Mardin’in Nusaybin ilçesinde devlet saldırılarının kılıfı olan sokağa çıkma yasağı 8 günü geride bıraktı. Devletin halka karşı savaş açtığı ilçede, sıkıyönetim boyunca 3 kişi bombatar ve kurşunla olmak üzere 4 kişi daha öldü ve can kaybı 7’ye yükseldi.

Polis ve özel harekat timlerinin günlerdir ağır silahlarla saldırdığı mahallelerden biri olan Abdülkadir Paşa Mahallesi’nde 19 yaşındaki Musur Aslan ile Muhammed Altunkaynak ile 45 yaşındaki Nurullah Kaplan polis kurşunuyla hayatını kaybetti. Saldırılar abluka altındaki Fırat Mahallesi’nde Emin Öz isimli kişiyi intihara sürükledi. Yeni Şehir Mahallesi’nde Rabia Bağtur isimli bir kadın bombaatarla ağır yaralandı. 


Aynı mahallede 3 kişi

Abdülkadir Paşa Mahallesi’nden önceki akşam Şirin Sokağa geçmek isteyen Musur Aslan, sokağın başındaki zırhlı araçtan ateş açıldı. Kafasına kurşun isabet eden Aslan, ambulansla Nusaybin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, ancak kurtarılamadı. Cenazesi, otopsi için Mardin Devlet Hastanesi’ne gönderildi. 


Yaralıyken ateş sürdü

Aynı mahallede önceki gece ise Muhammed Altunkaynak isimli genç katledildi. Altunkaynak, komşularından evinden dönerken  Kılıç Sokak’ta polisler tarafından atılan bombaatar ve kurşunların hedefi oldu. Yakına atılan bombadan etrafa saçılan şarapnel parçaları vücuduna isabet eden Altunkaynak yere yığıldığında Kobra tipi zırhlı araçtan da üzerine ateş açıldı. Kafası ve vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Altunkaynak, devam eden saldırı nedeniyle hastane yerine eve götürüldü. Gece yaşamını yitiren Altunkaynak’ın cenazesi ancak dün sabah battaniyeye sarılarak Ahmet Kaya Köprüsü yakınlarına gelen ambulansla Nusaybin Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Ardından otopsi için Mardin’e gönderildi. 


Komşusuna su verirken 

Abdülkadir Paşa Mahallesi’nde dün sabah bir kişi daha katledildi. Newroz Alanı yakınlarında konuşlanan polislerin açtığı ateş sonucu Tekin Sokak’ta ikamet eden 45 yaşındaki Nurullah Kaplan evinin önünde karnından vuruldu. Kaplan’ın suları kalmayan komşularına su vermeye çalışırken keskin nişancılar tarafından vurulduğu öğrenildi. Ambulans mahalleye giremediği için battaniye içinde Ahmet Kaya Köprüsü’ne götürülen ve Nusaybin Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Kaplan, müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 


Bombatarla vuruldu 

Saldırılara karşı direnişin sürdüğü Yeni Şehir Mahallesi’nde ise bombaatarlı saldırıda bir kadın ağır yaralandı. Yavuz Selim Sokağa’na atılan bombaatarların şarapnel parçalarının isabet ettiği Rabia Bağtur (35) ağır yaralandı. Ambulansla Nusaybin Devlet Hastanesi’nde götürülen Bağtur, ilk müdahalenin ardından Mardin Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. 


Abluka intihar ettirdi

Günlerdir devam eden devlet terörü Fırat Mahallesi’nde ise bir kişiyi intihara sürükledi. Nisan Sokak’ta ikamet eden Emin Öz (55) önceki akşam intihar etti. Cenazesi, Mardin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Komşuları, Öz’ün engelli olan annesini polis ablukası nedeniyle hastaneye kaldıramadığını, yaşadığı stresten ötürü intihar etmiş olabileceğini söyledi. 


Açlık grevi 3. günde 

Son iki günde gerçekleşen saldırılarla birlikte ilçede yaşamını yitiren sivillerin sayısı 7’ye, yaralıların sayısı ise 15’e yükseldi. HDP’nin Mardin Milletvekilleri Gülser Yıldırım, Ali Atalan, Erol Dora ve Mithat Sancar, ilçedeki açlık grevi sürüyor. Cenazeler nedeniyle Nusaybin Devlet Hastanesi’nde bulunan HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım’a telefonla ulaştık. Kaplan’ın cenazesinin hastaneye getirildiğini belirten Yıldırım, “Bir yaralı daha getiriliyor” bilgisini paylaştı. 

