
Paris'te onbinlerce Kürt ve Kürt dostu, 9 Ocak günü 2013 günü PKK kurucularından Sakine Cansız (Sara), KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan (Rojbîn), Gençlik Hareketi Üyesi Leyla Şaylemez’in (Ronahî) katledilmesinin yıldönümü vesilesiyle "Suskunluğunuz Suç Ortaklığınızdandır" sloganı ile bir miting gerçekleştirdi.
Üç kadın devrimcinin aileleri, Paris Katliamı dosyasının üç-dört ay sonra kapatılma tehlikesinin bulunduğuna vurgu yaptı.
Kürdistanlılar yapılan yürüyüş ve mitingte, dostları ile birlikte "İki yıl önce Sakine, Rojbîn, Ronahî, bugün Charlie Hebdo" dedi.
Almanya, Fransa, İsviçre, Hollanda, Belçika gibi Avrupa ülkelerinin değişik kentlerinden gelen onbinlerin yanı sıra Fransız Komünist Partisi, NPA, Yeşiller, anarşistler, anti-kapitalist örgütlenmeler, Femmes Solidaires, Dünya Kadın Yürüyüşü, Kobanê Kadınlarıyla Dayanışma Kolektifi, Sosyalist Kadınlar Birliği ve çok sayıda Türkiyeli devrimci örgüt, kendi flamalarıyla eylemde yer aldı. Eylemi, Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJKE) organize etti.
Cumartesi günü sabahın erken saatlerden itibaren Gare du Nord'da otobüslerden inen Kürdistanlılar, ellerinde Öcalan flaması, 'Hakikat ve Adalet' yazılı 3 kadın devrimcinin fotoğrafları, KCK, PKK, YPG-YPJ, KJK bayrakları ile saat 09:00'dan itibaren istasyon çevresini doldurdu. Sloganların atıldığı alanda Sosyalist Kadınlar Birliği, Fransa Kürdistan Dayanışma Derneği, Tamil halkı temsilcisi, MRAP ve SOS Irkçılığa Karşı Örgüt halka seslendi, katliamın bir an önce aydınlatılmasını talep etti.
Kortejin en önünde "2 yıl önce Sakine, Rojbîn, Leyla, bugün Charlie Hebdo" yazılı pankart, ardından Charlie Hebdo'da katledilen 12 kişiyi simgeleyen birer karanfilin altında katledilenlerin isimleri ve olaydan sonra çizilen ilk karikatürün üzerinde bulunduğu "Barbarlık Kobanê'de olduğu gibi Paris'te de öldürüyor" yazılı pankart bulunuyordu. Yürüyüş kortejinin en önünde Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in aileleri yer aldı.
Kitle, saat 12.30'dan itibaren Gare du Nord'dan La Fayette Caddesi’ne hareket etti. Yürüyüş kolu katliamın yaşandığı Kürdistan Enformasyon Bürosu'nun önünden geçerken "Şehîd Namirin" sloganları yankılandı.
Polis kortejin durmasını istedi
Yürüyüşte, Paris'te yaşanan saldırılardan kaynaklı yoğun güvenlik önlemleri alındı. Yürüyüş korteji, miting alanına yaklaştığında ise aniden silah sesleri duyulmaya başladı. Polise gelen ihbara göre miting alanının hemen ardındaki sokakta Musevilere ait bir sinegoga saldırı olduğu söyleniyordu. Polis, tertip komitesinden yürüyüş kolunu hemen durdurmasını istedi.
Devamında çok sayıda polis bölgeye sevk edilirken, mitingin iptal edilme olasılığı bile gündeme geldi. Yürüyüşe katılan halkın can güvenliği ve farklı bir provokasyona fırsat vermemek için, yarım saat oturma haline geçildi.
Ardından bölgede güvenlik önlemleri en üst düzeye çıkarıldıktan sonra yürüyüşçülerin miting alanına girişine izin verildi.
Onbinler, miting alanında yer aldığı sırada bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.
Üç kadın devrimciyi anma yürüyüşü ve mitingi, hem Kürdistani kurumların hem de çok sayıda Kürt dostu sivil toplum örgütünün kendisini ifade platformuna dönüştü. Konuşmalarda üç kadın devrimcinin yaşamını yitirdiği katliam ile 7 Ocak'taki Charlie Hebdo Katliamı'nın katliamcı zihniyetin bir sonucu olduğu vurgulandı. Adalet talebi bir kez daha dile getirildi.
Açılış konuşmasını yapan Fransa Demokratik Kürt Konseyi Eşbaşkanı eyleme katılanları selamladı. Fransa İçişleri Bakanı'nın 9 Ocak 2013 Katliamı'ndan hemen sonra faillerin yakalanıp, adalet önüne çıkarılacağı sözüne rağmen henüz olayın aydınlatılmadığını söyledi. Akdoğan, "Karikatür dergisine yapılan alçakça saldırıyı kınıyoruz. Bu katliamlar aydınlatılmazsa, Fransız adaletine güven kalmayacaktır" dedi.
