Avrupa’da yaşayan yurttaşlarımız bizlere önemli bir destek verdiler. Orada yaşayan bazı yurttaşlarımız buranın seçmeni, tarihsel sorumluluklarının gereği olarak gelip oylarını kullanmalarını istiyoruz. Ayrıca burada yaşayan akrabalarını telefonla ikna etmeleri de bizim için hayati önem taşımaktadır. Kayyumun buradan süpürülmesi için bütün Karakoçanlıların oylarına ihtiyacımız var.

 

YA ME YE     DEP 31 Mart’a hazır    -IV-

HABER MERKEZİ

Karakoçan (Dep) belediyesi, 2014 seçimlerinde kazanılmasının ardından ilçede büyük bir coşkuyla başlayan çalışmalar, kayyum atanması sonrasında kesintiye uğradı. Kayyum öncesinde siyasi soykırım operasyonları kapsamında gözaltına alınan Burhan Kocaman ve Cennet Ayık, 2 Ekim 2016’da tutuklandı. Tutuklanan eşbaşkanların yerine DBP’li meclis üyesi Kayısı Bilici, belediye başkanı olarak seçilmişti. 31 Ocak 2017 tarihinde ise ilçe kaymakamı kayyum olarak atandı.

HDP’nin seçimlere hazırlandığı Karakoçan’da engellemeler aday belirleme sürecinde de kendisini gösterdi. Mazlum Doğan’ın ablası Serap Mutlu’nun eşbaşkan adayı olarak gösterildiği Karakoçan’da, adaylığı ilçe seçim kurulu tarafından reddedildi.

HDP’den aday gösterilen belediye eşbaşkan adayları Mahmut Ercan ve Sever Uzun’la seçime az bir süre kala çalışmalarına ilişkin görüştük.

Karakoçan belediyesi de haksız yere kayyum atanan yerlerden biri. Halkın kayyuma tepkisi nasıl?

Sever Uzun: Türkiye’nin son Başbakanı Binali Yıldırım; AKP, MHP ve CHP belediyelerine kayyum atamalarını teknik bir dille açıklamış, ancak HDP’li belediyelere kayyum atanmasını “Onların durumu özel” olarak nitelendirmiştir. İktidar, seçimlerle kazanamadığı şehirleri, özellikle Kürt şehirlerini kayyumlarla gasp etme yoluna gitmiştir. Sabahtan akşama kadar dillerinde pelesenk olan “halk iradesine saygı” söylemlerinin de aslında hiçbir karşılığının olmadığı gün gibi ortaya çıkmıştır.

Diğer tüm şehirlerde olduğu gibi Karakoçan halkı da, kayyum politikasının ne demek olduğunu çok iyi biliyor ve asıl darbenin kendi iradesine vurulmak istediğinin farkında. Bu nedenle de 31 Mart seçimlerinin gelmesini bekliyor. Çalışmalarımızda çok açık bir şekilde görüyoruz ki, halkımız; kayyum politikasını bu şehrin en öncelikli sorunu olarak görüyor ve balyoz olup bu faşizmin kafasına ineceği anı sabırsızlıkla bekliyor. Newroz coşkusundan sonra sel olup akacak olan bu onurlu halk, inanıyorum ki bu politikaların hiçbir karşılığının olmadığını başta AKP iktidarına ve tüm dünyaya gösterecek.

Karakoçan’da ağır baskı ortamında seçimlere gidiyorsunuz? Çalışmalarınıza yönelik ne tür engellemeler yaşanıyor?

Mahmut Ercan: AKP iktidarının en iyi yaptığını zannettiği şey; sürekli korku ikliminde ve kaosun hakim olduğu dönemlerde toplumu kutuplaştırarak seçime gitmektir. Elbette uzun vadede bu kutuplaştırmanın en büyük bedelini AKP iktidarı ödeyecek. Türkiye halkları bu yaşanmaz kutuplaşmanın farkına varacak ve AKP iktidarını “ait olduğu” karanlık çağlara geri gönderecek. Her yerde olduğu gibi Karakoçan’da da iktidar, ileri uç karakolları gibi çalışan AKP il ve ilçe teşkilatları, seçim kurulları ve kayyumlar çalışmalarımızı engellemek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.

