Elif SONZAMANCI esonzamanci@gmail.com
Alman Milli Takımı futbolcuları, İngiliz takımları Arsenal oyuncusu Mesut Özil ve Machester City futbolcusu İlkay Gündoğan’ın Erdoğan ile imzalı formalar eşliğinde görüntü vermesi Almanya’da haftanın en çok konuşulan konuları arasına girdi. Zira futbol camiasından, siyasilere kadar birçok kesim tarafından bu görüntüler tepki ile karşılandı.
Futbol diğer spor alanlarına nazaran, toplumsal sinerji yaratan bir spor alanı. Birçok kesimi ortaklaştıran bir sinerji yaratması, elbette futbolculara karşı toplumun biçtiği rolü de farklılaştırıyor. Bir futbolcu, bazen bir ülkenin başbakanından dahi daha fazla gündem yaratabiliyor. O nedenle Özil ve Gündoğan’ın Erdoğan ile görüntü vermesi oldukça ses getirdi. Fakat olumsuz bir açıdan. Yapılan istatistiklerde büyük bir çoğunluk Özil ve Gündoğan’ın tavrını milli futbol açısından talihsiz buldu.
Öyle ki, Almanya Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Annette Widmann-Mauz Londra’daki buluşmayı Alman Futbol Federasyonu’nun kampanyasında savunduğu saygı ve hoşgörü gibi değerlerin tam tersi olduğunu belirtti. Buna paralel olarak Almanya Futbol Federasyonu (DFB) Başkanı Reinhard Grindel de, “DFB, Sayın Erdoğan tarafından yeterince dikkate alınmayan değerleri savunur, Bu nedenle milli futbolcularımızın seçim kampanyası için istismar edilmesi iyi değil. İki oyuncumuzun bu eylemi DFB’nin uyum konusundaki çalışmalarına yardımcı olmadı” diye tepki gösterdi.
Şaşırtıcı, fakat Başbakan Merkel de futbolcuları eleştirenler arasında. Merkel sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada milli takım oyuncularının rol model olduğunu ve Erdoğan ile buluşmasının “soru işaretleri yaratan ve yanlış anlamaya davet çıkaracak” bir durum olduğunu belirtti. Başta söyleyelim: Merkel’in bu kaygısını dile getirmesi oldukça önemli.
Fakat burada bir parantez açıp hatırlatma gereği duyuyoruz: Kasım 2015 seçimlerinden kısa bir süre önce, Merkel Erdoğan’ı ziyaret etmiş, bu ziyaretin AKP’nin seçim kampanyasına cömert bir yardımı olmuştu. Yine referandum öncesi yapılan ziyarette de benzer bir okumaya neden oldu. Bu görüntülere imza atan Merkel’in bu eleştirileri yöneltmesi elbette önemli, fakat geçmişi silen bir adım değil. Bunun için çok daha kararlı yaptırımlar, dolayısıyla pratikler gerekiyor.
İnsanların barış istediği için tutuklandığı, ifade özgürlüğünün olmadığı, farklılıkları yok sayan, tekçi bir zihniyetle aynı karede görüntü vermek kamuoyuna dolaysız, düz bir anlam veriyor. Özil ve Gündoğan’ın verdiği karenin, Türkiye’de Erdoğan’ın sanatçıları çevresinde toplayarak savaş propagandası yaptırtmasından farklı bir yanı yok. Zira Erdoğan sanatçıya da, sporcuya da değer vermiyor. Daha geçen gün sanatçı Pınar Aydınlar havaalanında gözaltına alınarak tutuklandı. Ahmet Hakan’ın hedef gösterdiği yönetmen ve oyuncu Barış Atay ise gözaltına alındı. Amedspor’da oynayan futbolcu Deniz Naki’nin dile getirdikleri nedeniyle başına gelenleri biliyoruz.
Üstelik Erdoğan İngiltere’de de gazetecilere “terörist” demeyi sürdürdü. “Teröristten gazeteci olmaz” dedi.
Elbette böyle bir zeminde kritik bir seçime doğru giderken Erdoğan ile görüntü vermenin ne anlama geldiğini Özil ve Gündoğan’ın hesap ediyor olması gerekir. Bu seçim döneminde AKP ile verilen her kare demokrasi, barış, özgürlük kavramlarına indirilen darbelere katkı sağlamaktır. AKP’nin kanlı politikalarına destek vermektir. Kaygı...
