- Devlet, tüm Kürt kentlerinde AKP-MHP lehine sahada çalışıyor ama Kars ve Iğdır'da ırkçı militarizmle desteklenen açık Kürt düşmanlığında buluşuluyor.
- Iğdır’da MHP, AKP adayını destekliyor. Kars’ta ise AKP, MHP’yi destekliyor. Diğer ırkçı, faşist ve kontralar da buna göre diziliyor.
- DEM Parti, demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigması ve demokratik yerel yönetim anlayışıyla tümüne karşı yarışıyor.
- Devlet partileri birleşti, kurumları seferber oldu, ordu da hem 'seçmen' sevk etti hem de askeri gösteriye hazırlanıyor.
MIHEME PORGEBOL / KARS
Kurdistan’ın hemen her yerine asker ve polis ikametleri aldırarak oy kaydıran AKP, bir yandan da halkı tehdit etmeye devam ediyor. Kars’ta askeri tatbikatla gözdağı verilmek isteniyor. DEM Parti Kars Belediyesi Eşbaşkan Adayı Kenan Karahancı, “Bu tatbikatla ‘biz hazırız’ demeye çalışıyorlar ama özünde gözdağıdır” dedi.
DEM Parti Kars Belediyesi Eşbaşkan adayları Arzu Savaş Derman ve Kenan Karahancı’yla devletin Kars politikaları üzerine konuştuk.
Seçim çalışmalarınızdan başlayalım, Kars’ta durum ne, çalışmalarınız nasıl gidiyor?
Arzu Savaş Derman: Biz yaklaşık iki buçuk aydır sahadayız. Halk bizi büyük bir sevgiyle kucaklıyor. Bizi beklediklerini söylüyorlar. Bize “Siz gelseniz hırsızlığı bitireceksiniz, ranta müsaade etmeyeceksiniz, herkesin diline, kültürüne, kimliğine saygı duyacaksınız. Sizinle çok şey kazanacağız” diyorlar. Kars’ın yüzde 70'i bize oy vermeye hazır. Halk, belediyeciliğimizi, halkçı tutumumuzu ve anlayışımızı bildiği için çok ciddi güven duyuyor. Sadece Kürt halkı için söylemiyorum, Azerisi, Terekemesi, Türk'ü de aynı gözle bakıyor bize.
Kars’ta şu an belediye kayyum eliyle yönetiliyor..
Evet ve belediyecilik yapmamış, insanlara hiç dokunmamış. Kendi çevrelerinden rantçı, hırsız kim varsa onları beslemiş. Geri kalanları da da ötekileştirmiş. Kendi tabanları bile “Biz o hırsızlara bir daha oy vermeyeceğiz. Bizi bu hale getiren onlardır” diyebiliyor. Sahada Kars’ı nasıl bir enkaza çevirdiklerini daha net görebiliyoruz. Halka bire bir dokunduğunuz zaman temel sorunların aslında ne kadar derine işlediğini ortaya koyuyorlar.
Nasıl sorunlar?
İnsanların temel ihtiyaçlarından başlıyor sorunlar; yol, su, temizlik vb. Çok basit gibi görünen bir belediyecilik sorunu, insanların zihninin derinliklerine kadar işliyor. Bunun yanında derinleşmiş ekonomik kriz, yaygınlaşmış yoksulluk, temiz suya erişim… Suyumuz çocuklarımızı hasta ediyor. Doktorlar “bu suyla çocuklarınıza banyo bile yaptırmayın” diyor. E bu halkın hazır su almaya gücü yetmezken kalkıp bir de banyo için ayrı su mu alacak? İşte biz bu sorunların sadece belediyecilikle ilgili olmadığını ve temelinde bir ideoloji yattığını anlatıyoruz halkımıza.
Nasıl kuruyorsunuz bu ilişkiyi?
Kars, demografisi ve stratejik konumu nedeniyle devletin bilinçli olarak hedef aldığı bir kent. Köklü tarihi ve çok kültürlü yapısı bozulmak isteniyor. Bunun için geri bırakılıyor. Özelde Kürtleri mahkum etmeye çalışırken diğer halkları da onlarla beraber mahkum eden, insani değerlerden uzak bir çerçevede yönetilmeye çalışılıyor.
Kars’ın ideolojik gerekçelerle gözden çıkarılması konusunda siz ne düşünüyorsunuz?
Kenan Karahancı: Kars’ın Kurdistan’ın diğer şehirlerine göre çok özel bir yeri var. Gürcistan, Ermenistan ve İran’la geçmişten bu yana ciddi bir yakınlığı var. Aynı zamanda coğrafi olarak Batı Kafkasya’nın bittiği yer olarak da biliniyor. Bu geçişsel etmenler, Kars’ta çok kültürlü, çok uluslu, çok dilli ve çok inançlı bir yapı sağlamış. Ancak tekçi ulus devlet anlayışı, tarih boyunca burada yaşam sürmüş birçok halkın burayı terk etmesine sebep oldu. Bugün Kars’ta inançsal boyutuyla Sünni Müslümanlar, Şialar ve Aleviler; ulusal boyutuyla da çoğunlukla Kürtler, Azeriler, Terekemeler ve Türkmenler yaşamakta. Çok ilginçtir ama az da olsa Marakan dediğimiz Beyaz Ruslar da var. Geçmişte daha yoğun bir nüfusları vardı ama onları da yok ettiler. Daha ilginci, Kars’ta Almanlar da yaşıyor. Yani herkesin kültürünü, inancını yaşadığı, kendini ifade edebildiği bir yerken devlet müdahil olmuş.