“Nusaybin bir katliamla karşı karşıya” diyen Yıldırım, “Burada sesi duyulmayan, gereken yankının olmadığı bir vahşet yaşanıyor” diye belirtti. 


Açlık grevine verilen yanıt

Açlık grevine başladıklarından bu yana hiçbir yetkilinin kendileriyle görüşmediğini aktaran Yıldırım, aksine saldırıların tırmandırıldığına dikkat çekti. Yıldırım, “Hiçbir gelişme olmadı sadece katliamlar arttı. Daha fazla katliam, daha fazla zulüm, daha fazla bombardıman ve silah sesleri. Gelişme budur, başka bir şey değil” dedi. 


İlçenin tamamı saldırı altında

Abluka ve saldırı altındaki ilçede Fırat, Abdulkadir Paşa, Yeni Şehir ve Dicle mahallelerinin katliamla karşı karşıya olduğunun altını çizen Yıldırım, “Ne sivil, ne kadın ne çocuk tanıyorlar. Şimdiye kadar yaşamını yitirenlerin hepsi siviller ve hunharca katledildiler” dedi. “Dört mahalle yoğun bir saldırı altında ama diğer mahalleler de acımasızca cezalandırılıyor” dedi ve ekledi: “Ablukanın başlangıcından bugüne kadar Nusaybin’de elektrik yok. Dört mahallede halk mermilerle bombalarla katledilirken, diğer mahallelerde insanlar açlıkla terbiye edilmeye çalışılıyor. Evlerde erzak bitmiş, yemek yok, su yok.”


Sokağa kedi bile çıkamıyor!..

Hiç kimsenin sokağa çıkamadığını belirten Yıldırım, ilçedeki vahim tabloyu şöyle özetledi: “Düşünün, sokağa çocuklar dahi çıksa gaz bombalarıyla karşılık veriliyor. Ne işyeri, ne dükkan, ne fırın hiçbir yer açık değil. Sokağa bir kedi bile çıkamıyor. Bir çocuk kendi kapısının önüne çıktığı zaman bile vuruluyor, gaz bombalarıyla müdahale ediliyor. Nusaybin şu an ölü bir kent.” 


Zulüm ilçe ilçe dolaşıyor

Nusaybin’deki sokağa çıkma yasağının tek başına yeterli olmayacağının da farkında olduklarını belirten Yıldırım, “Daha Silvan’ı kaldırmadan Nusaybin’e yasak geldi. Nusaybin’de sürerken Lice’ye yasak geldi. Bu AKP devletinin Kürt halkına, Kürdistan halkına yönelik savaş konseptinin parçasıdır. Kürt’ü teslim almaya dönük bir savaş ama normal bir savaş değil, çok kirli, çok sinsi, vahşi bir savaş. Ne etiği ne ahlakı, ne hukuku var. Hiçbir kural tanımayan bir savaşıdır. Düşünün, insanları katlediyor, ailelerin önünden geçip gülebililiyor. Alay edercesine yüzlerine bakıp ‘ben seni hem öldürüp hem havamı atarım’ aymazlığındalar. Böyle bir durum yaşanıyor” diye konuştu. Yıldırım, “DAİŞ nasıl hiçbir etik, hukuk, ahlak tanımıyorsa, şu an Nusaybin sokakları aynı zihniyetin uygulamalarıyla karşı karşıya” dedi. 


Toplumun vicdanına sesleniyoruz

İlçede 8 gündür yaşanan devlet zulmüne karşı isyan eden “toplumun vicdanına sesleniyoruz” diyen Yıldırım, şöyle konuştu: “Artık bu gidişata dur demenin zamanı gelmiştir. Bu gidişat gidişat değil. Tamamıyla katliam, faşizm, barbarlık örneği sergileniyor. Zulme, vahşete, katliama karşı sessiz kalmaması gereken toplumun vicdanıdır, bütün halktır. Herkesimden insanlardır, yeterki vicdanını yitirmesin. Kürdistan, Türkiye metropolleri, Avrupa bu zülme karşı sessiz kalmamalı. AKP hükümetinin bu vahşetine, katliamcı uygulamalarına artık hekesin ses vermesi ve ‘dur’ demesi lazım. Yoksa bu ülke yavaş yavaş, -bugün Nusaybin’de yarın başka bir yerde-  cehenneme çevriliyor. 


Sessizlik nereye kadar sürecek?

