Alevilerin yoğunlukta yaşadığı Gazi Mahallesi'nde 12 Mart 1995 tarihinde gerçekleştirilen ve 17 kişinin yaşamını yitirdiği Gazi Katliamı'nın 18'inci yılında, katliamda yaşamını yitirenler eylem ve yürüyüşlerle anılıyor. Özgür Demokratik Aleviler Derneği (ÖDAD), yaptığı yazılı açıklamada, Gazi Katliamı'nı "egemen devlet anlayışının tarihsel düşmanlığının tezahürü" olarak niteledi. Katliamın mağdurları ve tanıkları, hem yaşadıklarını anlattı hem de katliamcı devlete karşı birliğin gerekliliğini vurguladı.

Açıklamada Kürt, Alevi, devrimci kimliği ile bilinen Gazi Mahallesi'ne devletin kontra güçlerinin başlattığı saldırı ile yaşanan katliamda 22 kişinin yaşamını yitirdiği hatırlatılarak, "Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum, Sivas’ta olduğu gibi yine cumhuriyetin yok sayılan ve muhaliflerine yani Kürt, Alevi devrimcilere yönelinmiştir" denildi.

Gazi Mahallesi'nin anlamı

Gazi Mahallesi'nin sıradan bir yer olmadığını, "bir kimliğin adı" olduğunu ifade eden Özgür Demokratik Aleviler Derneği, şunları kaydetti: "Gazi, halkların kardeşliği şiarının hayat bulduğu, yoksul emekçilerin farklı olan kimlikleri ile yaşadığı, egemen resmi ideolojinin tekçi kimliğine muhalefetin adıdır. Gazi Katliamı ile yok edilmek istenen Gazi Mahallesi'nin bu muhalif kimliğidir."

Hesaplaşma bitmedi

Katliamcı zihniyete seslenen ÖDAD, "Sanmasınlar ki göstermelik mahkemelerde katilleri akladılar. Halklarımız, 22 canın karşılığı olarak katilleri 1 yıl ile 'cezalandıran' katil zihniyetini iyi tanıyor. Egemenler üstünü örtmeye çalışsa da bu ülkenin ezilenleri, emekçileri, ötekileştirilenleri katilleri iyi tanıyor. Gazi Mahallesi'ndeki katiller askerinden, polisine, bürokratından siyasetçisine kadar yabancısı olmadığımız zihniyetin temsilcileridir. Dersim’de, Sivas’ta tanıdık olan bu zihniyetle ne kavgamız ne de hesaplaşmamız bitmemiştir" dedi.
Açıklamada, Kürt halkına tasfiyeci politikalarla yaklaşan ve çözüm yerine savaşı dayatanların; Alevilerin mücadelesini karalayan ve ibadet evlerini 'kültür merkezi' olarak görenlerin; yoksulluğu 'kader' olarak dayatanların Gazi Mahallesi'nin katilleri olduğu vurgulandı.

Muaviye soylu zihniyet

ÖDAD, açıklamasına şu sözlerle son verdi: "Herkes bilmelidir ki Dersim soykırımında, Madımak'ta, Maraş’ta katledilerek bitirilemeyen halklarımızın özgürlük mücadelesi ve umudu sürüyor ve sürecek. Gazi Katliamı'nda yitirdiğimiz tüm özge canlarımız, geleceğimizin karartılmasına izin vermeyen kahramanlarımızdır. Katliamlarda kaybettiğimiz özge canlarımız ve kahramanlarımız Muaviye soylu zihniyetlere, Hızır paşalara karşı yürüttüğümüz davamızın ışıklarıdır. Onların bedenleriyle aydınlattıkları onurlu yol rehberimiz olacaktır.
18 yıl önce bu katliamı yapan ve yaptıranları şiddetle kınıyor, katilleri adilce yargılanacağı güne kadar özgürlük mücadelemizi sürdüreceğimizi, başta Gazi Mahallesi olmak üzere özgürlük mücadelesinde kaybettiğimiz tüm canlarımıza söz veriyoruz."

Yakınlarını kaybedenler anlatıyor

Gazi Katliamı'nda yaşamını yitiren bazı aileler DİHA'ya konuştu. 18 yaşındaki kızı Dilek Şimşek'i kaybeden Şaziment Şimşek, Gazi Mahallesi'nde çalışan kızının işe giderken vurulduğunu söyleyerek, "Olaylar başlayınca karşıda tanıdıkları görüyor ve onlara takılıp gidiyor. Halasının yanında duruyor dönerken lanetlerin kurşununa denk gelmiş" dedi. Yapılan balistik incelemesinde kızını katleden kurşunun polis Adem Albayrak'ın silahından çıktığını öğrendiklerini aktaran anne Şimşek, "Ama devlet kendi polisini koruyor. Benim kızım bir buçuk yıllık evliydi. Otopsi raporlarında tespit edildi üç buçuk aylık hamileymiş kızım. Olaylarda üç çocuğum vuruldu, birini kaybettim ikisi de yara aldı" diye konuştu.


