KCK: Soykırıma ortaksınız!

  • “Dili kültürü ve kimliğiyle özgür ve demokratik yaşam isteyen her Kürt onlar için düşmandır. Çünkü Kürt soykırımı üzerinden Türk uluslaşmasını Kürdistan’ın her yerine yaymak istiyor.
  • Türk devletini bu kadar kudurtan, Kürt halkının her yerde örgütlenmesi, özgürlük ve demokrasi mücadelesidir. Bunu soykırım politikalarına ölüm olarak görüyor.”

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Türk devletinin son saldırılarında BM, ABD ve Irak’ın rolünün yanı sıra KDP ve YNK şahsında Federe Kürdistan Hükümeti’nin tavrına işaret ederek, Kürt siyasi partilerini şöyle uyardı: “Ortadoğu’da yeni siyasi dengelerin kurulduğu ve Kürtlerin birlik olduğunda büyük kazanacağı bir ortamda Kürt siyasi partilerinin Türk devlet gerçeğini görmemesi tarihi bir gaflet olmakta, Kürtler açısından büyük fırsatların kaçırılması anlamına gelmektedir.”

Eşbaşkanlık tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, Türk devletinin özgür ve iradeli Kürt’e düşmanlığını bir kez daha gösderdiği belirtilerek, Şengal, Mexmûr ve Medya Savunma Alanları’na yapılan son saldırılara işaret edildi. Zaten her gün Kürtlere nasıl düşman olduğunu gözler önüne seren soykırımcı sömürgeci Türk devleti için DAİŞ’in soykırım saldırısına maruz kalmış Şengal halkı, mülteci kampları DAİŞ tarafından işgal edilen Mexmûr halkı, HDP ve gerilla ayrımı olmadığı vurgulanan açıklamada, “Dili kültürü ve kimliğiyle özgür ve demokratik yaşam isteyen her Kürt onlar için düşmandır. Çünkü Kürt soykırımı üzerinden Türk uluslaşmasını Kürdistan’ın her yerine yaymak istemektedir” denildi.

Onlar da soykırıma ortaktır

Kürt soykırım politikası saldırılarını onaylayan, destek veren ve göz yuman her siyasi güç, çevre ve kişinin de bu soykırıma ortak olduğunun altı çizilen açıklamada, şunlar belirtildi: “Saldırılan alanların hava sahasından ABD’nin başını çektiği Uluslararası Koalisyon ve Irak devleti sorumludur. Uluslararası hukuk açısından resmi olarak doğrudan sorumlu olan Irak devletinin bu saldırılara gerekli tepkiyi vermemesi Irak’ın da onayının olduğunu gösteriyor. Anlaşılıyor ki, yine Irak ve TC arasında Kürtler üzerinden bir çıkar anlaşması sağlanmış. Şengal ve Mexmûr gibi sivil halkın yaşadığı yerler için güçlü bir tutum almaması kendi siyasi sorumluluğu altında olan halka sahip çıkmayan bir devlet olduğunu gösteriyor.”

ABD öncülüğündeki Koalisyon

ABD’nin başını çektiği Uluslararası Koalisyon’nun da bu saldırıları onaylayarak Kürt soykırımına ortak olduğu kaydedilen açıklamada, Türkiye’nin NATO üyesi olmasını ve bu devletlerle ilişkisini Kürtleri soykırıma uğratmak için kullandığı hatırlatıldı. Bu güçlerin de Kürtlere yönelik soykırımın ortağı haline geldiği belirtilen açıklamada, şunlar ifade edildi: “Halkımız bu güçlerin politikasını unutmayacak, bu güçler de Kürt soykırımına ortak olan devletler olarak halkların vicdanı ve tarih karşısında yargılanacak. Kürt halkı gibi mazlum bir halkın soykırımına ortak olmak, o devletleri iflah etmez, sadece insani olarak değil siyasi olarak da cezalandırır.”