Birçok halkın Kars’ı terk etmek zorunda kaldığını söylediniz. Sizin belediyeciliğiniz, Kars’ı bu halklar için tekrar yaşanabilir bir kent kılabilecek mi, geri dönüş çağrısı olabilecek mi?
Biz belediyeciliğimiz, onların buraya gelişini birçok anlamda sağlayabilecektir. Gerek turistik gerek yerleşik gerekse de inançsal ve kültürel boyutuyla. Kendi geçmişlerini kolaylıkla bulabilecekleri ve en azından ortak tarihimize saygı duyan, bizi geçmişimizle barıştıran bir sistem yaratacağımızı söyleyebilirim.
Kars’ı merak edip soruşturan biri, ilk olarak buraya ciddi bir askeri yatırım yapıldığını görebilir. Sizin bu konuda tespit veya gözlemleriniz neler?
Burada her zaman askeri bir tahakkümle var olmak istediler. Askeri güçlerini burada test ediyorlar. Halbuki askeri dehaları 1915’lerin sonunda tek bir kurşun dahi sıkmadan 90 bin kişinin ölümüne neden olmuş. Günümüzde bunu anma adı altında kendilerini bir haliyle ifade etmeye çalışıyorlar. “Biz varız, militarist gücümüz her zaman tepenizde olacak” algısı yaratmak için çeşitli etkinlikler çerçevesinde hareket eden bir akıl var.
Nasıl etkinlikler?
Türkiye'nin en büyük askeri tatbikatlarından birisi Kars’ta gerçekleşiyor. Tatbikatın amacı sözüm ona sınır güvenliği ve düşman gördükleri halklara gözdağı vermek. Her sene Ocak'ın belli bir döneminden Şubat’ın belli bir dönemine kadar sürerken bu sene Mart'a alındı. Tatbikatın adı “Kış tatbikatı” ama Mart'ta bu tatbikatı yapmanın koşulları bile kalmış olmuyor. Yerde kar yok.
Neden böyle bir takvim değişikliği?
Son birkaç seçimdir art arda Kars genelinde partimiz ve partimizin geleneği, düzen partilerinin önünde çıkıyor. Hep birinci parti durumundayız. Ben sivil bir gözle bakıyorum; bu tatbikatla sınır boylarında, karda kışta “biz hazırız” demeye çalışıyorlar ama özünde haklara verdikleri bir gözdağıdır. DEM Parti’nin benimsediği paradigmanın burada hayata geçmesini önlemek için bu gibi yollara başvuruyorlar. Üstelik bu tatbikat sadece buradaki halklara değil, barış içerisinde yaşayabileceğimiz sınır komşularımıza karşı da bir gösteridir. Oysa onlar da biliyorlar ki halkların bunlara hiçbir güveni kalmadı. Onlara karşı DEM Parti'yi destekleyerek, DEM Parti’nin paradigmasının Kars halkı için en uygun yol olduğunu gösterecek. Belediyecilik anlayışımızın burada yer edinmesinden çok korkuyorlar ve korkmakta haklılar da. Onları Kars’tan göndereceğiz.
Muhtemelen de ideolojik temelde anlattıklarınıza paralel olarak Serhed’de partinizin geleneğine karşı her sene olduğu gibi bu sene de düzen partilerinin tamamı peş peşe ittifak açıklaması yapıyor…
Türkiye’nin her tarafında Cumhur İttifakı denilen yapı, ayrı adaylarla girdi seçime ama ne hikmetse Iğdır ve Kars’ta yine birleştiler. Iğdır’da MHP, AKP adayını destekliyor. Kars’ta ise AKP, MHP’yi destekliyor. Ancak bu durum sadece partiler düzeyinde değil. Ne kadar faşizan, ırkçı ve kafatasçı grup varsa aynı yerde hizalandı. Bu da DEM Parti’nin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Halk da bunu görüp “Bunlar böyle düşünüyorsa biz DEM Parti’nin yanında duracağız” diyor.
Siz de bunu kısaca yorumlar mısınız?
Arzu Savaş Derman: Biz, Kars'ta da demokratik ulus paradigmasını savunuyoruz. Bütün insanların, farklılıklarıyla özgürce, bir arada, birbirlerini inkar etmeden, barış içinde yaşamını savunuyoruz. Biz seçimleri sömürge, rant ve talana açmak için kullanan sistem partilerinin aksine demokratik yerel yönetimi esas alıyoruz. İnsanlar bu yüzden bize güveniyor. Anketler de bizim açık ara önde olduğumuzu söylüyor. Kazanacağız.