Amed’de polisler tarafından katledilen Recep Hantaş’ın katil zanlısı K.B’nin, oğlu A.B.’nin CİMER’e başvurusu sonrasında jet hızıyla tahliye edildiği ortaya çıktı.

Recep Hantaş cinayeti zanlısı polis K.B.’nin tahliyesinin, oğlunun CİMER’e yazdığı bir yazı ile gerçekleştiği ortaya çıktı. CİMER’in 24 Mayıs’ta Adalet Bakanlığı’na gönderdiği yazı, aynı gün savcılığa iletildi. Avukat hemen tahliye talebiyle başvuruda bulununca savcılık, tahliye yönünde mütalaa verdi ve mahkeme hemen tahliye kararı verdi.

Mezopotamya ajansından Aydın Atay’ın haberine göre Recep Hantaş cinayeti zanlısı polis K.B.’nin oğlu A.B., 26 Nisan’da Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER), babasının tahliyesi talebiyle başvuruda bulundu. CİMER, 24 Mayıs’ta talebi Adalet Bakanlığı’na iletti. Bakanlık hiç vakit kaybetmeden aynı gün başvuruyu Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirdi. Zanlı polis K.B.’nin avukatı da hemen tutukluluğa itirazda bulundu ve savcılık tahliye talebi yönünde mütalaa verdi. Diyarbakır 5’inci Sulh Ceza Mahkemesi de hiç vakit kaybetmeden zanlı polis memuru K.B.’nin tahliyesine karar verdi ve zanlı polis 24 Mayıs’ta tahliye edildi.

CİMER’e tahliye ricası 

Şüpheli polis K.B.’nin tutuklanmasından 12 gün sonra 26 Nisan’da saat 00.10’da, oğlu A.B., CİMER üzerinden babasını tahliyesine ilişkin istek yazısı gönderdi. A.K. gönderdiği metinde Hantaş’ın maskeli, elinde satır olduğunu ve üzerinde bomba olduğunu söylediğini, tüm uyarılara rağmen kaçması üzerine polisler tarafından öldürüldüğünü, babasının somut delil olmadığı halde tutuklandığını savundu. CİMER’e şikayetinde, Hantaş’ın ağabeyinin “dağ kadrosunda olmasından dolayı, örgüte yakın çevrelerce sahiplenildiği ve onlarca avukatın davayı takip ettiğini” savunan A.B., babasının tutukluluğunun kendileri için dayanılmaz bir acı olduğunu belirerek, “Ama ne yazık ki sırf birilerinin gönlü olsun diye ailesi olan bizler düşünülmeden cezaevine konuldu” diye yazdı.

A.B., mağduriyetlerine son verilmesini, babasının yaşadıklarının tüm görev arkadaşlarının yaşayabileceğinin de dikkate alınarak söz konusu olayda gerekli hassasiyetin gösterilmesi ve bu konuda kendilerine yardımcı olunmasını istedi.

CİMER devreye girdi

CİMER’e yapılan şikayet çeşitli tarihlerde İçişleri Bakanlığı, Jandarma, Emniyet Genel Müdürlüğü ve ilgili ilin emniyet müdürlüklerine gönderildi. A.B.’nin şikayeti 24 Mayıs 2019’da saat 11. 57’de Adalet Bakanlığı’na sevk edildi. Bakanlık verdiği cevapta, “gönderilen bilgi ve belgeler çerçevesinde polis memuru K.B.’ye sağlanacak adli yardım hususunun değerlendirileceğini” CİMER’e bildirdi. Adalet Bakanlığı’na yapılan şikayet aynı gün saat 17.00’de Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edildi. Adalet Bakanlığı’nın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na CİMER şikayetini gönderdiği 24 Mayıs’ta “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan tutuklu bulunan polis K.B.’nin avukatı, müvekkilinin tahliyesi talebinde bulundu.

Savcı kanaatini CİMER oluşturdu

K.B.’nin avukatı, hem tutuklamayı yapan mahkemeye hem de üst mahkemelere defalarca yaptığı taleplere savcılık ret yönünde görüş bildirdi, mahkemeler de savcılığın talebi doğrultusunda karar verdi. Ancak, CİMER’e yapılan başvurunun Adalet Bakanlığı’na ulaştırılarak aynı gün içinde savcılığa bildirilmesi sonrası savcılık önceki tutumundan vazgeçerek bu defa K.B.’nin tahliye edilmesi yönünde mütalaa verdi.

Daha önce yapılan tahliye başvurularına günler sonra yanıt veren Diyarbakır 5’inci Sulh Ceza Hakimliği de aynı gün (24 Mayıs) cinayet şüphelisi polis K.B.’nin tahliyesine karar verdi.

 Tahliyeden 3 gün sonra ise Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma savcılığından, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Kurul ve Bakanlık Muhabere Bürosu’nu aracı kılmadan doğrudan başvuran yani K.B.’nin oğlu A.B.’ye bilgi verilmesini istedi.

 

AMED