Biliyorsunuz daha önceden çalışma arkadaşım olan Mazlum Doğan’ın ablası Serap Mutlu’nun adaylık başvurusu tamamen gayrı hukuki yollarla iptal edildi. Bu sürecin böyle olacağı Serap Mutlu’nun adaylık başvurusu yaptıktan sonraki süreçte gözaltına alınmasından belliydi. Uydurma bahanelerle arkadaşımızın adaylık başvurusu reddedildi ve kendi yasalarına göre bile kullanmamız gereken haklarımız bize kullandırılmadı. Sürekli halkımıza gözdağı verilerek, çalışmalara katılan arkadaşlarımızın gözü korkutulmaya çalışılıyor. İşkur üzerinden işe alınan çalışanlar, mitinglerimize katıldıkları için işten çıkarılmakla tehdit ediliyorlar. Seçim araçlarımız köylerde dolaşırken, askerler tarafından önleri kesiliyor ve çalışan arkadaşlarımızın gözü korkutulmaya çalışılıyor. Türkiye toplumunu sindirmek için her gün avaz avaz bağıran ağababaları gibi burada da toplum içine kapatılmaya çalışılıyor ve HDP terörize edilmeye çalışılıyor. Ancak bunun hiçbir işe yaramadığı 9 Mart 2019 tarihinde düzenlediğimiz ve eş genel başkanımız Sayın Sezai Temelli’nin katıldığı seçim buluşmamızda ortaya çıktı. Karakoçan’ın onurlu halkı akın akın alana aktı ve tüm değerlerini o gün büyük bir kararlılıkla savundu.

Siz sahada, her gün halkla iç içe olan biri olarak halkın iktidar ve uygulamalarına olan tepkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sever Uzun: Bu iktidar toplumsal barışı yıktı. Tüm toplumu kendinden olanlar ve olmayanlar diye kutuplaştırdı. Ayrımcılık üzerinden toplumsal farklılıkları, hatta komşuları bile karşı karşıya getirerek insanları birbirine düşmanlaştırdı. Türkiye toplumu her gün bas bas bağıran, sürekli tehditler ve hakaretler savuran yöneticilerden bıktı. Artık onların seslerini duymaktan yoruldular. Her gün halkımızla beraberiz ve buradaki halkımızın en çok konuştuğu konu, kayyum politikası ve iktidarın bu saldırgan tavrı. Kendi temsilcilerine saldırılmasından, kazandıkları ve örnek bir şekilde yönettikleri yerel yönetimlerin ellerinden zorla alınmasından hiç hoşnut olmayan bir halk var burada. Herkes kayyum politikasına karşı öfkeli, hatta burada AKP adına seçim çalışması yapanlar bile bunu savunamayacak durumdalar ve kitle çalışmalarını genelde kapıları çalmadan yapıyorlar. Çünkü insanlarımız bu yönlü tepkilerini net olarak onlara ifade ediyorlar ve cevap vermeleri mümkün olmadığı için çalışmalarını kapalı kapılara yapıyorlar. Elbette bu tepkinin bir de sandığa yansıyacağı bir zaman olacak. Bunun tarihi de 31 Mart akşamıdır. Halkımız daha önce özgür iradesiyle seçtiği ve yönetme yetkisini kendi adına verdiği HDP’yi tekrardan burada iktidara getirecektir.

Seçilirseniz yerinize kayyum atanacağı söylemi kullanılıyor mu? Kampanyanız ne tür söylemlerle engellenmeye çalışılıyor?