KDP ve YNK’nin sorumluluğu

Bu saldırılardan KDP ve YNK’nin de sorumlu tutulduğu açıklamada, şöyle izah edildi: “Belki resmi olarak hava sahası Irak ve Koalisyon’a aittir, ancak bu saldırılar Güney Kürdistan hava sahası üzerinden, hava sahası kullanılarak yapılıyor. Bu açıdan siyasi ve ahlaki olarak karşı çıkma sorumlulukları bulunuyor. Bu saldırılara sessiz kalmaları onları da bu soykırım amaçlı saldırının ortağı yapıyor. Onların da eli Kürt kanına bulaşmış oluyor. Bırakalım Medya Savunma Alanları’na yönelik saldırılara karşı çıkmayı, Şengal ve Mexmûr’a saldırılara karşı çıkmamaları, bu güçleri saldırının ortağı haline getiriyor.”

Görmemek, tarihi gaflettir

Türk devletinin Kürt düşmanı olduğunu ve tüm Kürtlere saldırdığını görmemenin, kafayı kuma gömmek anlamına geldiği söylenen açıklamada, Türk devletinin saldırılarını bu Kürt güçlerinin yaklaşımlarına dayandırarak meşrulaştırıp sürdürdüğü vurgulandı. Ortadoğu’da yeni siyasi dengelerin kurulduğu ve Kürtlerin birlik olduğunda büyük kazanacağı bir ortamda Kürt siyasi partilerinin bu gerçeği görmemesinin tarihi bir gaflet olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Kürtler açısından büyük fırsatların kaçırılması anlamına geldiği uyarısı yapıldı.

Her yerde karşı çıkılmalı

Kürt halkının, Türk devletinin işgaline ve saldırılarına bulunduğu her yerde karşı çıkması ve bu saldırılar karşısında barikat kurması istenen açıklamada, Başûrê Kurdistan halkının, demokratik kurumlarının, gençlerinin ve kadınlarının tutumu olumlu görüldü. İşgale ve saldırıya karşı bu tutumunu daha da geliştirdiğinde, bu saldırıları önleyecek en temel etken olacağının altı çizilen açıklamada, sadece Başûrê Kurdistan siyasi güçleri ve Irak devletini değil, bu soykırım saldırılarının ortağı olan Koalisyon’un da tutumunu gözden geçirmesini sağlatacağı belirtildi.

Kendi ölümünü görüyor

“Türk devletini bu kadar kudurtan Kürt halkının her yerde örgütlenmesi ve bilinçli temelde yürüttüğü özgürlük ve demokrasi mücadelesidir” denilen KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı açıklaması, şu tespit ve çağrıyla tamamlandı: “Kürt’ün bu ayağa kalkışını soykırım politikalarının ölümü olarak görüyor. Bu nedenle bilinçli, örgütlü, özgür ve demokratik yaşam mücadelesi veren Kürt’e, Kürt örgütlülüğü ve kazanımlarına saldırıyor. Tüm Kürtleri, dostlarını ve demokrasi güçlerini, bu soykırımcı sömürgeci saldırılara karşı durmaya, demokrasi ve özgürlük güçlerini korumaya; Ortadoğu’da gerici, soykırımcı, despotik düzenleri yıkmak için mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.” BEHDİNAN

Heftenîn’de işgali yayma çabası

Türk ordusu, bir yıldır saldırılarını yoğunlaştırdığı Heftenîn bölgesinde yeni indirme ve yığınak eşliğinde işgal alanlarını genişletmek için saldırıyor.

Türk Savunma Bakanlığı, önceki gece itibarıyla Heftenîn bölgesine hava saldırıları eşliğinde karadan da kapsamlı bir operasyon başlattığını duyurdu.

Bilindiği gibi Türk ordusu 23 Ağustos 2019’da Heftenîn bölgesini işgal amacıyla saldırı başlattı. Gerillalar da buna Cenga Heftenîn Hamlesi ile karşılık verdi. Türk ordusu, zaten bölgeye yönelik havadan ve karadan bombardımanı kesintisiz sürdürüyor. Son saldırının da bunların devamı olduğu, ancak bazı stratejik noktaları tutmayı da hedeflediği öğrenildi. RojNews’in ulaştığı yerel kaynakları, şu bilgileri paylaştı;

