Hem Fethullah Gülen örgütü hem AKP, seçimleri bir varlık yokluk olarak değerlendirdi. Erdoğan yönetimi, yolsuzluk, rüşvet, sansür, yargıya baskı gibi tüm suçlarını sandıkta aklayacağı bir dönemeç olarak ele aldı.
Önceki seçimlerde aldığı oy oranı ile 'yenilmezlik' psikolojisine giren AKP hem Gezi direnişi hem de 17 Aralık süreciyle birlikte toplumu kutuplaştırdı. Erdoğan bunu bilinçli bir şekilde yaptı. Tabanını ideolojikleştirerek, tabiri caizse arkasını sağlama alarak bu sürece girmek istedi. Ancak bu aşırı kutuplaşma ülkeyi tehlikeli bir sürece de getirmiş durumda. Kaset ve belgelerle sürece yön vermeye çalışan cemaatin de ciddi bir 'güç biriktirdiği', ittifaklarını yeniden kurduğu görülüyor. Bu nedenle cemaatin seçimden sonra uluslararası bağlantılarını daha fazla seferber edeceği görülüyor.
30 Mart yerel seçimleri, Kürdistan'da ise Kürt Halk Önderi Abdullah Ocalan'ın 2013 Newroz'u ile başlattığı çözüm sürecinin geleceği ve Demokratik Özerkliğin inşası açısından hayati öneme sahip bir seçim olarak tarihe geçti. Doğrudan demokrasi ve yerel yönetimler, Kürt Özgürlük Mücadelesi'nin stratejisinin temel taşı niteliğinde. Bu seçimlerle birlikte Demokratik Özerkliğin inşasında büyük bir zemin elde edilmiş durumda. Nitekim KCK yürütme Konseyi Üyesi Sabri Ok'un "4 Büyükşehir, 4 Kanton" şeklindeki formülasyonu aslında bu stratejiyi ifade ediyor.
Ayrıca ilk kez bir yerel seçim sınırları aşarak, diğer bir parçadaki Kürtleri ve bölgeyi birebir ilgilendiriyor. Bu yerel seçimlerin sonuçları Rojava'daki Kürtlerin mücadelesini ve AKP'nin Suriye politikasını de ciddi şekilde etkileyecek. Bu seçim aynı zamanda Kürtlerin statü sahibi olmasını engellemeye çalışan, kazanımlarını ortadan kaldırmak isteyen AKP'nin bundan sonraki politikalarını da belirleyecek.
Türkiye'de kartlar yeniden dağıtılıp, ittifaklar yeniden şekillenirken, seçim sonuçlarının birçok yeni tartışmayı da beraberinde getireceği görülüyor. Ama bu seçim sürecinin Kürtler açısından kesin olan bir sonucu var; bu da Kürtlerin büyük bir iç barışı yaşadıkları, Demokratik Özerkliği adım adım inşa ettikleri gerçeğidir. Eşbaşkanlık sistemini hayata geçiren Kürtler sadece Türkiye değil tüm Ortadoğu'ya demokrasiyi öğretiyor. Seçim öncesinde ortaya çıkan birlik ruhu, özveri, mücadele ve kendi kendini yönetme tecrübesi her yönüyle Kürtlerin kazandığını ispatlamaya yetiyor.
Kazanılmış seçim
Kürdistan ve Türkiye'de halk geleceğini belirlemek üzere oy kullandı. Kuşkusuz bu seçimler, cumhuriyet tarihinin en büyük iktidar savaşının yaşandığı seçimler olarak tarihe geçmiş durumda. Seçimleri, AKP hükümeti ve muhalefet, yerel seçimden çok, bir güven oylaması olarak gördü.