Mahmut Ercan: Biliyorsunuz, HDP’nin kazanma ihtimalinin neredeyse kesin olduğu yerler için daha seçim çalışmalarının başladığı ilk zamanlarda bile cumhurbaşkanı ve içişleri bakanının ağzından tekrardan kayyum atanacağına dair söylemler kullanıldı. Onlar düşmanlaştırmakla, insanların gözünü korkutmakla ve 7 Haziran sürecinden sonra baskı ve zulümle oy alacaklarına inanıyorlar. Hatta o kadar çok buna inanmış vaziyetteler ki, seçim stratejilerinin omurgasını saldırganlık ve ayrıştırma üzerine kurdular. Ancak dikkat ederseniz artık iktidar bile bu söylemi kullanmaktan vazgeçti. Bu şu anlama geliyor; hem bunun sürdürülemeyeceğini biliyorlar hem de bunun bir işe yaramadığını ve yaramayacağını anladılar.

Elbette Karakoçan’da da hem iktidar partisi ve özellikle de Millet İttifakı’nın bünyesinde yer alan Saadet Partisi adayı “HDP kazanırsa kayyum gelecek” söylemini ilk başlarda çok fazla kullandı. Hala da özellikle yurtsever çevrelerin oyunu alabilmek için kullanmaya devam ediyor. Ancak bu söyleme karşı Karakoçan’ın demokrat, yurtsever ve mücadeleci halkı “biz kayyumu buradan gönderelim de, isterlerse 5 dakika sonra kayyumu tekrar atasınlar” duruşunu ortaya koydular. Tabi ki halkımız bunun işe yaramayacağını biliyor ve 31 Mart’ta sandık başına giderek ‘Biz’leri 5 yıllığına seçeceklerinin iradesini sokakta, alanlarda ve çalışmalarda net bir şekilde ortaya koyuyorlar. Rakiplerimizin en çok kullandığı söylem bu oldu ama işe yaramadıklarını anladıklarında vazgeçtiler. Kimse bu halkı apolitik bir halk ya da TV’den bas bas bağırdıklarında korkup oyunun rengini değiştirecek bir halk olarak görmesin. Halkımızı küçümseyen herkes kaybetmiştir ve kaybedecektir.

Kayyumun ne tür uygulamaları oldu?

Sever Uzun: Genel olarak kayyumların ilk işleri çok dilli tabelaları indirmek, Kürt halkının değerleri olan insanlar için yapılan anıtları yıkmak oldu. Kürt kültürüne, Kürt diline ve Kürt olmaya ilişkin ne varsa yok edilmeye çalışıldı. Kürtçe yayın yapan radyo, televizyon ve gazeteler KHK’ler ile kapatıldı. Belediyelere bağlı Kürtçe eğitim veren ilkokul ve kreşler kapatıldı. Kadın dernekleri başta olmak üzere, demokratik kitle örgütleri kapatıldı. Kürt halkının tarihine ait olan, sanat eserleri ve tarihi yapılar yıkıldı. Kürtlerin toplumsal, kültürel ve siyasal hafızası bütün Kürt kentlerinde yok edilmeye çalışıldı.

Mahmut Ercan: Kayyum ilk geldiği an, iktidar gücünü de arkasına alarak burada daha önce HDP’li belediyemiz tarafından hazırlanmış ama İller Bankası tarafından kaynak aktarılmadığı için ertelenmek zorunda kalan, daha sonra da kayyum atandığı için yarıda kalan projelerimizi bir bir hayata geçirip, burada iktidar çalışıyor algısı yaratmak istemiştir. Ancak bu projeleri kendi yandaşlarına peşkeş çektiği için Karakoçan Belediyesi’ni boyunu aşan bir borcun altına sokmuştur. İçinde olduğumuz ekonomik durumda göz önüne alındığında bunun sürdürülebilir bir şey olmadığı açıktır. Kayyum buraya ilk geldiği an kadınlar için oluşturulmuş Tekstil Atölyesini ve açılışı gerçekleştirilen Gençlik Merkezi’ni lağvetti. En son yaptıkları olay da şehrin merkezine ve kültürüne hiç uygun olmayan Osmanlı Tuğraları ile bezeli bir anıt koymak oldu. Karakoçan halkının ne böyle bir talebi ne de böyle bir ihtiyacı vardır.