'18 yıldır acımız aynı'

5 yıllık mahkeme süresince Trabzon'da görülen davanın her duruşmasına gittiğini dile getiren Şimşek, ailelerin Trabzon'a giderken defalarca ırkçı saldırılara maruz kaldığını belirtti. Adem Albayrak'ın katliamda yaşamını yitirenlerin ailelerini, "Ben çıkarsam yine sizi tararım" diyerek, tehdit ettiğini hatırlatan Şimşek, Albayrak'ın savcının yanında kendilerine saldırdığını belirterek, şunları dile getirdi: "Düşmanı getirmiş giydirmişler kravatlı takımlı gözümüzün önüne dikmiş. Her sene sanki bugün kaybetmişiz gibi. 18 yıldır acımız aynı, bu ay oldu mu ağlayıp sızlıyoruz. Sanki daha cenazeleri yeni kaldırıyoruz."
"Evlat acısı çok zor" diyen anne Şimşek, "Alevilerin ne suçu günahı var. Kaç kişi kaybettik, hiç mi birinin katili bulunmazdı? Bunlar kendi kendini mi vurdular. Jandarmalar milleti taradı yine bir şey çıkmadı" diye belirtti. Ailelerin mahkemeye gitmesini engellemek için davanın Trabzon'a taşındığını kaydeden Şimşek, "Adalet olsaydı bizi Trabzon'a verirler miydi? İstediler ki gitmeyelim. Nerede olsa oraya giderdim. Dava başlasa ben yine bırakmam. Ben çocuğumu kaybetmişim, yaşasam ne olacak yaşamasam ne olacak" diye konuştu.

'Gazi ile Roboskî aynıdır'

Katliamda yaşamını yitiren 25 yaşındaki Zeynep Poyraz'ın annesi Menekşe Poyraz ise, Gazi Cemevi'nin tarandığını duyan kızıyla birlikte Gazi Mahallesi'ne gittiklerini, kitlenin karakola doğru ilerlediğini gördüklerinde Zeynep'in de kitleyle beraber karakola doğru yürüyüşe geçtiğini anlatarak, yaşananlara ilişkin şunları anlattı: "O arada babası Zeynep'in peşinden gitti. İnsanları, almışlar o insanları geri almak için. O arada 80 yaşındaki Ali dedeyi gördüm. Polis vurmuş, kan revan içinde. İnsanları gördüm. Çok acıydı. Değil gençler biz yaşlılar kendimizi kaybettik." Zeynep'in vurulduğunu arkadaşlarından duyduğunu söyleyen Menekşe Poyraz, "Zeynep devrimciydi. Zeynep'in devrimci olduğunu biliyorlardı. Bunu bildikleri için tek kurşunla Zeynep'i sırtından vurdular" dedi. Hastaneye cenazeyi almaya gittiklerinde dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir'in kendilerine, "Zeynep'i PKK öldürdü" dediğini anlatan Poyraz, "Ben de ,'bana bak Necdet Menzir Zeynep'i sizin faşistleriniz öldürdü, Zeynep Kürt kızıdır. Biz bunları kimin yaptığını biliyoruz' dedim" diye konuştu.
"Bu devleti biz biliyoruz. Gazi ile Roboskî aynıdır" diyen Poyraz, şunları ekledi: "Orada havadan çocuklarımızı vurdular, Gazi'de panzerlerle ezdiler. Düşmanımız birdir. Devletin hedefi de birdir. Birlik olmadıkça bu katliamlar bitmez. Gözümün içine toprak girene kadar kendimle yaşatacağım. Davasının peşini bırakmayacağım."

Gazi seçilmişti

Zeynep Poyraz'ın babası Cemal Poyraz ise, "Yaralıların birçoğunun hastaneye gidişi polis tarafından engellendi ve kan kaybından öldü. Bunun için Gazi seçildi. Gözü dönmüş cellatlar genç yaşlı demeden öldürdü" dedi. Cemal Poyraz, şöyle devam etti: "Çocuklarımızın katili silah çekip öldüren değildir. Öldürtendir. Devlettir. Acımasız cellatlar, ölümüz ikiyken 17'ye çıkarttılar. 426 yaralı bıraktılar bize. Roboskî'nin nasıl üzerini kapattılarsa Gazi'nin de kapattılar. Katliamlar düşmanın yanına kalıyor. Onun için birlik olmalıyız."



ROJDA KORKMAZ / DİHA/İSTANBUL