Soykırımın büyük sembolü Dersim iken günümüzde Roboskî olmuştur…

Dünya her yeni yılı sevinçle karşılarken, her yıl başında Roboskî’li ailelerin yüreği kanar. Adalet arayışı sürerken en çok onların çocukları gülsün diye mücadele ederiz.

Tüm acıları umutla, mücadeleyle ve bir de mizahın gücüyle karşılayan bir halkız. Mizahı basın-yayın alanına taşıyanların “mizah ciddi bir iştir” sözü bile halkımızın mizah yeteneği karşısında hafif kalır. Fakat pek azı mizahı yazıya dökme imkanını buluyor. Bunlardan biri “Terstaqla” lakaplı kıdemli milis Reco’dur.

Yeni Özgür Politika’da yazan bu uzman milis teorisyenine bir önerim, bir de sorum olacak: Zamanımızda kimse uzun yazıları okumuyor. Kendisinden esinlenerek bu yazıyı yazdığım için teşekkür ediyorum fakat yazılarını daha kısa yazmasını önereceğim. Bir de bizim Kayıp Balık Memo’yu soracağım. Çünkü o da uzun metrajlı milislerdendir!

Şimdi ondan genişçe bahsetmesem bu yazı sadece kayıp ilanı gibi bir yazı olarak kalacak.

Balık Memo’nun bütçesiz çizgi filmlere konu olan trajik bir öyküsü var. Niye çizgi film derseniz, balıktır da ondan! Niye bütçesiz olduğunu da anlatayım. Siyah-beyazlı dönemin çizgi filmleri, yaptıkları hasılatlarla anılmazdı. Şimdikilere çok para harcanıyor:

Kayıp Balık Nemo için 94 Milyon Dolar harcanmış. Geliri ise 864 Milyon Dolar. Onun devamı olan Kayıp Balık Dory için tam 200 Milyon Dolar harcanmış; hasılatı ise 1 Milyar Dolar. Bu parayla dünyanın tüm kayıp balıkları bulunabilir, yoksul tüm balıklar doyurulabilirdi. Bu rakamlar Nemo ve Dory’nin balıklar dünyasındaki sınıfsal konumunu ele veriyor. Kimse fakir bir balık için bu kadar masraf yapmaz. Bu rakamlar balıkların “maddi dünya” sının nasıl bir dünya olduğunu da anlatıyor.

Acaba bir Kürt çocuğu da bir balık hikayesi yazıp film yapsa eve ekmek götürecek kadar iyi bir hasılat getirebilir mi diye düşünürken bir de baktık ki filmin adı “Kayıp Balık Memo olsun bari” deyip başlamış ve siyah-beyaz bir çizgi film yapmış.

Memo aslen Vanlı olup deryalar arasında yüzmektedir. Henüz minik bir balık iken, dünyanın en güzel yeri olan Muradiye Şelalesinde yüzmeyi öğrenmiştir. En son olarak filmin son sahnesinde izine rastlanmıştır.

Balıkçı Varon ise Munzur’un oğludur fakat uluslararası sularda avlanacak kadar bazen memleketinden uzaklaşmıştır. Başlangıçta tüm balıklara düşman kesilmiştir fakat Kayıp Balık Memo sayesinde köklü bir kişilik dönüşümüne uğrayacak, aslına dönecektir.

Filmde balık ve balıkçı arasındaki ilişki bazen siyasi, bazen askeri, bazen de felsefik tarzda ele alınmış. “Balık Hafızalı” deyiminin yanlış olduğunu anlatan çarpıcı diyaloglar var.

Balıkçı Varon: Elimden kaçamazsın, en fazla 72 saat içinde yakalayacağım seni!

Memo Balık: Geç bunları, kaç kez duyduk bu masalları; geçen yıl 48 saat ömür biçmiştin, balıkların hafızasız olduğuna inanacak kadar balık milletinin ilminden uzak olduğun belli oluyor…

Final sahnesi etkileyici olmuş. Hayatı boyunca balıkçılardan kaçmaya çalışan Memo ile balık avlamadan yaşayamayan Balıkçı Varon filmin sonunda karşılıklı oturmuş, ellerinde kadehlerle eski dostluklardan bahsediyor, dertleşiyorlar!

Madem ki filmin sonu belli o halde ne diye Memo’nun peşine düşmüş araştırıyorsun diyebilirsiniz. Fakat bu finalin hemen ardından bir final daha var.

Memo Balık, ay ışığında bir tel örgünün altından geçerken görünüyor. Tüm sulara baraj kurduklarından karada milislik yapmaya başlamış! Deryalara, nehirlere kelepçe vurup kurutmaya çalışanları umursamaz bir edayla “bu ne ki, yakında hava milislerimiz bile olacak!” diyor ve sınırı geçtiği gece Türk Genel Kurmayı harekete geçiyor; İHA’ları, F-16’ları kaldırıyorlar.

Yeni yıla üç gün var. Bizim Kayıp Balık Memo uçak seslerini duyunca 35 kişilik bir kaçakçı kafilesinin arasına karışıyor. Birçoğunun henüz çocuk yaşta olduğunu görüyor.

Bu çizgi film kahramanını aralarında gören kaçakçı çocukları hayatlarının en büyük sevincini yaşadıkları an sevinçleri yüzlerinde donup kalıyor. Korkunç ve büyük bir patlamayla film bitiyor. Geride hayalleri kalıyor…

Kapanış jeneriğinde geçen yazılar:

1- Kayıp Balık Memo, Balıkçı Varon’u örgütleyip gerilla saflarına göndermiştir.

2- Çocuklara kıymayın efendiler! Çizgi film de izleyebilsinler!

3- Büyük final henüz çekilmedi!

4- Kayıp Balık Memo’dan haberi olan var mı?

5- Yeni mücadele yılınız kutlu olsun!