Yaşananlara sessiz kalmak aynı zamanda ortak olmaktır. Vahşete karşı sessizlik daha ne kadar devam edecek? Bunun tahammül sınırları nereye kadardır? Bu şekilde devam edemez.” 


 HABER MERKEZİ




Nusaybin gözden çıkarıldı


Nusaybin’de bir haftayı geride bırakan sokağa çıkma yasağının son bulması için açlık grevi başlatan milletvekillerinden HDP’li Ali Atalan, “116 bin nüfuslu bir ilçe topyekün gözden çıkarılmış. 8 gündür sokağa çıkılamıyor. Bu bir kinin, öfkenin dışa vurumu” dedi. HDP’nin Nusaybin’de yüzde 90 gibi oy oranı aldığına dikkat çeken Atalan, “Bir kaç mahallenin değil topyekün bir ilçeye yasak uygulanmasının bir mantığı ve izahı yok. Bunun ne ülkeye ne kardeşliğe bir yararı olur” diye belirtti. “Duygusal kopuş deniyor ama Nusaybin’de bu siyasal kopuşa yol açabilir”  diyen Atalan, bir sonuç elde edinceye kadar açlık grevini sürdüreceklerini söyledi. Atalan, ilçede yaşayan insanlar için “8  gündür sokağa çıkamıyorlar. Hastaları olan var. Bebekleri olan var. Hiç kimse dışarı çıkamıyor” diye belirtti. 

Mardin Milletvekili Erol Dora da Nusaybin’de 12 Eylül dönemlerinde görülmeyen uygulamaların yaşandığını söyledi.  Saldırı altındaki mahallelere girişlerinin engellendiğini belirten Dora, halkın 8 gündür sokağa çıkamadığını, elektrik ve internetin olmadığını anlattı.




Katliam hazırlığı yapılıyor


İlçede çok daha büyük bir katliamın hazırlığının yapıldığı uyarısında bulunan Nusaybin Belediyesi Eşbaşkanı Cengiz Kök, “Bir an önce daha büyük bir katliam yaşanmadan Nusaybin’in etrafında kenetlenin” çağrısında bulundu.

İlçedeki durum hakkında ANF’ye bilgi veren Nusaybin Belediyesi Eşbaşkanı Kök, “Abdülkadir Paşa, Fırat, Dicle ve Yeni Şehir mahallelerinde yoğun saldırı ve bombardımanlar devam ediyor. Amaçları bu dört mahalle dışında yasağı kaldırarak bu mahalleler üzerinde baskı ve saldırıları yoğunlaştırmak, tüm polis ve askeri gücü buralara yığmak. Bu kesinlikle büyük bir katliama hazırlık anlamına geliyor” dedi. Bu mahallelerde binlerce yurttaşın yaşadığını kaydeden Kök, Nusaybin’de hiç kimsenin evlerini terk etmediğini, mahallesini bırakmadığını söyledi. Çatışmaların yoğun olduğu 4 mahallede de aynı şekilde kimsenin evini bırakmadığını belirten Kök, “Kentin  tamamına yakınında elektrik ve su yok, sadece bazı ailelerde jeneratör var” dedi. 


Tedaş ekibine ateş açtılar

Elektrik ve su sorununa müdahele için giden ekiplerin de saldırıya uğradığını belirten Kök, şöyle konuştu: “İletişim kanalları kapatılmış, kimseye ulaşamıyoruz. Birkaç gündür elektrik ve su için girişimlerde bulunuyoruz. Marsu ve Tedaş ekipleri kaymakamlık ile yaptığımız görüşme üzerine ilçeye gelerek elektrik ve su sorununa müdahale etmek istedi, ancak ekipler özel harekat timleri  tarafından tehdit edildi, üzerlerine ateş açıldı, bomba atıldı, hakaretler edildi. Ekipler herhangi bir çalışma yapamadan çekilmek zorunda kaldı.”

Nusaybin halkının, yasağın başladığı günden bu yana ağır silah saldırıları ile birlikte su ve elektrikten yoksun bırakıldığını hatırlatan Kök, salgın hastalık riski uyarısında da bulundu.


Sessiz kalmayın

 Devlet güçlerinin henüz hiçbir mahalleye giremediği bilgisini de veren Kök, “Ancak özellikle dört mahallemiz kuşatma altında ve girmeleri ile birlikte buralarda onlarca sivil katliama uğrayacaktır. Tüm halkımızı zaman kaybetmeden Nusaybin etrafında kenetlenmeye çağırıyoruz” dedi.



SEDAT SUR/ANF/MARDİN