
Kanunun hedefinin DBP’li belediyeler olduğunun altını çizen Kadirhan, “Söz konusu kanun, daha önce Meclis’e getirildiğinde, dört partinin uzlaşması ile tasarıdan geri çekildi. Ancak, hemen ertesinde temkinli olmak gerektiğini söylemiştik. Hükümet, bu işten vazgeçtiğini deklare etmediği sürece, KHK ile tasarıyı yasalaştırma ihtimalinin söz konusu olduğunu belirtmiştik. Nitekim de öyle oldu” dedi.
Güle oynaya çalışamayacak
Bu uygulamayı kabul etmeyeceklerinin altını çizen Kadırhan, “Kayyum öyle güle oynaya belediyede oturamayacak. Güle oynaya çalışamayacak. Halk da bu kayyumu kabul etmeyecek. Sonuna kadar bu kararlar karşısında direneceğiz” diye konuştu.
12 Eylül’de bile yaşanmadı
HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen, “Parlamentodan geçmeyen her şeyi istedikleri gibi KHK yoluyla bir müeyyideye, bir uygulamaya dönüştürebilecekler. Bu kabul edilebilir bir durum değil” dedi. 12 Eylül 1980 askeri darbe döneminde bile böyle bir uygulamanın yapılmadığına dikkat çeken Bilgen, “12 Eylül darbesinde bile belediye başkanı görevden aldığında, Meclis içinde çözümler ve formüller geliştirilirdi. Buna bile ihtiyaç duyulmuyor. Bu halkı yok saymak. Oradaki seçmeni hiçbir şekilde bir tercih yapamaz pozisyonda görmektir” şeklinde konuştu.
Gasp yasası ile yerel seçimlerin de hiçbir anlamının kalmadığına işaret eden Bilgen, “Sonuçta mallarını satmaktan, meclis üyelerini görevden almaya kadar bu denli aşırı bir yetki kullandığınızda seçim hiçbir şekilde anlamı olmayan bir ritüelden ibaret kalıyor” diye konuştu.
2 Eylül darbesi
HDP Grup Başkan Vekili İdris Baluken, belediyelere yönelik kayyum düzenlemesine ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Darbe düzenlemesi olarak değerlendiren Baluken, “15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye 2 Eylül darbesi ile güne uyanmıştır” dedi. KHK ile belediyelere kayyum atanmasını halk idaresine darbe olarak değerlendiren Baluken, “12 Eylül’de bile böylesi olmadı. Belediyelere kayyum ile yerel seçimler de anlamını yitirmiştir. Sonucunu beğenmediği bir seçimi kayyumla iptal edebilecek” diye belirtti.
AKP savaşı kutsuyor
Kararname ile Barış İçin Akademisyenler bildirisine imza atan akademisyenlerin de üniversitelerden atıldığına dikkat çeken Baluken, şunları söyledi: “Barışa imza atan akademisyenlerin neredeyse tamamının görevden alınması, savaşı kutsayan bir uygulamadır. Hacettepe Üniversitesi’nde kök hücre nakli yapılan bölüm kapandı. Çünkü oradaki tek hoca KHK ile görevinden uzaklaştırıldı. Binlerce demokrat kamu emekçisi, AKP ile Gülen ortakken görevden alınıyordu. Ortaklık bitmiş, yine görevden alınıyorlar.”
HABER MERKEZİ