Amed’de kayyum darbesine karşı eylemin 10. gününe SODAP, Yeşil Sol Parti, ESP, Devrimci Parti, Pir Sultan Abdal Derneği, Alevi Bektaşi Federasyonu başkanları da katıldı. Konuşmalarda, darbeye karşı ortak mücadelenin gerekliliği vurgulandı.

Amed’de konuşan HDP’li Ahmet Şık, hukuksuzluğu onaylamayan ama sessiz kalanlara seslendi: “İstanbul’a, İzmir’e kayyum atanmadığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Üç kente atanan kayyumlar, İstanbul, İzmir ve Ankara’ya da atanmıştır.”

Kayyuma karşı devam eden oturma eyleminin 10. gününde siyasi partiler “darbeye karşı birleşme ve birlikte mücadele etme sözünü” yineledi. Oturma eyleminde sık sık ”Amed ya me ye, şaredarî ya me ye / Amed bizimdir, belediye bizimdir” sloganı atıldı.

Amed, Van ve Mardin büyükşehir belediye eşbaşkanlarının görevden alınması ve yerlerine kayyum atanmasına karşı üç kentte başlatılan oturma eylemleri, 11. gününde. Amed’de HDP milletvekilleri, belediye eşbaşkanları ile yurttaşlar tarafından Büyükşehir Belediyesi hizmet binasına çıkan Lise Caddesi’nde başlatılan oturma eylemi 10. gününde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Dünkü oturma eylemine, Diyarbakır ve Batman Barış Anneleri Meclisi üyeleri, Sosyalist Dayanışma Partisi (SODAP) Başkanı Sezgin Kartal, Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Sinan Tutal, Ezilenlerin Sosyalist Partisi ( ESP) Eşbaşkanı Şahin Tümüklü, Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun, Diyarbakır Mali Müşavirler Odası, Pir Sultan Abdal Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkan Yardımcısı Müslüm Metin ve HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık da katıldı.

Eylem boyunca “Amed ya me ye, rûmeta me ye”, ”Kayyım kaç kaç kaç, Amed halkı geliyor”, ”Em nadizin, em natirsin, em ji dizeka hesap dipirsin”, ”Bijî berxwedana Amed ê”, ”AKP halka hesap verecek”, ”Kayyumlar gidecek, biz kalacağız”, ”Berxwedan jiyan e”, ”Amed ya me ye, şaredarî ya me ye”, ”Gün gelecek devran dönecek, hırsızlar halka hesap verecek” sloganları atıldı. Oturma eylemi sırasında yurttaşlar, serbest mikrofonla kayyumlara ve saldırılara dönük değerlendirme yaptı. Konuşma yapan yurttaşlar, ”Korkmuyoruz, boyun eğmiyoruz. Beraber kazanacağız” mesajları verdi.

 Alevi toplumu yanınızda

“Serbest mikrofon” etkinliğinin ardından Pir Sultan Abdal Kültür Deneği Genel Başkanı Gani Kaplan söz aldı. Kaplan, “Alevi toplumu olarak tüm halkımız, bu darbenin karşısındadır” diyerek, geçmiş seçimlerde partiler arası yapılan koalisyonun kayyuma karşı gösterilen direnişte de olması gerektiğini belirtti. Kaplan, kayyumlara karşı eylemlere katılanlara “Bir kişi dahi kalsanız yanınızda ikinci kişi biz olacağımızı belirtmek istiyorum” diyerek dayanışma mesajı verdi.

Kayyumları göndereceğiz 

Eyleme katılan Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Sinan Tutal da İstanbul’daki tüm demokrasi güçlerinin birlik mesajlarını getirdiğini belirterek, AKP’nin seçimi kaybetme intikamını kısa sürede kayyumlar atayarak belediyelerden almaya çalıştığını söyledi. Tutal, “Bu sürecin tüm demokrasi güçleri ile karşısında durmak zorundayız. Avrupa Yeşiller Partisi Başkanı Monica Frassoni de bugün sürece ilişkin dayanışma açıklaması yapıyor. Birlikte dayanışma içinde olarak kayyumları göndereceğiz” diye konuştu.

   

21. yüzyılın direnen halkı

 Tutal’dan sonra konuşan Sosyalist Dayanışma Partisi (SODAP) Temsilcisi Sezgin Kartal, Büyükşehir Belediyesi’ne atanan kayyumun “Kaldığımız yerden devam edeceğiz” mesajını hatırlatarak, “Nerede kaldınız ki devam edeceksiniz. Suriye’den yediğiniz tokatın acısını Amed’den mi çıkarıyorsunuz? İstanbul’da İzmir’de yediğiniz tokatın acısını Mardin ve Van’dan mı çıkarıyorsunuz” diye sordu. Her şeyin faşizmin yenilgisi ile güzel olacağını dile getiren Kartal, “Her şey direnenlerin sokakta faşizme attığı tokatla güzel olacak. 21. yüzyılın direneni Kürt halkı oldu, size utanmayı da Kürt halkı öğretecek” diyerek konuşmasını bitirdi.

