
Beş bini aşkın Kürdün acımasızca katledildiği katliamda ne sosyalizm adına hareket eden güçlerin, ne de zaten faşist Saddam rejimini destekleyen kapitalist-modernist güçlerin hiçbir tepki göstermeden Kürtlere reva görülen bu barbarlığa, suç ortaklıklarını tescilledikleri ifade edilen açıklamada, “Tam bir soykırım örneği olan katliamın ardından yüzbinlerce Kürdün aç ve sefil bir halde yönünü Türkiye ve İran’a çevirerek sığınmak zorunda kalması neredeyse ikinci bir Halepçe gibidir” denilerek, sorunun Kürtler ve Kürdistan olunca uluslararası kirli çıkarların her şeyin üstünde tutulduğu, bir halkın en doğal yaşam ve özgürlük hakkının ayaklar altına alındığı belirtildi.
Özgürlükten taviz verilmedi
Bu politikanın Kürt halkı üzerinde bugün de halen büyük ölçüde devam ettiği vurgulanan açıklamada, artık hiçbir sömürgeci gücün Kürt halkının varlığı ve özgürlüğü önünde engel olamayacağı belirtildi. KCK şu hususlara dikkat çekti: ”Halepçe ve Enfal Katliamları nasıl ki Güney halkımızın özgürleşmesinin gerekçesi olduysa, Rojava’da insanlığın bir yüz karası olan inkar-ret ve asimilasyon politikaları yüz yılın en görkemli devrimine neden olduysa, Kuzey ve Doğu Kürdistan’da da halkımız gösterdiği amansız direniş ve mücadele ile özgürlüğüne kavuşacaktır. Halkımızın bugün ulaştığı ulusal bilinç, birlik ve örgütlenme düzeyi Kürtler üzerinde uygulanan tüm katliam, sürgün ve yok sayma politikalarını boşa çıkaracak güçtedir. Kürdistan halkı Halepçe, Enfal, Dersim, Zilan ve Doğu Kürdistan’da gerçekleştirilen katliamları hiçbir zaman unutmayacak ve bu katliamların uluslararası alanda birer soykırım suçu olarak tanınması için mücadelesini sürdürecek, bu tarihsel barbarlıkların hesabını mutlaka soracaktır.”
KJB: Özgürlük direnişten geçiyor
KJB Koordinasyonu, Halepçe Katliamının yıldönümü vesilesiyle bir açıklama yayınlayarak katliam kurbanlarını andı. Açıklamada, 1988-89 yıllarında Halepçe ve Güney Kürdistan’da 180 bini aşkın Kürdün katli ile sonuçlanan bu soykırımın doğrudan yüz yıldan beri Kürt halkına dayatılan imha ve inkar politikaları ile bağlantılı olduğu vurgulandı. Soykırım kıskacının bugün de hem açıktan hem de örtük yöntemlerle sürdüğüne dikkat çekilen açıklamada, "Buna karşı bu kıskacı sonsuza dek parçalamak için bütün alanlarda özgürlük mücadelesini yükseltip kesin sonuç almak, bugün her zamankinden daha acil bir görev olmaktadır" mesajı verildi.
BDP: Zalimlere boyun eğilmeyecek
BDP Genel Merkezi tarafından yapılan açıklamada ise katliamın boyutlarına işaret edilerek, "Saddam diktatörlüğünü politik olarak destekleyen uluslararası güçlerin bu katliamdaki rolleri tarih ve insanlık karşısında halen hesap vermiş değildir” denildi. Açıklamada, katliamların sorumluları hesap vermeden katliamların izlerinin silinmeyeceği ve yeni katliamların önüne geçilemeyeceği vurgulandı.
HDP Eşbaşkanları Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü tarafından yapılan açıklamada, Halepçe Katliamı'nın insanlık tarihinin utanç sayfalarından biri olduğu kaydedildi.