
ANHA’ya konuşan Yusuf’un kuzeni Mihemed Reşid Îbrahîm, Yusuf’un 13 kişiyle birlikte Kuzey Kürdistan’a geçip kardeşini ziyaret etmek istediğini, ancak sınırda gençlere kurşun yağdıran Türk askerlerinin Yusuf’u sağ yakaladığını belirtti. İki gün sonra ailesinin sınıra gittiğini belirten Îbrahîm, askerlerin aileye Yusuf’un sınırda öldüğünü, cesedinin ise Ceylanpınar devlet Hastanesinde olduğunu söylediğini bildirdi. Yusuf’un bedeninde belirgin olan işkence izlerine dikkat çeken Îbrahîm “Elektrikli işkence izleri, karnında asker botu izleri açıkça görülüyor. Ayrıca kafasına tek bir mermi isabet etmiş. Tüm bunlar Yusuf’un işkenceyle öldürüldüğünü gösteriyor” dedi.
Yusuf’un fotoğraflarından bedeninin açıldığını ve iç organlarının çıkarıldığının görüldüğünü belirten Îbrahim,”Bedeni parçalanıp birçok organı çıkarılmış. Organlarının yerine pamuk sıkıştırmışlar. Bedeni başından ayaklarına kadar açılmış. Böbrekleri ve kalbi çıkarılmış,” dedi.
‘İşkenceyle öldürüldü’
Kardeşi Xelîl ise, Yusuf’un Kuzey Kürdistan’daki kardeşini ziyaret etmek için sınırı geçmek istediğini belirtti. Xelîl,”Biz sonradan Türk askerleri tarafından sağ yakalandığını öğrendik. Biz serbest bırakılması için birini gönderdik, ancak askerler direkt ailesinin gelmesi gerektiğini söylediler. Cenazeyi aldıktan sonra işkenceyle öldürüldüğünü anladık” dedi.
İlk değil
Daha önce de Türk ordusu tarafıdan katledilen HPG gerillalarının bedenleri, Malatya Adli Tıp Kurumu morgunda yarılmış ve bir çok iç organlarının çıkarıldığı görülmüştü. Ancak bu yönlü somut bilgi ve kanıtlara rağmen Türk devlet yetkilileri bu olayla ilgili bir girişimde bulunmamıştı.
Katledilen cenazelerden iç organların çalınmasına Türk devletinin sessiz kalması, Türk ordusu ve Adli Tıp Kurumu’nun organ mafyasıyla ortak çalıştığı yönündeki iddiaları güçlendiriyor.
ANHA/SERÊKANIYÊ