 

 Devlet korkuyor

 Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun ise kayyumlara karşı yapılan eylemlerde bir kadının yerlerde sürüklenmesine rağmen zafer işareti yaptığını belirterek, “Yerlerde sürüklenen ama hala zafer işareti yapan Kürt annesi mi korkuyor, yoksa devlet mi korkuyor. Devlet korkuyor” şeklinde konuştu. Kayyum atamalarına bahane edilen eşbaşkanlık sistemine karşı çıkmalarının nedeninin kadınlardan korkmaları olduğunu ifade etti.

Korku duvarları yıkıldı

 ESP Eşbaşkanı Şahin Tümüklü de Leyla Güven’in başlattığı ve Barış Anneleri’nin sokaklara taşıdığı açlık grevi eylemleri ile korku duvarlarının yıkıldığına işaret ederek şunları kaydetti: “AKP-MHP faşist diktatörlüğü her yerde sıkışmış durumda. Seçimlerde sıkıştı. Suriye’de sıkıştı. Her seçimde bir beka problemi olduğunu söylüyorlardı ya, doğru çünkü kendisi gidecek ve kendisinin gitme problemini beka olarak görüyor. Ancak sen rahat ol, biz seni göndereceğiz.”

Şık, sessizlere seslendi

 Açıklamada son olarak konuşan HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, ülkeye faşist bir mafyanın çöreklendiğini ifade ederek, şunları söyledi: “Siyasal olarak zayıflamış, meşruiyetini yitirmiş, ancak iktidarını yitirmemek için her türlü kötülüğü yapan ve yapmaya hazır olan, bir kötülük örgütü bunlar. Daha önce savaşı dirilterek ülkeyi kan banyosuna çevirenler, bir kez daha halkın iradesini yok sayarak kayyum atadılar. Bugün bu hukuksuzluğu onaylamayan ama sessiz kalanlara seslenmek istiyorum; İstanbul’a İzmir’e kayyum atanmadığını mı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Diyarbakır, Mardin ve Van’a atanan kayyumlar, İstanbul, İzmir, Ankara’ya atanmıştır. Demokrasi mücadelesi her şeyden önce samimiyet gerektirir. Türkiye gibi faşizmin kurumsallaşmaya çalışıldığı bir ülkede ayrıca cesaret de gerektirir. Ancak bilin ki; korkaklar yaşamaz, sadece hayatta kalabilirler. Bu mücadele gelecekleri ve çocukları için veriliyor. Kürtlerin bir şehirde gasp edilen her bir oyu, Türklerin ve diğerlerinin, İstanbul’da yaşayanların, oyunun da gasp edilmesi demektir. Kimsenin iradesi, bir başkasının iradesinden daha üstün değil. Kürtler de sizin kadar yurttaş, sizin kadar seçmendir. Buradan iktidara da bir sözümüz var; sizi de kayyumlarla birlikte göndereceğiz”

Mardin: Susmuyoruz, korkmuyoruz

 

Mardin’deki kayyum protestosu da 11. gününde. Artuklu ilçesinde bulunan Karayolları Parkı‘nda bir araya gelen HDP’lilerin yanına yurttaşların yaklaşmasına izin verilmezken, kaldırımdan geçmek isteyen yurttaşlar da ”Güvenlik çemberi” olduğu belirtilerek, başka yola yönlendirildi. Gazetecilerin alana girmesine izin verilmeyip ”Güvenlik çemberi”nin dışından çekim yapmaları istendi. Bir süre oturma eylemlerini sürdüren HDP’lilerin tepkisi üzerine gazetecilerin alana girmesine izin verildi. 2 saate yakın oturma eylemini sürdüren HDP’liler, bu sırada yoldan geçenlere neden eylemde olduklarını yüksek sesle anlattı. HDP’liler, sık sık sloganlar atarken alana girişlerine izin verilmeyen yurttaşlar alkışlarla, araçları ile geçenler ise korna çalarak eyleme destek verdi. Oturma eyleminin ardından HDP’liler açıklama yaptı.