  •  Zaxo’ya bağlı Batûfa kasabasına bağlı Mamendê Tepesi, Türk helikopterleri tarafından bombalanıp tarandı. Gerillalar da yanıt verdi ve çatışmalar iki saat sürdü.
  •  Şeladizê ve Akrê arasındaki Kafya köyü, savaş uçakları tarafından bombalandı.
  •  Kêrya Reş’teki Dêrşîş köyü, Amêdiyê’ye bağlı Sineht ve Zêbaryan bölgesindeki Pîrbûla Vadisi bombalandı.
  •  Güney Kürdistan’daki Türk üslerinden de Heftenîn’e topçu atışları yapıldı.
  • Bölgedeki yurttaşlar, Türk tarafının büyü bir yaygara koparıp korku salarak köylerin boşaltılmasını da hedeflediğini aktardı.

HPG: Tarihin darbesini yiyecek

HPG Basın İrtibat Merkezi (BİM) de öğleden sonra yaptığı yazılı açıklamada, gece saatlerinde başlayan saldırının, 23 Ağustos 2019’daki işgal saldırısının devamı olduğunu belirtti. BİM, “İşgalciler İHA/SİHA’lar ve taaruz helikopterinin desteği ile Bektorya alanında bulunan Şehit Sipan Tepesi ile Şehit Kendal alanında bulunan Şehit Berivan Tepesi ve Tepê Dupişk’e indir yapıp saldırı başlattı” dedi.

Türk devletinin işgal konseptiyle Medya Savunma Alanları’ndaki stratejik yerleri ele geçirmeye çalışarak Güney Kürdistan’ı hakimiyeti altına alma hesapları içerisinde olduğunu vurgulayan BİM, şunların altını çizdi: “Medya Savunma Alanları’ndan Kuzey Kürdistan’a kadar uzanan gerilla direnişi karşısında her gün ağır darbeler yiyen işgalciler, karadan gelişen harekatlarını adı ne olursa olsun en etkili bir şekilde cevaplanacak. İşgalci TC devleti tarihin darbesini yiyecektir.”

İntikam Birimleri’nden eylemler

Şehit Halil Çavgun İntikam Birimleri, İstanbul ve Çanakkale’de; YPS-JIN Şehit Nucan Malatya İntikâm Birimi de İstanbul ve Ordu’da eylemler yaptı.

Şehit Halil Çavgun İntikam Birimleri açıklamasına göre; 16 Haziran günü İstanbul’un Esenyurt ilçesinde MHP İlçe Başkanı’nın arabası yakıldı. Aynı gün Çanakkale’de Dardanos orman kampında Orman İşletmeleri Genel Müdürlüğüne bağlı eğitim merkezi yakılarak kullanılamaz hale getirildi.

YPS-JIN Şehit Nucan Malatya İntikâm Birimi tarafından yapılan yazılı açıklamada ise 5 eylem bilgisi paylaşıldı;

  • Ordu’nun Ünye ilçesinde faşistlere ait müzikhol, 13 Haziran gecesi yakıldı.
  • İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde AKP-MHP’li müteahhitin servis minibüsü, 11 Haziran gece yarısı yakıldı.
  • İstanbul’un Fatih ilçesinde bir işbirlikçi faşiste ait araç, 5 Haziran’da yakıldı.
  • İstanbul’un Kağıthane ilçesinde 7 Haziran gece yarısı 5 katlı bir evin 3. katında yaşayan MHP’li faşistin evi yakıldı.
  • İstanbul’un Silivri ilçesinde 9 haziran sabahı AKP işbirlikçisi şahsa ait buğday tarlası ateşe verildi.

İran’dan topçu atışı

İran devleti dün de Soran ve Hacî Omeran bölgelerine top atışı yaptı.

PDK-İ’den Kawa Behramî’nin Rojnews’e verdiği bilgiye göre; İran rejimi, önceki gün sabahtan beri Alane, Pîranşar ve Hacî Omeran alanlarına top atışı yapıyor. Dün sabah da saat 08.30’dan itibaren yeniden arttırdı. Herhangi bir kayıp yaşanmadı, ancak yaşam alanları, bağ ve bahçeler zarar gördü.

İran rejimi, bir süredir Kandil’den Zagros ve Hewram’a uzanan sınır hattındaki güçlerini artırıyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.