SUNA ALAN / LONDRA

 

Yönetmen Kudret Güneş’in ‘Bûka Baranê’ isimli kısa metrajlı filmi, savaştaki çocukları ve çocuk ölümlerini konu ediyor. Çekimleri Riha (Urfa) Qerejdax’da yapılan ve Kürtçe çekilen film konusunu yaşanmış bir öyküden alıyor. Yönetmen filmini, askerlerin attığı havan topu sonucu 12 yaşında hayatını kaybeden Ceylan Önkol şahsında, çocuk ölümlerine dikkat çekmek için çekmiş. Filmden elde edilen geliri Kobanê’deki çocuklara bağışlayacağını söyleyen yönetmen Güneş, ‘Bûka Baranê’yei gazetemize anlattı.


Gerçek bir hikayeden 

Filmin gerçek bir hikayesi olduğunu belirten Güneş 1990’lı yıllarda geçen bir olay olduğunu belirterek şöyle devam ediyor: ‘’Qerejdax’da yaşayan koçer bir ailenin yedi yaşlarındaki oğlu, bir gün koyunlara göz kulak olurken bir el bombası bulur. Onu çadıra getirir. Çadırın bir köşesinde ateş üstünde yemek pişmektedir. Çocuk elindeki cismi ateşte kurutmak ister. Cisim patlar. Bu hikâyeyi Qerejdax’da yaşayan bir tanıdığım bana anlatmıştı. Araştırma yaptım, aileye ulaşmamı sağlayacak birini buldum. Ancak daha sonra bulduğum aracı kişi ailenin bu konuyu hiç kimseyle konuşmak istemediğini ve bu konuda film yapılmasını reddettiklerini söyledi.”


Ve cisim patlar…

Bu hikayeden esinlenerek kısa metrajlı bir film yapmaya karar verdiğini belirten Güneş, filmin konusunu da okuyucularımızla paylaştı: ”Qerejdax’da kuraklığın hakim olduğu bir dönemde, yedi yaşlarında küçük bir Kürt kız çocuğu bir gün koyunlarının peşinde koşarken ne olduğunu bilemediği bir cisim bulur. Cismi beyaz bir tülbente sararak oyuncak bebeğe çevirir ve onunla diğer çocuklar ile birlikte yağmur duasına katılır. Yağmurun bir türlü yağmadığını gören kız çocuğu günün sonunda evinin yolunu tutar. Bu sırada oyuncak bebeği elinden düşer ve ıslanır. Çadırlarının önünde yanan ocakta bebeğini kurutmaya çalışır. O sırada aniden bir toz bulutu yükselir. Küçük kız yağmur yağacak diye oldukça heyecanlanır ve elindeki cismi bir aşağı bir yukarı kaldırıp indirir. Cisim patlar…’’

 

12 bin çocuk öldü 

Güneş, ”Son beş yılda, sadece Rojava ve Suriye’de 2011’den bu yana katledilen çocuk sayısı 12 bine ulaştı. Bu nedenle filmi, savaşlardan dolayı hayatını kaybeden çocuklara ve Bakur’da Türk askerleri tarafından havan topuyla hunharca katledilen Ceylan Önkol’a adadım… Film gelir getirirse onu da Kobanê çocuklarına bağışlayacağım” diyor.

 

OHAL’de çekildi

Filmin çekim süreci de çok kolay olmamış. ”Çok zor ve tahmin etmediğim koşullarda yedi gün sürdü” diyen Güneş şöyle devam ediyor: ”Birinci OHAL ilan edildikten hemen sonra film çekildi. Film için izin belgesini alamadım. Filmi çekebilmem için büyük ölçüde maddi desteğini sunan avukat arkadaşımın yoğun çabalarına rağmen, izin verilmedi. Buna rağmen filmi yapabildim. Film yapılırken çok çetin olaylarla karşılaştım. Oyuncu olarak halktan seçtiğim hemen hemen herkes çekim günü fikir değiştirip filmde oynamamaya karar verdi. Kast yapmama vakit yoktu ve yedi gün içinde filmi bitirmek zorundaydım. 


Korucu gözetiminde çekim

Bir de çekim esnasında hep gözlendik. Korucular bizi bir an yalnız bırakmadılar; hep gözlüyorlardı. Eğer başrol oyuncumuz küçük Fatmanur filmde oynamasaydı, biz soluğu karakollarda alırdık diye düşünüyorum. Fatmanur’un filmde oynaması, korucuların bizi şikâyet etmesini önledi bence. Riha bildiğimiz gibi aşiretler şehridir. Herhangi bir durumda aşiretler birbirine girerler. Böyle bir sonucu sanıyorum bizi gözetleyen korucular göze almadı. Daha çok tabi ki Fatmanur’un babasının aşiretiyle aralarının açılmasını istemiyorlardı.”

 

Kobanê’ye de gidecek 

Filmi birkaç festivale gönderdiğini ve sonuç beklediğini ifade eden Güneş, seyirciyle ne zaman buluşacağı konusunda da şu bilgileri paylaştı: ”Film bu yılın sonunda Riha’da ve Amed’de ve belki Wêranşar’de düzenlenecek bir gecede gösterilecek. Maddi imkan yaratabilirsem Fransa’da da bir gösterim düzenlemeyi düşünüyorum. Sonra Kobanê’ye gitmeyi de düşünüyorum, filmin orada da gösterimini gerçekleştirmek istiyorum” diyor.


Sırada Hacı Birlik var 

Bûkâ Baranê’nin hikayesini içeren uzun metrajlı yazılmış bir projesi olduğunu söyleyen Güneş’in bir diğer hedefi de cansız bedeni panzer ardında sürüklenen Hacı Birlik ile ilgili. Güneş, ”Hacı Birlik ile ilgili bir belgesel film yapma projem var; onu yazma aşamasındayım” diyor. 


Kudret Güneş kimdir?

Dedeleri 1830 yılında Riha’dan Ankara’ya sürgün gelen yönetmen Kudret Güneş, Ankara yakınında bulunan bir Kürt köyünde dünyaya geldi. İlk, ortaokul ve lise eğitimimi küçük bir Türk kasabasında bitirdi. 1978 yılında Ankara’da Gazetecilik Halkla İlişkiler Yüksekokulu’nu okudu. Paris’te 3 yıl kurgu ve yönetmenliği eğitimi aldı. Daha sonra Sorbonne Üniversitesi’nde Yılmaz Güney ve Vittorio de Sica sinema yaklaşımını karşılaştırarak yüksek lisans eğitimini tamamladı.    Birçok belgesel ve kısa metrajlı filme imzasını attı. Filmleri Bedia’nın İzinde (2011), Rencide Edilen Kadınlar (2009), Beritan Aşireti (2005), Kızıl Çarşaf (2011), Sevgili Babam (2001), Jinekolog ve Tercümanı (2013) önemli film festivallerinde gösterime girdi, ödüller aldı.