Urfa Milletvekili Nusrettin Maçin’in konuşması polis megafonuyla yapılan uyarılarla sık sık kesildi. Grup alkışlarla polis uyarılarına tepki gösterirken, polislerin ”Mardin Valiliği’nin yasak kararı olduğu” şeklindeki anonslarına HDP Şırnak milletvekili Nuran İmir, ”Bu kentin valisi yok” sözleriyle cevap verdi. Konuşmasını polisin megafon müdahalesine rağmen sürdüren Maçin, tüm Türkiye halklarına çağrıda bulunarak, ”Kürdistan halklarının iradesine yapılan bu darbeyi kabul etmiyoruz. Kürdistan’da uygulanan talan siyaseti Türkiye’ye yayılacaktır. Eğer direniş büyütülmezse darbe genişleyecektir” diye konuştu. Maçin’in konuşması süresince polis, megafonla müdahale etti.

Açıklamanın ardından grup, ”Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz. Kayyumu tanımıyoruz” sloganlarıyla Mardin HDP İl binasına doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında çevreden uzaklaştırılmak istenen yurttaşlar alkışlarla desteklerini sürdürdü.

Haber hazırlanırken Van’daki eylem de devam ediyordu.

 

AMED/MARDİN

 
 

Gaspı kabul etmiyoruz

   

HDP’yi ziyaret eden DİSK, KESK, TMMOB ve TTB adına konuşan KESK Eşbaşkanı Mehmet Bozgeyik “ortak mücadele” vurgusu yaparak dayanışma duygularını iletti.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), kayyum atamaları nedeniyle Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) dayanışma ziyareti gerçekleştirdi. KESK Eşbaşkanları Aysun Gezen ve Mehmet Bozgeyik, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, TMMOB MYK üyesi ve Yönetim Kurulu İkinci Başkanı Selçuk Uluata, TTB Merkez Konseyi Başkanı Sinan Adıyaman’ı, HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli karşıladı.

Basına kapalı gerçekleşen ziyaret yarım saat sürdü. Ardından heyetler HDP Genel Merkez’inde ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, dört kurumun dayanışma ziyaretlerinin önemli olduğunu belirterek, “Karşı karşıya olduğumuz şey bir darbedir. Kayyuma karşı çıkmak, insan hakları, demokrasi ve hukuk mücadelesidir. Demokrasi ve barış gelene kadar dayanışmamızı, ortak irademizi alanlarda, iş yerlerimizde var olduğumuz her yerde büyüteceğiz” dedi.

 Kayyumları kabul etmiyoruz

 Temelli’nin ardından kurumlar adına KESK Eşbaşkanı Mehmet Bozgeyik söz aldı. Bozgeyik, kayyum atamaları ile belediye eşbaşkanları ve meclis üyelerinin görevden alınmalarını kabul etmediklerini ifade etti. Halkın seçme ve seçilme hakkının gaspı olarak gördüklerini belirten Bozgeyik, “Türkiye uzun süreden beri anayasasızlık süreci ile karşı karşıya. AKP, hukuksuz uygulamalarla anayasaya, hukuka, seçme seçilme hakkına olan inançsızlığı geliştirmek istiyor. Doğal olarak da öteden beri kayyum atamalarıyla Türkiye’deki tüm muhalif kesimlere yönelik baskı uygulamalarını devam ettireceği mesajını veriyor. Bizler Diyarbakır’a, Mardin’e ve Van’a atanan kayyumların geri alınmasını, görevden alınan belediye başkanları ve meclis üyelerinin yeniden görevlerine atanmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

CHP’ye de ziyaret

 DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, öğleden sonra da CHP Genel Merkezi’nde Genel Başkan Kılıçdaroğlu tarafından kabul edildi. KESK Eşbaşkanı Bozgeyik, öncesinde yaptığı açıklamada, görüşmede hukuksuz uygulamaya yönelik ortak bir tutum sergilemeleri gerektiğini ifade edeceklerini söyledi.

 
 

Maçoğlu: Zorbalığa karşı koymalıyız

   

Dersim Belediyesi Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, kayyum atamalarına karşı ivedilikle karşı koymamaları halinde yaygınlaşacağını söyledi.

Amed’de devam eden oturma eylemine önceki gün katılan Dersim Belediyesi Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, halk iradesinin gasp edilmesi olarak değerlendirdiği kayyum atamalarına karşı ivedilikle karşı koymamaları halinde kayyumun tüm partilerin sorunu haline geleceğine dikkat çekti. Maçoğlu, Amed halkının iradesinin politik bir durumla gasp edildiğini ifade ederek, “Bu anlamda hızlı bir şekilde bu karardan geri dönülüp arkadaşlarımızın görevlerine iade edilmesini istiyoruz. Burada Selçuk başkana ve Diyarbakır’a büyük bir haksızlık söz konusu. Bu iradenin kabul görmesi gerekiyor. Burada bir irade var, biz bu iradenin yanında olmaya geldik” şeklinde konuştu.

