Amed'de 78’liler Derneği tarafından düzenlenen ve çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütünün desteklediği, "Diyarbakır 5 No'lu Askeri Cezaevi İnsan Hakları Müzesi Olsun" mitingi, İstasyon Meydanı’nda yapıldı. Pazar günü yapılan mitinge binlerce kişi katılırken, katılımcılar arasında 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi’nde hayatını yitirenlerden bazılarının aileleri de yer aldı. Bunlar arasında Mazlum Doğan, Hayri Durmuş, Kemal Pir, Cemal Arat, Ferhat Kurtay'ın aileleri de bulundu. Necmettin Büyükkaya'nın eşi Cemile Büyükkaya, Cemal Arat'ın annesi Sakine Arat ve Mazlum Doğan'ın kardeşi Arife Doğan da mitingte birer konuşma yaptı.

Cezaevi müze yapılmalı
Mitinge Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Ahmet Türk, BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak, milletvekilleri Ayla Akat Ata, Nursel Aydoğan ve Altan Tan da katıldı. Alanda kurulan iki stantta ise Diyarbakır Cezaevi'nin, İnsan Hakları Müzesi'ne dönüştürülmesi talebiyle imza toplandı.
Mitingi organize eden 78'liler Girişimi'nin Sözcüsü Celalettin Can, "Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi'nde vahşeti yaşayanlardan ve Kürt halkından özür dilenmelidir. Cezaevi İnsan Hakları Müzesi'ne dönüştürülmelidir. Diyarbakır Cezaevi'nde vahşeti uygulayanlar yargılanmalıdır" dedi.

Zulmün kalesiydi
Ardından konuşan DTK Genel Başkanı Ahmet Türk, Diyarbakır Cezaevi’ni anlatmak için kelimelerin yetmeyeceğini belirterek, "Keşke o kanlı duvarların dili olsaydı da konuşsaydı. İşkenceye, zulme karşı direnenler vardı. Çocuklarımız o zulmü unutmasın diyoruz. Dünya ve bütün Ortadoğu halkları da Diyarbakır zindanında yaşananları bilmelidir. Hatta en önemlisi Türk halkı bizim yaşadıklarımızı kavrayabilsin, görebilsin. Belki o zaman insanlık duyguları öne çıkacak. Zulme ve işkenceye karşı ortak bir mücadele gelişecektir. Bunun için bizim müze talebimiz çok önemlidir" diye konuştu.

Erdoğan'a yanıt
AKP Kongresi'ni de değerlendiren Türk, Erdoğan'ın "Ayrımcılığa karşıyız asla kabul etmeyiz" dediğini hatırlatarak, "Peki bir halkın dilini, bir halkın kimliğini, bir halkın siyasi statü talebini reddedersen ayrımcılık değil midir?" diye sordu. Erdoğan'ın "Ben bunlarla diyalog kurmam" deyip sık sık Selahaddin-i Eyyubi'ye atıf yapmasına işaret eden Ahmet Türk, "Peki biz kimiz? Biz Selahaddin-i Eyyubi’nin torunlarıyız. Eğer İslam alemini ve Ortadoğu halklarını esaretten kurtaran Selahaddin-i Eyyubi, bugün kendi halkının dilinin, kimliğinin inkar edildiğini görseydi kıyametleri koparırdı. Erdoğan’ın bu söylediklerinden dolayı Selahaddin-i Eyyubi’nin kemikleri sızlıyordur" dedi.

'Biz artık oyuna gelmeyiz'
Başbakan Erdoğan'ın İmralı ile yapılan görüşmelerin devam edebileceği ile ilgili sözlerini hatırlatan Türk, şöyle konuştu: "Ama halkın iradesiyle seçilmiş gruba karşı tampon koyuyor. Aslında ’Samimi değilim, zaman kazanmaya çalışıyorum’ diyor. Biz artık oyuna gelmeyiz. Kürtler eşitliğe, adalete, hakka, hukuka sahip olmadan Ortadoğu’ya istikrar gelmez. Kürt halkı hem istikrarın, hem istikrarsızlığın nedenidir."
Adalet ve eşitlik için mücadele ettiklerinin altını çizen Türk, "Bizim istediğimiz kardeşlik safsatası değil. Kimseden birşey istemiyoruz. Biz hakkımızı, özgürlüğümüzü istiyoruz. Bunu görmez, anlamazsanız bu ülkeye barış getiremezsiniz. Bu ülkeyi kana boğarsınız. Asla köleliği kabul etmeyiz" diye konuştu.

AMED