       

Seçim gününe ilişkin başka illerde bulunan Karakoçanlılar nasıl gelip oy kullanabilirler?

Sever Uzun: Bilindiği üzere HDP’nin bütün il ve ilçe yönetimleri orada ikamet etmek zorunda olan ama seçmen kaydı burada bulunan; mevsimlik işçilerimizi, öğrencilerimizi, yazın burada yaşayan halkımızı taşımak için genel bir çalışma yapıyor. Oy kullanmak için Karakoçan’a gelmesi gereken seçmenlerimizin HDP il ve ilçe teşkilatlarına giderek Karakoçan’a gelmek için isimlerini yazdırmalarını istiyoruz. İsimlerini yazdırdıkları taktirde oradaki arkadaşlarımız mutlaka onları buraya getirip, tekrar gitmesi gereken yerlere geri götüreceklerdir. Ayrıca buradan da başka şehirlere gitmek isteyen seçmenlerimizi, oy kullanacakları yerlere bizler göndereceğiz. İlçe teşkilatımıza gelip isimlerini yazdırmaları yeterli olacaktır. Bütün Karakoçanlılardan rica ediyorum, mutlaka gelip oylarını kullanıp iradelerini sandığa yansıtsınlar. Bir oyla çok şeyin değişeceği bir süreçten geçiyoruz, hiç kimse ama hiç kimse seçimin kaderinin onun elinde olduğunu unutmasın. Kayyumun buradan süpürülmesi için bütün Karakoçanlıların oylarına ihtiyacımız var.

Avrupa’daki Karakoçanlılar seçim çalışmalarına destek veriyorlar. Onlara bir çağrınız veya mesajınız var mıdır?

Mahmut Ercan: Avrupa’da yaşayan yurttaşlarımız bu seçim sürecinde bizlere önemli bir destek verdiler ve seçim gününe kadar da desteklerini esirgemeyeceklerine inanıyoruz. Öncelikle bu destekleri için kendilerine halkım ve çalışma arkadaşlarımız adına teşekkür ederim, saygılarımı iletirim. Biz düzen partileri gibi gücünü merkezden alan bir sistem partisi değiliz. Kolektif çalışan, herkesin kendini iradesiyle ve tarihsel sorumluluğunun farkında olarak çalışmalarımıza kattığı bir halk hareketiyiz. Avrupa’daki yoldaşlarımız da bunun gerçeğini bilerek bu süreçte her anlamda bizlere desteklerini sundular. Bizim için dayanışma geceleri düzenleyip, seslerimizi Avrupa’da duyurdular. Çalışmalarının önemi ve katkısı kesinlikle yadsınamaz. Onların orada yaptıkları çalışmalar bizi kazanmaya bir adım daha yaklaştırdı ve kazandığımız zaman bunda çok büyük emekleri olacak.

Son olarak oradaki arkadaşlarımıza önemli bir çağrım olacak. Orada yaşayan bazı yurttaşlarımız buranın seçmeni, tarihsel sorumluluklarının son aşaması olarak gelip oylarını kullanmalarını istiyoruz. Sizin aracılığınızla buradan onlara çağrımızdır. Ayrıca burada yaşayan akrabalarını telefonla ikna etmeleri de bizim için hayati önem taşımaktadır. Biz onların bu yönlü çalıştıklarının elbette bilincindeyiz ama tekrar etmekte fayda var. Son güne kadar yapabilecekleri her şeyle yanımızda olmaya devam etsinler. Kendimizi de, kentimizi de biz yöneteceğiz. Tekrardan yoldaşlarımı tüm devrimci duygularımla selamlıyorum.

Seçim gününe ilişkin bir çağrınız var mıdır?

Sever Uzun: 31 Mart gününe kadar bizler, kazanacağımıza olan inancımızla hiç durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Ama artık tüm dünyanın da, Karakoçanlıların da 2004 yılında tecrübe ettiği üzere sandık güvenliği konusu çok önemli. Bu yüzden her seçmenimizi, seçimin adil ve demokratik şekilde sonuçlanması derdi olan her arkadaşımızı seçim günü sandıklarda müşahit olarak, sandıkları sahiplenmeye çağıyorum.

