Türk devleti ve kendisine bağlı paramiliter güçler tarafından işlenen katliamlar, eylemlerle kınandı. Maraş Katliamı ve diğer katlimaların, TC'nin 1925'te yürürlüğe soktuğu Şark Islahat Planı'nın bir devam olduğu vurgulandı.

Başta Maraş Katliamı başta olmak üzere Türk devletinin katliam ve insanlığa karşı suçları, Avrupa'nın değişik kentlerinde yapılan eylemlerle protesto edildi. Eylemler, Almanya'nın Köln, Essen, İngiltere'nin başkenti Londra ve Fransa'nın Bordeaux kentlerinde yapıldı.

Almanya'nın Köln kentinde 'Maraş’tan Roboskî'ye, cezaevlerinden Rojava'ya katliamları unutmadık unutmayacağız' sloganıyla Cumartesi günü bir miting yapıldı.

Köln Haupbahnhof Breslauerplatz’da katliamlarda şehit düşenleri anmak için yapılan miting, delil uyandırıldıktan sonra saygı duruşuyla başladı.

Şark Islahat Planı'nın bir parçası

Ardından FEDA adına Jinda Deniz, Maraş Katliamı'nın başta Raye Haq Alevileri (Kürt Alevileri) olmak üzere bölgede can bulan örgütlü ve komünal yaşam değerlerine yönelik gerçekleştiğini ve Şark Islahat Planı'nın bir devamı olduğuna dikkat çekti. Deniz, günümüzde dahi demografik değişimi esas alan politikaların devam ettiğini vurguladı.

MARDEF’ten Salman Ökmen de 1978 yılında Maraş’ta gerçekleşen katliamın, bölgede yaşayan Alevileri hedeflediğini ve bunun devam ettiğini belirtti. Dönemin MİT görevlilerinin olaya ilişkin soruşturma kapsamına alınmadığına değinen Ökmen, bunun katliamı karanlıkta bırakma ve unutturma pratiği olduğunu söyledi.

Roboskî, Taybet Ana, Cezaevi Katliamı...

26'ıncı dönem HDP Milletvekili Nursel Aydoğan da Roboskî Katliamı'nın özünde Kürt katliamı olduğunu vurgulayarak, Kürdistan’da devlet güçlerinin yaptığı katliamlara dikkat çekti.

Aydoğan, 7 gün sokakta bekletilen Teybet Ana şahsında tüm katledilenleri andı. Maraş, Roboskî ve 19 Aralık 2000'deki cezaevlerinde 'Hayata Dönüş' adı altında gerçekleşen katliamların, günümüzde devam ettiğine özellikle vurgu yapan Kürt kadın siyasetçi Ayten Kaplan da "Katliamda yitirilenlerin anısını ancak mücadele bilincini yükselterek yaşatabiliriz" dedi.

Ali Çiçek ve Yücel Köroğlu tarafından yakılan ağıtlardan sonra semah dönülerek eylem sonlandırıldı.

   

Maraş Katliamı Londra'da protesto edildi

Londra'da Maraş Katliamı'nın 41'inci yıl dönümünde bir araya gelen demokratik kitle örgütleri, katliamı protesto ederek, katliamın toplumda bıraktığı derin izlerin hala sürdüğü vurgulandı.

Maraş Katliamı'nın 41'inci yıl dönümü dolayısıyla Londra aralarında Kürt Halk Meclisi, Alevi dernekleri, Gik-Der, Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi ve çok sayıda demokratik kitle örgütünün organizasyonu ile bir eylem gerçekleştirildi. Wood Green Kütüphanesi önünde yapılan eylemde katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşındı.

Katliamı protesto eden sloganların atıldığı eylem de Kürt Alevi Yazar Ali Erdoğan kurumlar adına ortak bir açıklama yaptı. Erdoğan, 41 yıl önce yaşanan katliamın toplum da bıraktığı izlerinin silinmediğini söyleyerek, ''Devletin ırkçı kanadı gelişen Kürt Özgürlük Mücadelesi'ne ve aydın hareketinden rahatsız olan sermaye kesiminin yakın desteği ile bu katliam yapıldı. Bu katliam 12 Eylül faşist darbe planının bir parçasıydı'' dedi.

Erdoğan, katliam politikalarının hala sürdüğünü söyleyerek, devletin ise katliamlarla yüzleşmemesinin yeni saldırıların gelişebileceği anlamı taşıdığını belirtti.

Fransa’nın Bordeaux kentinde de Maraş Katliamı’nı 41'inci  yıldönümünde protesto eylemi düzenlendi. 400 kişi yaptığı yürüyüşle Türk devletinin katliamalarını kınadı.

Yapılan açıklamada "Kürt'ün kaderi katliam değildir, ulusal birlik ile bunun önüne geçilebilir" mesajı verildi. Miting, fırtınadan dolayı, sloganlarla erken bitirildi.

 

HABER MERKEZİ

 
 

Çocuklardan katliamlara tepki

Almanya'nın Essen kentinde çocukların katılımı ile 'Yaşamı ve ekolojiyi koruyun ve savaşı durdurun' sloganı ile bir eylem yapıldı. Kürt Dil Kurumu’nun organize ettiği eyleme 30 çocuk aileleriyle katıldı.

Eylemde "Savaşların neden olduğu, katliamlar yapılıyor. Bizim ülkemizde çocuklar ve doğa yok ediliyor" mesajı verildi.

Avrupa devletlerine karşı Alman ailelerinin de seslerini yükseltmeleri çağrısı yapılan konuşmalarda "Alman devleti Türkiye’ye silah satmasın ki çocuklarımız katledilmesin, doğamız tahrip olmasın" denildi.

Eylemde konuşan Cambridge Üniversitesi’nden Connor Hayes de şunları söyledi: "Sistemler her zaman halklara ve doğaya karşı savaşırlar. Biz Rojava’daki özgür ve eşit yaşamı kendimiz için model almalıyız. Kürtler ve çocukları için daha iyi ilişki geliştirmek için Kürt Enstitüsüne geldim ve Kürtçe dersleri alıyorum."

Eylemde doğa ile barışık oyuncaklar yapıldı ve dağıtıldı. Aileler çocukları ile halay çekti, erbaneler çekti.