Amed'de 1993-1999 arasında Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi'nin (JİTEM) kullandığı bina ile Diyarbakır Kapalı Cezaevi ve Adliye Sarayı'nın bulunduğu Saraykapı'da 5 gündür devam eden kazıda bulunan kafatası sayısı 11'e çıktı. Kemiklerin inceleme için İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderileceği öğrenildi. "Kemikler yakınlarımıza ait olabilir" diyerek İHD'ye başvuran ailelerden de DNA örneği alınarak, soruşturmayı yürüten Diyarbakır Özel Yetkili Savcılığı'na teslim edilecek.

Tanrıkulu alanı inceledi
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, kazı alanında yaptığı incelemenin ardından yaptığı açıklamada, "Eskiden yeraltı zenginliklerimizle övünürdük. Artık yeraltının bir parçası faili meçhul cinayetler oldu" dedi. Tanrıkulu, bölgenin geniş bir araştırmaya tabi tutulması gerektiğini söyledi. Savcılığın soruşturmayı sürdürdüğünü ve gizlilik kararı aldığını belirten Tanrıkulu, bu tür soruşturmaların kamuoyuna açık yapılması gerektiğini dile getirdi.

Zamanaşımı kaldırılmalı
Tanrıkulu, "Bu tür soruşturmalar bakımından gerçek faillerin ortaya çıkması için faillerin korunmasını sağlayacak mekanizmaların yani zamanaşımı sürelerinin, ceza yasasından çıkarılması lazım. 90'lı yılların temel failleri, 2010-15 yıllarını bekliyor. Yani 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasını bekliyorlar. Ceza yasasında bu tür suçlarla ilgili zamanaşımının kaldırılması konusunda Meclis'te bir çalışma yapılmalı" dedi.

Savcılar burayı denetlemezdi
Tanrıkulu, eskiden Jandarma ve Adliye binası olarak da kullanılan bölgede geçmişte savcıların gözaltındaki kişilerin denetimini yapmadığını söyledi. O dönem buradan işkence seslerinin de duyulduğunu söyleyen Tanrıkulu, Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı ile jandarma komutanlığının arasında 20 metre olmasına rağmen yine de işkence yapıldığını ifade etti.

Dua edecek bir mezar istiyorlar
Tanrıkulu, "Yüzlerle ifade edebileceğimiz kayıp vakası var. İnsanlar dua edecekleri bir mezar arıyor. Bu binaların içerisinde ne var, ne yok, gömülmüşler mi? Gömülmemişler mi? Bilemiyoruz. Yasama organın yargı dışında zaman aşımını beklemeden kalıcı bir komisyon kurması lazım. Bir yasal zemin hazırlaması lazım ki bu olaylar açığa çıksın. Failler yer göstersin ki bu olaylar ortaya çıksın" dedi.


AMED




Babamın kemiklerini istiyoruz!


JİTEM itirafçısı Abdulkadir Aygan'ın "JİTEM'e giren canlı çıkmazdı. Kuşkulandıklarımızı, suçlu olsun olmasın JİTEM'e çeker, sorgular, infaz ederdik" itiraflarıyla işaret ettiği JİTEM'in eski merkez üssü, bugüne kadar incelemeye tabi tutulmazken, restorasyon için yapılan kazılarda 11 kişiye ait kafatasının bulunması JİTEM üssünü tekrar gündeme getirdi. Haberler üzerine çok sayıda kişi, "kaybedilen yakınlarımızın belki kemiklerini buluruz" umuduyla İHD'ye başvurdu.
JİTEM elemanlarının 1997'de kaçırdığı 73 yaşındaki Fikri Özgen'in oğlu Nevzat Özgen de İHD'ye başvurarak, "Ölü de olsa kemik de olsa umutsuzluktan umut gibi bir şey bizimkisi. O karanlık dönemin yargısız infazları ortaya çıksın istiyoruz" dedi. Fikri Özgen 28 Şubat 1997'den bu yana kayıp. Oğlu o sabahı ve sonrasını şöyle anlatıyor. "Kulp'a bağlı Yeşilköylüyüz aslen biz ancak köyümüz yakıldıktan sonra Diyarbakır'a göç etmek zorunda kaldık. 2 kardeşim PKK saflarında olduğu için sürekli tehdit ediliyordu babam. JİTEM elamanları her gördükleri yerde babamı sıkıştırıyorlardı. Takip ediliyordu sürekli.  2 defa evimize TİT ve Hizbul Kontra imzasıyla tehdit mektupları geldi ve ardından babam kaybedildi. Astım hastası olan babam o sabah ilacını almak için evden çıktı ve bir daha gelemedi. Babam Toros marka bir araçla gelen telsizli 4 kişi tarafından kaçırılmış. Babamın zorla götürüldüğünü görenler de olmuş. Bütün resmi kurumlara başvurduk. Cumhuriyet Başsavcılığı'na, DGM'ye, Alaya, Emniyet Müdürlüğüne fakat hiç bir yerde ona dair bir bilgiye ulaşamadık. Ağız birliği yapmışçasına kendilerinin almadıklarını söylüyorlardı. Biz süreci yargıya taşıdık. Buradan da herhangi olumlu bir sonuç alamadık. Sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurduk. 2005 yılında dava AHİM'de sonuçlandı. Türkiye tazminata mahkum edildi."

Aygan: Yüzbaşı Zahit Engin öldürdü

Abdulkadir Aygan'ın, itiraflarında babasının JİTEM'de yüzbaşı olarak görev alan Zahit Engin tarafından öldürüldüğünü söylediğini anlatan Nevzat Özgen, "JİTEM'ci Aygan itiraflarında 'Fikri Özgen oğlu kırsalda olduğu için JİTEM tarafından kaçırıldı' diyor. Çanakkaleli Zahit Engin adında bir yüzbaşı tarafından öldürüldüğünü söylüyor. Yeri söylemiyor. Ama Zahit Engin tarafından infaz edildiğini söylüyor. Daha sonra Cemal Temizöz ve Kamil Atak olayında bunların yargısız infazlarına ilişkin Abdulkadir Aygan'ın haricinde Abdulhakim Güven'in de savcılığa vermiş olduğu itiraf dilekçelerinde yine babamdan söz ediliyordu" diyerek, bu itiraflar üzerine yeniden savcılığa başvurduklarını, ancak şu ana kadar hiçbir gelişmenin yaşanmadığını belirtiyor.
Amed'de İHD ve kayıp yakınları tarafından her hafta düzenlenen "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" eylemine katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Avukat Sezgin Tanrıkulu bölgedeki cinayetlerin devlet eliyle işlendiğini belirterek, "Fikri amca (73 yaşındaki Fikri Özgen) kaçırılmadan 2 saat önce DGM'de JİTEM odasındaydı. Savcıya gittim. Savcı, 2 dakika önce JİTEM odasına gelmiş olsaydı, Fikri amca kaybedilmeyecekti" demişti.


 NAZAN SALA/DİHA/AMED