Kürdistan ile Dayanışma Fransa Ulusal Koordinasyonu adına Joel Dutto da "Bugün Kobanê'de barbarlara karşı savaşan Kürt kadınların, bu savaş ruhunu Sakine, Fidan ve Leyla’dan aldığını çok iyi biliyoruz" dedi.
Adalete olan inanç zedelendi
Avrupa Kürt Kadın Hareketi'nin mesajında ise "Üç fidanımıza karşı uygulanan bu katliam, özgür kadın iradesine ve onların özgürlük istemlerine karşı yapılmıştır. Üçüncü seneye girmesine rağmen katliam aydınlatılmadı. Bu adalete olan inancı zedelemiştir. Fransa sadece söylemlerle değil, pratikte de de adım atmalıdır."
TJKE'nin mesajından sonra 5 kadın kurum temsilcisi birlikte sahneye çıktı. Femmes Solidaires adına konuşan Suad Babaishak, "Katliamın aydınlatılması konusunda Kürtler dışında Fransa'da Kürt dostlarının oluşturduğu koordinasyon ve çeşitli demokratik güçler de adalet ve aydınlık talebini yükseltti. Bu gücü büyütmeli ve Fransa'ya yaymalıyız. Charlie'nin sesi Kürt Sara, Rojbîn ve Ronahî'i için adalet ve hakikat talebiyle buluşmalı. Bunun için kadınların daha öncü olması gerekiyor" dedi. Kobanê Kadınlarıyla Dayanışma Kolektifi adına yapılan konuşmada ise, Türk devleti ve Fransız devletine seslenildi. Devlet çıkarları gözetilerek adaletin karartılmaması bir kez daha hatırlatıldı. Alman kadın örgütü Direnişçi Kadınlar Meclisi temsilcisi ise Sakine, Leyla ve Fidan'ın mücadelesinin Kobanê'de sürdüğünü ifade etti.
Avrupa Kürt Demokratik Kongresi (KCD-E) Eşbaşkanı Dilşah Osman da Paris Katliamı ile halkların kardeşliğine, barış projesine ve Kürtlerin ulusal birliğine saldırıldığını belirtti. Fransa'daki karikatür dergisine yönelik saldırının Ortadoğu ile bağlantılı olduğunu hatırlatan Osman, Ortadoğu'da barış olacaksa bunun Kürtlerle mümkün olabileceğini söyledi. Osman, PKK'nin terör listesinden çıkartılmasını ve Fransa'nın katliamları aydınlatmasını talep etti.
Programın ilerleyen saatlerinde KCK mesajı da okundu. Mesajda Sakine Cansız'ın bir özgürlük çizgisi olduğu vurgulanarak Paris Katliamı'nın aydınlatılması için gece gündüz sürekli eylemlilikte olan kadınlar selamlandı.
Bu cinayet halkın mücadelesi ile ortaya çıkarılır
KCK Genel Başkanlık Konseyi üyesi Sozdar Avesta gönderdiği mesajında "Bu katliam sıradan bir katliam değil. Bu katliam özgürlük hareketine ve kadın mücadelesine verilmek istenen bir mesajdır. Önderliğimizin belirttiği gibi ikinci Dêrsim Katliamı'dır. AKP'nin bizzat hedef gösterdiğini Fransa hükümeti çok iyi biliyor. Fransa ulusal çıkarları için bunu saklıyor. Halkımızın direnişi bu komplo ile daha da büyüdü. Bu cinayet, ancak Kürt halkının mücadelesi ile ortaya çıkarılır" diyerek, direnen kadınları selamladı. PAJK Koordinasyonu üyesi Ronahî Serhat da, "Sara'nın hayatı bir romandır. Ezilen kadının mücadelesinin romanıdır. O ezilen bütün dünya kadınları için mücadele etti. Paris Katliamı ile Önderliğimizin barış projesi boşa çıkarılmak istendi. Kadın iradesi bu katliamla parçalanmak istendi. Ama amaçlarına ulaşamadılar" şeklinde konuştu.
Komünist Parti yönetici, Humanite Gazetesi editörü ve aynı zamanda Avrupa Parlamentosu Sol Grup Milletvekili Patrick Le Hyaric, aradan iki yıl geçmesine rağmen Fransız makamlarının sessizliğini "utanç" olarak niteledi.
Madem ki kırmızı halı seriyor...
Hyaric şunları dile getirdi: "Fransa Cumhurbaşkanı kırmızı halılar sererek, Türkiye Cumhurbaşkanı'nı burada ağırlıyorsa, onlarla görüşüyorsa, bu görüşmeler esnasında kesinlikle katliamla ilgili gerekli adımları atmasını istemelidir. Bunu yapmalıdır ki, Paris'in göbeğindeki bu katliam aydınlatılsın, failleri adalete teslim edilebilsin. Bunun dışında hiçbir gerekçeyi kabul etmeyeceğiz. PKK 'terör örgütü' listesinden çıkarılmalıdır. Biz sonuna kadar bunu haykıracağız."