Demokrasi ve özgürlük sorunu

 Dersim’de olduklarını, ancak yüreklerinin bir tarafının burada olduğunu belirten Maçoğlu, şunları söyledi: “Bugün de yan yana olmanın hasreti var. Yoldaşlarımıza destek çıkmak için aldıkları kararların yanında olmaya geldik. Sorun özgürlük ve demokrasi sorunu. Bugün bize, yarın başka bir siyasete yapılır bu durum. Biz bu ülkeyi sevdiğimizi söylüyoruz. Bir kaç gün önce Kaz Dağları’ndaydık. Oradaki birçok dostumuz, kurumların hepsi, üç belediyeye atanan kayyum meselesini dillendiriyorlar. Aslında farklı yerlerde, farklı alanlarında buna dair bir vicdan söz konusu. Ben bu vicdanın harekete geçeceğini ve kayyumlar meselesine dair bir araya geleceğimizi düşünen biriyim.”

Herkesin sorunu olacak

 Ortada büyük bir haksızlık olduğunu ve bu hatadan dönülmesi gerektiğini vurgulayan Maçoğlu, “Burada kurumlarımıza yönelmelerine hızlı bir şekilde karşı koyamazsak, siyasal anlayışın gelişmişlik meselesinden kaynaklı, gün geldiğinde demokrasi daralmaya başladığında, kayyum herkesin, bütün partilerin sorunu haline gelecektir. Hızlı bir şekilde geriye dönüşlerin başlaması gerekiyor. Türkiye’de tüm demokrasi kurumları, bu haksızlığa ortak vicdani bir sesle karşı çıkması gerekiyor. Halk iradesine karşı gerçekleştirilen bu darbenin gerçekliği yoktur. Hukuk bir kez daha askıya alınarak ayaklar altına alındı” şeklinde konuştu.

Tüm demokratik güçler

 Türkiye’deki tüm demokratik güçleri HDP’nin yanında yer almaya çağıran Maçoğlu, şunları kaydetti: “Muhalif partiler, sendikalar, demokratik kitle örgütleri, HDP ile dayanışma içinde olmalı. Bugün burada yaşananlara gerekli tepki verilmezse yarın aynı şekilde ülkenin diğer kentlerinde yaşanılması kaçınılmazdır. Bu yüzden dayanışma içinde olma ve hep birlikte mücadeleyi büyüterek bu zorbalığa karşı durmak zorundayız.”

 
 

Tek: Kayyum, Kürtlerin inkarıdır

 

Kayyum atamalarının Kürt halkı üzerindeki inkar siyasetinin devamı olduğunu belirten PSK Genel Başkanı Mesut Tek, Kürtlerin iradelerine sahip çıkması gerektiğini söyledi.

Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) Genel Başkanı Mesut Tek ve beraberindekiler, önceki gün Amed Büyükşehir Belediyesi’nin önündeki Elazığ Caddesine çıkan Lise Caddesi’nde devam eden oturma eylemine katıldı. Kayyum atamalarına ilişkin Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan Tek, kayyum atamalarının kanuna ve hukuka aykırı olduğunu hatırlatarak, “Siyasi bir karardır. Kayyum atamaları, Kürt halkı üzerindeki zulmün, asimile ve inkar siyasetinin devamıdır. Legal demokratik çalışmalara saldırıdır. Bu nedenle Kürtler bu karara karşı tepkilerini göstermelidirler. İradelerine sahip çıkmaları gerekmektedir” dedi.

 Verilen kararın Amed halkının iradesini reddetmek olduğunu vurgulayan Tek, “Diyarbakır, Van ve Mardin halkı, kendi iradeleri ile belediye başkanlarını seçtiler. Eğer seçilenler belediyelerden alınacaksa bu ancak halkın kendi iradesi ile sağlanabilir. Büyük bir haksızlık söz konusu” şeklide konuştu.

HDP’nin yanındayız

 HDP’ye ve seçmenlerine destekleri ile her daim yanlarında olduklarını belirten Tek, “Desteğimiz sadece HDP’ye değildir. Biz halkımızın iradesinin de destekçisiyiz. Bundan sonra HDP ile ortak bir noktada buluşmaya ve birlikte çalışmaya hazırız. Önümüzdeki günlerde birlikte çalışabiliriz. Kürt kimliğinin tanınması, demokrasinin yayılması yönelik çalışmalarımız olacaktır” dedi.

Kirli siyasetleri başaramayacak

 Kürt halkının tarih boyunca büyük bir irade sahibi olduğunu ve hakkını istediğini belirten Tek, kayyum atamanın, Kürt halkının özgürlük uğraşındaki yolları kapatıp tüm çabalarını boşa çıkarmaya yönelik bir adım olduğunu söyledi. Bu kirli siyasetin 95 yıldır devam ettiğini hatırlatan Tek, şunun altını çizdi: “Şimdiye kadar bu siyasetlerinde başarıya ulaşamadılar, şimdi de ulaşamayacaklar.”