Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile avukatlarının 2 Mayıs’ta yaptığı görüşmenin kamuoyuna deklare edilmesi ardından yazılı bir açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, iç ve dış kamuoyunun baskısını kaldırmak ve direnişi zayıflatmak için avukatların İmralı’ya gidişinin planlandığını bildirdi.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, büyük zindan direnişi, 31 Mart yerel seçimleri, Kürt anaları şahsında tecride karşı direnişin, AKP-MHP faşist iktidarını Türkiye’yi yönetemez hale getirdiğini belirterek, tecride karşı direnişin Kürt anaları şahsında yükselmesi sonucu 8 yıl sonra avukatların İmralı’ya gidişine izin verildiğini kaydetti. Eşbaşkanlık, şunun altını çizdi: “Ancak Öcalan ile görüşmede not tutmalarının engellenmesi, diğer tutsakların görüştürülmemesi ve açlık grevlerinin talebi olan tecridin kaldırılarak özgür yaşar ve çalışır talebinin karşılanmaması, bu görüşmenin bir defalık ve iktidarın üzerindeki kamuoyu baskısını azaltmaya yönelik olduğunu ortaya koyuyor.”
Öcalan ve yanındaki tutsakların, direnişi haklı bulup saygı duyduğunu, ölümle sonuçlanacak noktaya gelmemesini isterken bizzat iktidara ve bu tecridi uygulayanlara da bir çağrı yaptığını anımsatan Eşbaşkanlık, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Avukatların söylediklerinden anlaşılmaktadır ki, tecrit kalkmamış, direnişçilerin talepleri karşılanmamıştır. Sadece tecridi kırma direnişinin yarattığı iç ve dış kamuoyunun baskısını kaldırmak ve direnişi zayıflatmak için avukatların İmralı’ya gidişi planlanmıştır. Nitekim açlık grevi direnişçileri daha önce Önder Apo’nun kardeşinin İmralı’ya gitmesinin tecridin kalkması anlamına gelmediğini söyledikleri gibi bu avukat görüşmesinin de tecridin kalktığı anlamına gelmediğini vurgulayıp direnişlerini kararlıca sürdüreceklerini açıklamışlardır. Önder Apo üzerindeki tecritle birlikte yaşamak istemeyen bizler de başta zindan direnişçileri olmak üzere tecridi kıralım, faşizmi yıkalım direnişçilerinin bu değerlendirmelerine katılıyor, kararlarına saygı duyuyoruz. Kürt halkını, demokrasi güçlerini, tüm iç ve dış kamuoyunu da direnişçilerin bu kararı temelinde direnişi desteklemeye ve tecridi kırma mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz.
Avukatların okuduğu metnin başında belirtildiği gibi Önder Apo’nun ortaya koyduğu bu çağrı ne bir mutabakat ne de müzakere metnidir. Tamamen Türkiye halklarına ve demokrasi güçlerine İmralı’daki duruşunu bir daha hatırlatmaktadır.”
Erdoğan: Çözüm süreci yok
Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, Öcalan’ın iki avukatının 8 yıl sonra bir saatlik görüşme yapmasıyla ilgili soruları yanıtladı. Erdoğan, kesinlikle yeni bir ‘çözüm süreci’nin olmadığını söyledi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Kurulu Başkanı Fahrettin Altun da yaptığı açıklamada, “Yeni bir çözüm süreci yok. Öcalan’ın açıklamasına bakıp da bu yorumu yapanlar, yanılır. Bizim SDG’ye bakışımızda en küçük bir değişiklik yok.”