
İki kardeşinden biri “Faili meçhul” ile katledilen, diğeri ise gözaltında kaybedilen 63 yaşındaki İffet Tekdağ, “Kardeşlerimin faillerinin cezasını çektiğini göreyim” diyor.
Amed’in Lice ilçesine bağlı Kabakaya (Entax) köyünde 1994 yılında maruz kaldığı baskı nedeniyle Amed merkeze göç etmek zorunda bırakılan 63 yaşındaki İffet Tekdağ, ağabeyi Ali Tekdağ’ın gözaltında kaybedildiğini, kardeşi Mehmet Tekdağ’ın ise “faili meçhul” cinayete kurban edildiğini söyledi. PKK saflarında şehit düşen kızının cenazesini uzun uğraşlar sonucu alabildiğini kaydeden Tekdağ, yaşadıklarını şöyle dile getirdi: “Sayamayacağım kadar evimde arama yaptılar. Yaz başlarından sonbaharın sonuna kadar neredeyse her gün geldiler diyebilirim. Evime her geldiklerinde bana etmedikleri hakaret kalmıyordu. ‘Teröristleri besliyorsun’ diyorlardı. Civciv çıkmak üzere olan yumurtalara dahi gözümün önünde basıyorlardı. Evde bulgur, pirinç ne varsa her şeyi evin ortasında üst üste döküyorlardı. Askerlerin tüm baskılarına rağmen köyümü bırakmadım. Her şeyi yaptılar çıkmadım köyümden. Korucuları gönderdiler ‘Köyden çıkmazsan seni köy meydanına çırılçıplak çıkaracaklar’ dediler. Kızım 5 aylık gelin iken evime gelmişti. Askerler eve geldiğinde kızımı alıp ahıra götürdüler. Ahırın penceresinden kafamı uzattığımda kızımın üzerinde sadece atletinin olduğunu gördüm. Bunu görmemle bir asker dipçikle kafama vurdu. O gün kafamı oradan uzatmasam kızımın başına kim bilir neler gelirdi?”
İki kardeşinin resmini boynunda taşıyor
Ağabeyi Ali Tekdağ ile arkadaş gibi büyüdüklerini anlatan Tekdağ, diğer kardeşi Mehmet Tekdağ’ı ise beşikte sallayarak büyüttüğünü vurguladı. Şu an iki kardeşinin resmini boynunda taşıyan Tekdağ, ağabeyi Ali Tekdağ’ın 19 kez gözaltına alınıp bırakıldığını dile getirerek, “19 defa alıp bıraktılar. 20’inci kez aldıktan sonra bir daha haber alamadık. Dağkapı’da alındığını biliyoruz. O günden bu yana kendisinden bir haber almak için uğraşıyoruz” dedi.
Tekdağ, ağabeyinin akıbeti ile ilgili bir JİTEM subayının itiraflarının olduğunu kaydederek, “Kardeşim 6 ay boyunca ellerinde kaldı. Etmedikleri işkence kalmıyor. En sonunda Silvan Diyarbakır karayolunda bir yerde ateş ederek öldürüyorlar. Ardından tanınmaması için ateşe veriyorlar. Bunları bir JİTEM üyesinin 1996’da yaptığı itiraflardan öğrendik” diye konuştu.
Göz pınarlarım kurudu
Diğer kardeşi Mehmet Tekdağ’ın da 1993 yılında “faili meçhul” bir şekilde katledildiğini belirten Tekdağ, şöyle devam etti: “Bağlar Dörtyol’daki pastanesine giderken sokak arasında arkadan ateş ederek öldürdüler. Hastaneye kaldırdık. Ankara’ya sevki yapıldı ancak sisli havayı bahane ederek uçak tahsis etmediler. Yıllarca ağlamaktan göz pınarlarım kurudu. 5-6 yıldır bu göz damlasını gözüme damlatıyorum.”
Yıllardır kayıp mücadelesinde yer alan Tekdağ, kardeşlerinin faillerinin bulunup, yargılanması talebiyle her hafta “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemine katılıyor. Yaşatılanları unutmayacağını vurgulayan Tekdağ, “Kardeşlerimin faillerinin cezasını çektiğini göreyim. Ali’nin kemiklerini bulayım öpüp göğsüme koyayım başka bir şey istemiyorum” diyor.
AMED