HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, sadece kayyum atanan belediyeleri değil, diğer belediyeleri de kazanarak bu kayyumlara cevap vereceklerini söyledi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Saruhan Oluç, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Oluç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün Moldova’ya yaptığı ziyaretine ilişkin, “Erdoğan Moldova ziyaretinde Gagavuz Özerk Türk Bölgesi’ne yönelik önemli belirlemelerde bulundu. Özerklik statüsünün önemine ve bunun Türkiye-Moldova ilişkilerine olumlu etkisini anlattı. Bu kamera şakası değil. Gagavuz Türk Özerk Bölgesi üzerine bu kadar pozitif değerlendirmeler yapan Erdoğan, mesele Türkiye’deki idari yapı ve anadili meselesi gündeme geldiğinde tam tersi bir tutum içindedir. Keşke Türkiye’deki idari yapı tartışmalarında, ‘Bu demokratik bir modeldir, bunu tartışalım, çözüm üretelim’ diyenlere, Erdoğan ‘terörist, bölücü’ damgasını vurmasaydı” dedi.

Erdoğan’ın Moldova’da özerkliği savunduğunu ancak Türkiye’de  özerklik talebini “terörizm” olarak gördüğünü kaydeden Oluç, şunları ifade etti: “Keşke Türkiye’de de aynı siyasi aklı ve cesareti gösterebilselerdi de bugün cezaevindeki insanlar rehin tutulmasaydı. Biz bu konuda ilkesel ve politik bir tutuma sahibiz. Demokratik siyasetin bir gereği olduğunu düşünüyoruz Avrupa Yerel Yönetim Şartı’nı ve özerkliği tartışmayı. 95 belediyemize atanan kayyumların ilk yaptıkları işler iki dilli tabelaları indirmek, Kürtçe isimleri kaldırmak, o belediyelerde o yerel yönetimlerde kadınların özgün ve özerk kurumlarına karşı tutum almak ve yasaklamak olmuştur.

 

Anadilde eğitim niye suç? 

Gagavuzcanın serbest olması ve serbestçe konuşulması güzel de Kürtçenin kullanılması, özgür olması, eğitim yapılması niye suç oluyor? Gagavuz için hak olan Kürt için hak değildir anlayışıdır bu durum. Buna karşı demokratik mücadelemizi sürdüreceğimizi vurgulamak isteriz.”

 

Kürt, yöneticisini seçmesin!

Muhtarların görevden alınmasına dair konuşan Oluç, şunları söyledi: “Bu Amerika’ya karşı, kendisini zor tutan zat (Süleyman Soylu) var ya, 259 muhtarı görevden aldı. 259 muhtarın görevinden alınması tamamen hukuksuzdur ve Anayasa’nın seçme ve seçilme hakkına aykırıdır. Bu muhtarların görevden alınması gerektiren bir durum yoktur. Bir davaları, duruşmaları, soruşturma yoktur. Nedir iddia, iltisak, mensubiyet, irtibat. Ortada olan iddialar, tamamen soyut iddialardır. Asıl mesele nedir? AKP rozeti takmayan, Saray’a biat etmeyen ve Saray’ın davetlerine katılmayan, yerelde insanların toplumsal ihtiyaçlarına cevap veren, demokratik davranan insanlara tahammülsüzlüktür. Yerel seçim öncesi bir mesajdır. Aslında Kürt kendisini yönetecek olanı seçmesin! Mantık budur. Yani ‘şu bölgede Kürt halkı olmasa ne güzel yönetirdik o Kürt illerini’ diyorlar. Halk orada kendisini yönetiyor, iradesine sahip çıkıyor. Halk bunları kendisi seçiyor. Oylarını veriyor, iradesini gösteriyor. Önce belediye eşbaşkanlarını görevden aldınız, belediye meclis üyelerini yargıladınız, şimdi de sıra muhtarlara geldi.”

Seçimleri şimdiden kaybettiler

 İktidarın aslında şimdiden yerel seçimleri kaybettiğini söyleyen Oluç, “Bunun anlamı çok açık. Yerel yönetim seçimlerini kaybettiklerini görüyorlar, ne yapsak bunun önüne geçeriz diyorlar. Ama emin olsunlar bu konuda en güçlü çalışmayı yapacağız. Çok kararlıyız, sadece kayyum atanan belediyeleri değil, geçen dönem kazanamadığımız belediyeleri de kazanarak bu kayyumlara cevap vereceğiz” şeklinde konuştu.

 

ANKARA