SELMAN GÜZELYÜZ / MA/ANKARA
Yerel yönetim bütçelerinin hazineye bağlanmasını değerlendiren Tüm Bel-Sen Genel Sekreteri Yılmaz Yıldırımcı, Kürt kentlerinde uygulanan kayyum sistemine ses çıkartılmadığı için Türkiye'nin her tarafında kalıcı hale getirildiğini söyledi.
Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) Genel Sekreteri Yılmaz Yıldırımcı, 9 Ağustos'ta Resmi Gazete’de yayımlanan 17 sayılı "Tek Hazine Kurumlar Hesabı Kapsamına Alınacak Kamu İdareleri ve Hesapların Belirlenmesi Hakkında Karar" ile birlikte yerel yönetim bütçelerinin hazineye bağlanmasını değerlendirdi. Yapılan değişikliklerle yerel yönetimlerin merkeze bağımlı hale getirildiğini kaydeden Yıldırımcı, "Dünyada ademi merkeziyetçi yönetim şekli benimsenirken, Türkiye'de merkezileşme her alanda kurumsallaşıyor" dedi.
Özerk çalışmalara son
Yıldırımcı, yerel yönetimlerin özerkliğinin tamamen ortadan kaldırıldığını belirtti. "Belediye başkanları, belediye meclis üyelerinin halkla ortak uygulamaya çalıştıkları projeler, yapılmak istenen tüm özerk çalışmalar, söz konusu kararla ortadan kaldırıldı" diyen Yıldırımcı, belediyelerin halkla birlikte karar verme durumunun da ortadan kaldırıldığına dikkat çekti. Yıldırımcı, "Şimdi belediyenin kendi arsası dahil, belediyenin tasarrufunda bulunan ve yapması gereken projelerin tamamı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nda ilgili bir müdürlüğe bağlandı. Müdürlüğün onayı olmadan, belediyelerin kendi içinde bağımsız, halkla birlikte ve özerk proje uygulama yetkileri elinden alındı" şeklinde konuştu.
Bütçe oluşturamazlar
Yerel yönetimlerin kendi içlerinde mali ve bütçe bağımsızlığı yetkisinin de söz konusu düzenleme ile ortadan kaldırıldığını ifade eden Yıldırımcı, şöyle devam etti: "Düzenlemeyle birlikte, Türkiye'deki yönetim sisteminin tamamının tekleştirilmesi maddesi de o kararnameye konuldu. Ve belediyeler kendi bütçelerini oluştursalar dahi, kendi harcama yetkileri olsa dahi, bu merkezi kontrol sisteminin talimatı ve onayı olmadan bir kuruş bile harcamayacak. Dolayısıyla ekonomik, siyasi ve teknik alt yapı başlıkları altında, belediyelerin özerkliği ortadan kaldırıldı. Belediyelerin kuruluş felsefesi gereği halk ile birlikte yönetme, meclislerini, projelerini ve bütçelerini oluşturma yetkileri tamamen ellerinden alınıp Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bağlandı. Nasıl ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanlığı ve oluşturduğu hükümet kabinesi tarafından yönetiliyorsa, tüm yerel yönetimler, alt birimlerde bakanlıklara bağlı birimler tarafından yönetilecek."
Seçimler gereksizleşecek
Düzenlemeyle birlikte zamanla belediye yönetimleri ile belediye başkan seçimlerinin gereksiz hale geleceğini kaydeden Yıldırımcı, belediyelerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde bulunan bir birime bağlanması ile birlikte, belediye yönetimi ve belediye başkanlarının herhangi bir kıymet-i harbiyesinin kalamayacağını söyledi.
Yıldırımcı, şöyle konuştu: "Kayyumlar şuanda bölgede halkın iradesi olan belediyelere el koymuş durumda. Yüzde 90'larda oy alan belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri cezaevlerinde tutuluyor. Belediye meclisleri tam anlamıyla antidemokratik bir şekilde atanmış kişilerce yönetiliyor. Bunlarla birlikte belediye ve halkın ortak kararları doğrultusunda oluşturulan demokratik kurumlar kapatıldı ve ortadan kaldırıldı. Sadece bölgedeki belediyeler mi? Hayır. Şuanda belediyelerin yüzde 60'ı atanmışlar ile yönetiliyor. İstanbul, Ankara, Balıkesir, işte bölgedeki tüm belediyelere kayım atanması yine öyledir. Dolayısıyla bunun kalıcı hale getirilmesi, cumhurbaşkanlığı sistemi çerçevesinde belediyelerin doğrudan Cumhrubaşkanlığına bağlanması ve oradan yönetilmesi söz konusudur."
Şimdi tüm Türkiye’ye
Kürt kentlerindeki belediyelerde yürürlüğe konulan kayyum sisteminin günümüz itibari ile tüm Türkiye'de genelleştiğine dikkat çeken Yıldırımcı, "Türkiye'de genel anlamıyla bakıldığında uygulanan tüm toplumsal politikalar; öncelikle bölge illerinde devreye sokuluyor. Bu yasa da öncelikle Bölgedeki kayımlar ile geliştirildi. Yapılan bu antidemokratik uygulamalara sessiz kalındığı için bugün Türkiye'deki tüm halkların iradesine kısıtlılık getirildi. Bölge illerinde uygulamaya konulan kayyum sistemine ses çıkartılmadığı için bugün kayyum sistemi Türkiye'nin her yerinde yaygınlaştı" dedi.