Hyaric'ten sonra NPA adına Olivier Besancenot ve Sol Parti adına Alain Billan söz aldı. Her iki konuşmacı, katliamın aydınlatılmamasında kirli çıkar ilişkilerinin rol oynadığını dile getirdi.
KJK Koordinasyonu da mitinge mesaj gönderenler arasındaydı. Katliamda yaşamını yitiren üç Kürt devrimcinin anıldığı mesajda; "Önder Apo'nun "İkinci Dersim Katliamı" olarak isimlendirdiği bu komplo sıradan bir komplo değildir. Zira Paris katliamının hedef aldığı yoldaşımız Sara, sıradan bir kadın değildi. Sara ya da Sakine Cansız bir tarihti. O Kürt kadın mücadelesinin ortak hafızasıydı. Hedef alınmasının sebebi budur" denildi. Mesajda gerek bu katliamı yapanlar gerekse de onların destekçilerinin asla unutulmayacağı vurgulandı.
Komalên Ciwan'ın mesajında ise "Hakikatin arayışçıları olarak bu katliamın hesabını soralım" denildi.
Aileleri konuştu
Programın ilerleyen saatlerinde sahneye Sakine Cansız'ın babası
İsmail Cansız, abisi Haydar Cansız, Leyla Şaylemez'in abisi, kızkardeşi ile birlikte dayısı Abdulvahap Şaylemez, Fidan Doğan'ın babası Hasan Doğan ve annesi, kız ve erkek kardeşi ve aile yakınları çıkarak miting alanında bulunanları selamladı.
Haydar Cansız, "Yoldaşlarımızı katlederek, bizim bir araya gelmemizi engellemek istediler. Kadının mücadelesini onların şahsında yok etmek istediler. Ancak biz alanlardayız, sonuna kadar mücadele edeceğiz. Kürt kadınları bugün Kobanê'de, Rojava'nın her yerinde ve Şengal'de yine destan yazıyor. Bu destanlar daha çok yazılacak. Onlar Paris'te katledildi ancak gönüllerimizdeki ölümsüzlüğe gömüldüler. Onların şahsında bütün dünyanın devrim şehitlerini anıyoruz" ifadesini kullandı.
Davayı kapatmak istiyorlar
Fidan Doğan'ın (Rojbîn) babası Hasan Doğan ise Fransız makamlarının, 9 Ocak Katliamı dosyasını kapatmaya yönelik hazırlıklarını anlattı ve Kürdistanlılardan bu olay karşısında duyarlı olmalarını istedi.
Hasan Doğan şunları söyledi: "Geçen iki yıl biz aileler için hiç de kolay olmadı. Bu süre zarfında büyük acılar yaşadık ve yaşıyoruz. İnanıyorum ki, Kürt halkı da büyük bir acı çekiyor. Bu ülkenin cumhurbaşkanı katliam olduğu zaman 'biz bu katliamları yapanları en kısa zamanda ortaya çıkaracağız' diyordu. Oysa herhangi bir gelişme yok. Bunu hangi çıkarlar karşılığında yapıyorsunuz? Bu olayın aydınlatılması için herhangi bir adım atılmamıştır. Biz Kürt halkı olarak bu katliamın ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Size bir bilgi vermek istiyorum. Avukat bizimle görüşmesinde 'soruşturma savcısı üç-dört aya kalmaz bu dosyayı kapatırlar' dedi. Siz bunu kabul edecek misiniz?"
Doğan'ın sorusuna alanda bulunanlar 'hayır' cevabını verdi.
Leyla Şaylemez'in kız kardeşi Yasemin Şaylemez de katliamı bir kez daha kınadığını belirterek, katliamın faillerinin AKP iktidarı, Cemaat ve Fransız devleti olduğunu söyledi. Bu üçgenin şimdi de olayı kapatmak istediğini dile getiren Şaylemez "Bizler buna izin vermeyeceğiz" dedi. Şaylemez sözlerini şu ifadeyle sonlandırdı: "Ablam bu halk için onurlu bir mücadele yürütüyordu. Bu mücadele sürecek. Yüzlerce Kürt genci bu mücadele için sırada. Gerekirse onlardan biri de ben olacağım. Soruşturma dosyasını kapatmak istiyorlar. Buna asla izin vermeyeceğiz" dedi.
Aile fertlerinin konuşmaları 'Şehîd namirin' sloganlar eşliğinde alkışlarla karşılık buldu.
Ardından Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu'nun (ADHK) hem 9 Ocak 2013 hem de 7 Ocak 2015 Charlie Hebdo Katliamı'nı kınayan mesajı okundu.
Devrimci Kadınlar Meclisi de mesaj gönderen kurumlar arasında bulunuyordu.
Miting, Koma Berxwedan'ın devrim ve mücadele şarkılarıyla son buldu.
NİHAL BAYRAM/SELMA AKKAYA/M.ZAHİT EKİNCİ/PARİS