Mahmut Ercan: Biz en başından beri seçimleri hep iki aşamadan ön gördük. İlk olarak halkımızla belediyemizi geri almak ve kayyumu buradan göndermek. Diğeri ise seçim günü sandık güvenliğini sağlamak. Çünkü seçim sadece alanda kazanılmıyor ve karşımızda her türlü seçim hilesini yapacak kirli bir iktidar var. O yüzden eş başkan arkadaşımın çağrısını bende yinelemekte fayda görüyorum. Herkes seçim günü sandık güvenliğini sağlamak adına müşahit olmalıdır. Herkesten talebimiz ve isteğimiz sandıkların güvenliği için müşahit olmalarıdır.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Sever Uzun: Kazanacağımıza olan inancımız tamdır. Çünkü haklıyız, haklı olduğumuzu bilen bir halkımız var. Bu yüzden de mutlaka kazanacağız. Herkesi bu inancın etrafında kenetlenmeye ve inanmaya davet ediyorum. Kayyumu ait olduğu yere geri göndereceğiz.

Herkes şunu bilsin ki; bizler buradaki herkesin belediye başkanları olacağız ama diğer partilerden farklı olarak bu belediye herkesin belediyesi olacak. Karar alma mekanizmalarından tutun, projelere kadar bu şehrin yapısına ve kültürüne aykırı hiçbir çalışma yapmayacağız. Her şeyden önemlisi “kadın özgürlükçü belediyecilik” yapacağız.

Mahmut Ercan: Kayyum bir gasptır. Halka ait olan iktidarın gasp edilmesidir ve inanıyorum ki halkımız bunu kendisine reva görenlerden hesabını 1 Nisan sabahı ile sormuş olacaktır. Halkımızın nasıl bir yönetim istediğini biliyoruz. Herkese “eşit hizmet” vereceğiz. Asla ayrımcılık yapmayacağız. Halkın iradesine, her türlü farklılığa saygı göstereceğiz. Kimseyi dışlamayacağız ve tüm farklılıkları zenginliğimiz kabul edip halkımızın yönetime katılmalarının önünü açacağız. Özetlemek gerekirse Karakoçan’ı, Karakoçanlılarla beraber yöneteceğiz. Azınlıkların değil, herkesin belediyesi olacağız.

DEP YA ME YE!

   
 

Sever Uzun kimdir?

 

1975 yılında Adıyaman’ın (Semsur) Çelikhan ilçesinin, Pınarbaşı (Bulam) kasabasında dünyaya geldim.1993 yılında ailem Adana’ya göç etti, o zamandan beridir orada yaşıyorum. Evli ve iki çocuk annesiyim. Uzun yıllardır, partimizin çeşitli kademelerinde aktif olarak siyaset yapıyorum. Daha çok kadın mücadelesinde önemli görevlerde yer aldım. 24 Haziran seçimlerinde HDP Adana milletvekili adayı olarak seçim çalışmalarımı yürüttüm. Hali hazırda Karakoçan (Dep) HDP eş başkan adayı olarak seçim çalışmalarımı yürütüyorum.

   
 

Mahmut Ercan kimdir?

 

1955 yılında Karakoçan’ın (Dep) Bulgurcuk (Yığ) köyünde dünyaya geldim. Evli ve dört çocuk babasıyım. Hayatımın uzun bir bölümünde Bingöl (Çewlîk) ve Elâzığ (Xarpet) şehirlerinde yaşadım. Eş başkanlık başvurusu yapmadan önce HDP Yönetim Kurulu Üyesi görevimi sürdürüyordum. Karakoçan için söyleyecek sözüm olduğu için ve kayyum politikasına duyduğum tepkiden kaynaklı; 2019 yılında Karakoçan ilçemize eş başkanlık aday başvurusunda bulundum ve hali hazırda Karakoçan HDP eş başkan adayı olarak çalışmalarımı yürütüyorum.