Elif SONZAMANCI esonzamanci@gmail.com
Alman Milli Takımı futbolcuları, İngiliz takımları Arsenal oyuncusu Mesut Özil ve Machester City futbolcusu İlkay Gündoğan’ın Erdoğan ile imzalı formalar eşliğinde görüntü vermesi Almanya’da haftanın en çok konuşulan konuları arasına girdi. Zira futbol camiasından, siyasilere kadar birçok kesim tarafından bu görüntüler tepki ile karşılandı.
Futbol diğer spor alanlarına nazaran, toplumsal sinerji yaratan bir spor alanı. Birçok kesimi ortaklaştıran bir sinerji yaratması, elbette futbolculara karşı toplumun biçtiği rolü de farklılaştırıyor. Bir futbolcu, bazen bir ülkenin başbakanından dahi daha fazla gündem yaratabiliyor. O nedenle Özil ve Gündoğan’ın Erdoğan ile görüntü vermesi oldukça ses getirdi. Fakat olumsuz bir açıdan. Yapılan istatistiklerde büyük bir çoğunluk Özil ve Gündoğan’ın tavrını milli futbol açısından talihsiz buldu.
Öyle ki, Almanya Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Annette Widmann-Mauz Londra’daki buluşmayı Alman Futbol Federasyonu’nun kampanyasında savunduğu saygı ve hoşgörü gibi değerlerin tam tersi olduğunu belirtti. Buna paralel olarak Almanya Futbol Federasyonu (DFB) Başkanı Reinhard Grindel de, “DFB, Sayın Erdoğan tarafından yeterince dikkate alınmayan değerleri savunur, Bu nedenle milli futbolcularımızın seçim kampanyası için istismar edilmesi iyi değil. İki oyuncumuzun bu eylemi DFB’nin uyum konusundaki çalışmalarına yardımcı olmadı” diye tepki gösterdi.
Şaşırtıcı, fakat Başbakan Merkel de futbolcuları eleştirenler arasında. Merkel sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada milli takım oyuncularının rol model olduğunu ve Erdoğan ile buluşmasının “soru işaretleri yaratan ve yanlış anlamaya davet çıkaracak” bir durum olduğunu belirtti. Başta söyleyelim: Merkel’in bu kaygısını dile getirmesi oldukça önemli.
Fakat burada bir parantez açıp hatırlatma gereği duyuyoruz: Kasım 2015 seçimlerinden kısa bir süre önce, Merkel Erdoğan’ı ziyaret etmiş, bu ziyaretin AKP’nin seçim kampanyasına cömert bir yardımı olmuştu. Yine referandum öncesi yapılan ziyarette de benzer bir okumaya neden oldu. Bu görüntülere imza atan Merkel’in bu eleştirileri yöneltmesi elbette önemli, fakat geçmişi silen bir adım değil. Bunun için çok daha kararlı yaptırımlar, dolayısıyla pratikler gerekiyor.
İnsanların barış istediği için tutuklandığı, ifade özgürlüğünün olmadığı, farklılıkları yok sayan, tekçi bir zihniyetle aynı karede görüntü vermek kamuoyuna dolaysız, düz bir anlam veriyor. Özil ve Gündoğan’ın verdiği karenin, Türkiye’de Erdoğan’ın sanatçıları çevresinde toplayarak savaş propagandası yaptırtmasından farklı bir yanı yok. Zira Erdoğan sanatçıya da, sporcuya da değer vermiyor. Daha geçen gün sanatçı Pınar Aydınlar havaalanında gözaltına alınarak tutuklandı. Ahmet Hakan’ın hedef gösterdiği yönetmen ve oyuncu Barış Atay ise gözaltına alındı. Amedspor’da oynayan futbolcu Deniz Naki’nin dile getirdikleri nedeniyle başına gelenleri biliyoruz.
Üstelik Erdoğan İngiltere’de de gazetecilere “terörist” demeyi sürdürdü. “Teröristten gazeteci olmaz” dedi.
Elbette böyle bir zeminde kritik bir seçime doğru giderken Erdoğan ile görüntü vermenin ne anlama geldiğini Özil ve Gündoğan’ın hesap ediyor olması gerekir. Bu seçim döneminde AKP ile verilen her kare demokrasi, barış, özgürlük kavramlarına indirilen darbelere katkı sağlamaktır. AKP’nin kanlı politikalarına destek vermektir.