10 Ekim tarihinde Ankara’da her meslekten, inançtan, toplumsal katmandan yurttaşların katledildiği katliamda, yakınlarını yitirenler yaşadıkları travmayı atlatmaya çalışıyor. İzettin Çevik de, katliamda yitirdiği kızı Başak Sidar Çevik ve kardeşi Nilgün Çevik’i unutamıyor. Kardeşi Nilgün’ü anlatan ağabey Çevik, Nilgün’ün 1972 yılında Urfa’nın Hilvan ilçesinde gözlerini dünyaya açtığını ve 9 kardeş arasındaki tek kız çocuğu olduğunu söyledi. Nilgün ile hiç ayrılmadıklarını, yapışık ikizler gibi olduklarını dile getiren Çevik, “Nilgün hep sırtımdaydı. Ben oyun oynarken bile Nilgün’ü sırtımdan indirmiyordum” dedi.


Kanseri yendi, patlamada öldü

80’li yıllardan sonra annesinin rahatsızlığı nedeniyle evin bütün yükünü Nilgün’ün üstendiğini söyleyen Çevik, “Nilgün bu nedenden kaynaklı liseyi zor bitirdi. Devlet memuru olan babam işten atılınca bizim için sıkıntılı bir dönem başladı. Bizler o zamanlar İskenderun’daydık ve çalışmaya başladık. Nilgün her anlamda bize yardımcı oldu. Evin bütün işlerini yapıyordu. Kardeşlerine anneydi. Satmamız için domates, biber, patlıcan gibi sebzeleri dizip evin ekonomisine katkı sunuyordu” dedi.

Daha sonra Ankara’ya gittiklerini ve burada kardeşi Nilgün ile kargo şirketinde bir süre çalıştıklarının ifade eden Çevik, “Sonra kendimize ait iş yerinde kapı, pencere yapmaya başladık. Nilgün 96’dan 2000 yılına kadar gündüz büroda, akşamda evde çalışıyordu. Bu nedenle kadının sıkıntılı yaşam mücadelesi Nilgün’de iki kat daha fazlaydı” dedi. Çevik, Nülgün’ün o yılarda amcasının oğlu ile evlendiğini ve 3 çocuğunun olduğunu belirtti. Nilgün’ün 2007 yılında göğüs kanserine yakalandığını aktaran Çevik, Nilgün’ün yavaş yavaş kanseri yendiğini ve iyileştiğini sözlerine ekledi. 


‘Sidar’ı evlendirdik’

Kardeşini anlatırken sözleri boğazında düğümlenen Çevik, kızı Başak Sidar’ı da şu sözlerle anlattı: “1993’te İskenderun’da doğdu. O Nilgün gibi Kürt kızı değildi. Annesi Türk babası Kürtü. Giderek Türkiye’deki haksızlıkları, Kürtlere yapılanları görüyordu. Kürt Türk kardeşliğinin bir ürünüydü. Bunu toplumda nasıl yapacağını düşünüyordu. Sidar Başak Türk Kürt kardeşliği için bir köprüydü. Yeni bir nesil olacaktı. Aradaki savaşı bu aradaki haksızlığı giderecekti ama yaşatmadılar” diye konuştu.

Başak’ın Ankara’da Çankaya ilköğretim okulundan sonra Batıkent lisesini bitirdiğini dile getiren Çevik, “Atılm Üniversitesi inşaat mühendisliği son sınıf öğrencisiydi. Her ne kadar siyasetle yeni tanışmış olsa da annesi gibi siyasete girmek istiyordu. Halk gelinlikle uğurlamak istedi onu. Benimde istediğim bir şeydi. Kızımızı o şekilde evlendirmiş olduk” dedi. 

 DİHA/ANKARA