Hamburg'ta Hak-Evi tarafından üniversitede gerçekleştirilen etkinliğe, BDP Muş milletvekili Demir Çelik ve Hamburg Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir de katıldı. Açılış konuşmasını yapan Hak-Evi Eşbaşkanı Veli Kaya, kısa bir süre önce kongrelerini yaptıklarını, o günden beri yeni yönetim olarak çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, Kürt Kızılbaş Aleviliği’nin özüne uygun bir örgütlülüğü esas aldıklarını söyledi. Kaya, Hamburg’da yaşayan Alevileri ilgilendiren böylesi önemli etkinliklerde buluşturmak için bundan sonra daha fazla çaba sahibi olacaklarına vurgu yaptı.

Daha sonra Demokratik Aleviler Federasyonu adına söz alan Fadile Yıldırım, Maraş Katliamı'nın sosyal-kültürel, ekonomik, ulusal, inançsal, cinsel gibi birçok yönü ve arka planı bulunduğunu söyledi. Kürt Alevilerin yüzlerce yıl korku altında yaşamalarının amaçlandığı kaydeden Yıldırım, başka bir amacın Alevilere kendi aslını inkar ettirmek olduğunu ve bunun bir açıdan başarıya ulaştığını savundu. Konuşmasının devamında, "Alevilere karşı katliamların yapıldığı dönemde CHP iktidardadır. Bu nedenle şehitlerimize sahip çıkmak, onlara layık olmak istiyorsak bugünün Yezitleri, Muaviyeleri olan AKP'den ve katliamların sorumlusu CHP’den hesap sormalıyız" dedi.
Demokratik Güç Birliği – Hamburg adına yapılan konuşmada, Aralık ayında gerçekleştirilen Roboskî ve 19 Aralık katliamlarına da dikkat çekilerek, katliamları önlemek için tüm demokratik ve devrimci güçlerin ortak mücadele vermeleri gerektiği belirtildi.

Birlik için Rojava örneği

BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, "Dersim'de, Maraş’ta, Çorum’da, Gazi’de, Roboski’de, 19 Aralık 2000’de cezaevlerinde ve en son Paris’te katledilen canlarımızı saygıyla anarken bu katiıamların emrini verenleri de lanetliyoruz, kınıyoruz ve hesebını mutlaka soracağımızı belirtiyoruz" dedi. Katliamların bir daha yaşanmaması için örgütlü olmak gerektiğini vurgulayan; Rojava’daki halk örgütlenmesini örnek olarak veren Çelik, "Köylerde, mahallelerde komünler, şehirlerde meclisler şeklinde örgütlenerek bu katliamlara 'dur' diyebiliriz. Rojava’da Kürtlerin malı canı namusu helaldir diye fetva çıkaranlar, çetelere silah verip Kürtlerin üzerine sallanlar başarılı olamıyorsa bu örgütlülügün sonucudur" dedi.
Sanatçılardan Fırat İmirza, Aşır Özek, Attila-İbo, Cemil Qoçgiri ve ekibinin sahne aldığı gecede konuyla ilgili bir sinevizyon da gösterildi.

Devletten uzak durmalı

Bielefeld kentinde ise FEDA'nın organize ettiği panelde Maraş ve Roboskî katliamlarının kurbanları anıldı. Uluslararası Barış Evi'nde (IBZ) yapılan panele FEDA Pirler Kurulu üyesi Pir Haşim Kutlu, Yazar ve FEDA yöneticileriden Hüsnü Çavuş konuşmacı olarak katıldı. Çavuş, Maraş ve Roboskî katliamlarının Türkiye Cumhuriyeti'nin atalarından devraldığı inkar, imha ve asimilasyon politikalarının devamı olduğuna dikkat çekerek, "Aleviler, Kürt Özgürlük Hareketi ve devrimci güçlerle samimi bir yakınlaşma temelinde mücadeleyi ortaklaştırmadıkca ve devletten uzak durmadıkça tehlikelerden kurtulamayacaktır" dedi.
Pir Kutlu ise Alevi ve Kızılbaşlığın tarihini anlattığı konuşmasında "Devlete uzak durarak paylaşımcı ve özgürlükçü özelliklerini koruyabilir. Bu kadim inancın demokratik komünal değerlerinin yaşatılması ahlaklı yaşamakla aynı anlama geldiğini bilmeliyiz" diye vurguladı.

Acılarımız ortak

Freiburg kentinde ise Demokratik Alevi Derneği'nde yapılan etkinlikte Maraş Katliamı'nın kurbanları anıldı. FEDA üyesi Ali Matur'un katıldığı etkinlikte başka Maraşlara izin vermemek için belleklerin taze tutulmasını istedi. "Biz Kerbala'yı, Sivas'ı, Dersim'i, Çorum'u, Maraş'ı andığımız gibi Roboskî'yi de Cizre'yi de Lice'yi de anarız" diyen Matur, "Bizi ayırmaya çalışsalarda ayrılmayacağız. Çünkü acılarımız ortaktır "dedi.
Katliamı anlatan sinevizyon gösterisinden sonra nefesler seslendirildi. Etkinlik, dernek tarafından hazırlanan lokmaların dağıtılmasıyla sona erdi.
Pforzheim kentinde de Aileler Birliği Kültür Derneği'nin organize ettiği Maraş Katliamı kurbanlarını anma etkinliğine çok sayıda Kürt Alevi katıldı. Saygı duruşunun ardından yapılan konuşmalarda katliamın Maraş'ı Alevilerden 'temizlemek' ve 12 Eylül darbesine zemin hazırlamak için yapıldığına vurgu yapıldı. Anma toplantısında Kürtlerin artık katliamlarla terbiye edilmeyeceği vurgulandı.

'Alevi-Sünni çatışması değil'

Fransa'nın Mulhouse kentindeki Kürt Kültür Derneği'nde 'Maraş'tan Roboskî'ye' adı altında bir toplantı düzenlendi. Toplantıya katılan gazetemiz muhabirlerinden Ali Ongan ve Ali Özşerik, 35 yıl önce Maraş'ta ve iki yıl önce Roboskî'de gerçekleşen katliamlarda devletin Alevi-Sünni ayrımı yapmadan Kürtleri katlettiğini hatırlattı.
Ali Ongan, esasında bir Alevi-Sünni çatışması olmadığına dikkat çekerek "Maraş'ta devletin katliamı gerçekleşti. Devlet bunu dışarıda getirdirdiği ve içeride ortak ettiği faşistler eliyle gerçekleştirdi. Maraş'ın, Dersim'in, Sivas'ın, Gazi'nin, Malatya'nın, Elbistan'ın, Çorum'un hala bir Alevi-Sünni çatışması olarak algılanması veya bu katliamların bir Alevi-Sünni çatışması olarak bizlere lanse edilmesi esasında devletin aklanmasını hedeflemektedir" dedi.
Gazeteci Ali Özşerik ise, katliamların ortak bir hedefinin olduğunu belirterek, "her ikisi de Kürt Özgürlük Mücadelesini ve gelişimini frenlemek için yapıldı" dedi. Özşerik "Bu ve benzeri anmalar çok önemlidir ama, en az bu anmalar kadar ortak mücadele etmek de önemlidir. Alevi ve Sünnisi tüm Kürdistanlıların her zamanınkinden daha fazla yanyana Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin yanında durarak hareket etmesi gerekir" diye konuştu. 


MEHMET ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG -  MURAT MANG/BIELEFELD -  AHMET CEBBA/FREIBURG -  ABDURRAHMAN KARATAŞ-PFORZHEIM