız. Çünkü o şehitlerin bizden isteği buydu. Direnişi yükseltmek, mücadeleyi yükseltmek. Yas tutmak değil. 'Bizimle gurur duymalısınız' diyor, Mehmet Tunç. Şimdi biz onların ardıları olarak Newroz ateşini daha da gürleştirmeliyiz’’ şeklinde konuştu.
HABER MERKEZİ