Kadın katliamları için birçok kentte sokağa çıkan kadınlar, eski eşi tarafından katledilen Bulut’un ‘Ölmek istemiyorum’ feryadını sokağa taşıdı. ‘Bir kişi daha eksilmeyeceğiz’ diyen binler, kadına dönük şiddeti önlemek için daha etkin mekanizmalar oluşturulmasını istedi. Kırıkkale’de bir kafede Emine Bulut’un eski eşi Fedai Varan tarafından çocuğunun gözleri önünde katledilmesi üzerine kadınlar, Türkiye ve Kürdistan kentlerinde sokağa çıktı. 18 Ağustos’ta yaşanan korkunç saldırıda, Bulut’un kanlar içinde, “Ölmek istemiyorum” feryadı ve yanındaki küçük kızının da “Anne lütfen ölme” dediği kamera kayıtlarına yansımıştı. Zanlı, ifadesinin alınmasının ardından emniyet mensuplarınca tutuklanarak cezaevine götürüldü. Başsavcılık, şüpheli hakkında “canavarca hisle tasarlayarak adam öldürme” suçlaması ile Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesine iddianame düzenlendiğini açıkladı. Ayrıca, olay anına ilişkin şiddet içerikli görüntülere, Kırıkkale Sulh Ceza Hakimliği tarafından erişimin ve yayınlanmasının kısıtlanması kararı verildiğini açıkladı. Başta İstanbul Kadıköy’de olmak üzere birçok kentte kadınlar, Emine Bulut ve diğer kadın katliamlarını protesto için “Artık ölmek istemiyoruz” diyerek yürüdü. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Kadın Meclisleri tarafından Kadıköy Rıhtım’da düzenlenen eyleme binlerce kadın katıldı. Eylemde kadınlar “Kadın Cinayetlerini Durduracağız”, “Ölmek İstemiyoruz” pankartları ve “6284 kadınların güvencesi”, “Erkek vuruyor devlet koruyor”, “Sokağa çık isyan et”, “asla yalnız yürümeyeceksin” dövizleri taşıdı. Emine’nin çığlığı, hepimizin çığlığıdır Açıklamayı yapan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim, Emine Bulut’un “Ölmek istemiyorum” çığlığının bütün kadınların çığlığı olduğunu dile getirdi. “Türkiye’de bütün kadınların Emine Bulut’un dediği gibi ‘ölmek istemiyorum’ dediği o aralıkta yaşıyor” diyen Ataselim,  “Kadınlar tehdit altında. Kadınların hakları ile ilgili sürekli ileri geri konuşmalar var. Bunun karşısındaysa özgürce yaşamak ve haklarını aramak isteyen kadınlar var. Yaşamak istiyoruz. ‘Ölmek istemiyorum’ çığlığı hepimizin çığlıdır” dedi. Yedi ayda 245 kadın katledildi  Son bir buçuk yılda kadın cinayetlerinin verilerini paylaşan Ataselim, 2018 yılında 440, 2019 yılının ilk yedi ayında 245, Ağustos ayında ise 28 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü, öldürüldüğünü ifade etti. Daha sonra binlerce kadın“Kadın yaşam özgürlük”, “Artık ölmek istemiyoruz”, “Emine Bulut isyanımızdır”, “Yasayı uygula ölümleri durdur” sloganları atarak Eminönü-Kadıköy iskelesine kadar yürüdü. Müzeyyen’in vurulduğu yerde  Amedli kadınlar da Emine Bulut cinayetine kentte geçtiğimiz Mayıs ayında öldürülen Avukat Müzeyyen Boylu Issı’nın katledildiği yerde tepkilerini gösterdi. Rosa Kadın Derneği yöneticisi Ruken Ergüneş Özdemir tarafından yapılan açıklamada, “Müzeyyen’in vurulduğu yerdeyiz. Şehirler, isimler, gerekçeler değişse de, gerçekliğimiz değişmiyor” denildi. Cinsiyetçi cümleleriniz sistemi besliyor Kadın cinayetlerinin önlemeye yönelik yasaların uygulanmadığını da belirtti. Özdemir, “Ağzınızdan çıkan cinsiyetçi cümlenin bu sistemi beslediğini anlamak istemiyorsunuz. Çektiğiniz mafya dizilerinin toplumun şiddet eşiğini arşa çıkardığını anlamak istemiyorsunuz. Tartışma programlarında beş erkek olarak kadın cinayetlerini tartışma haddini kendinizde görüyorsunuz. Her gün bedenimiz, zihnimiz, davranışlarımız, duruşumuz üzerinde kurduğunuz eril tahakküm ile öldürenin elindeki bıçağı tuttuğunuzu anlamak istemiyorsunuz” dedi. Katliamların nedeni tekçi zihniyet Özdemir, kadın katliamlarının nedenlerini ise şöyle sıraladı: “Kadına ait olan alanların erkek egemen sistem tarafından yok edilmesidir. Kadınların can havli ile başvurduğu kadın kurumlarının kapatılmasıdır. Devletin cezasızlık politikalarıdır. İktidarın ve dilinin erkek olmasıdır. Tüm alanların erkekler tarafından zapt edilmiş olmasıdır. Devletin kontrol etmediği bireysel silahlanmadır. Şiddet pornografisidir. Tekçi zihniyetinizdir.” “Kadın cinayetleri politiktir” diyen Özdemir, kadınlara “Yüksek sesle haykırıyoruz; ölmek istemiyoruz. Yaşamı inşa eden asli özneyiz diyoruz. Biz kadınlar gücümüzü örgütlülüğümüzden ve kadın dayanışmasından alıyoruz. Bütün kadınları kadın katliamına ‘dur’ demeye, mücadeleyi birlikte büyütmeye çağırıyoruz” sözleriyle seslendi. Êlîh, Dîlok, Riha, Mersin, Adana, Ankara, İzmir ve Bursa’da da kadınlar, ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarla “Artık bir kişi daha eksilmeyeceğiz” diyerek, kadına şiddet son bulana dek mücadele sözü verdi. HABER MERKEZİ