Başbakan Davutoğlu, görüşmelerin doğal mecrasında akacağını söyledi ancak bu doğal akışın ne olduğunu kimse bilmiyor.
Sürecin başından beri, gerek demokratik kamuoyunun gerekse de Kürt tarafının “şeffaflık” istemi biliniyor. Ancak AKP Hükümeti bir türlü aleni yaklaşmaya yanaşmıyor. Süreci resmileştirmiyor, toplumu bilgilendirmiyor ve süreci yasal zemine oturtmuyor.
AKP, sorunun çözümü için hala bir proje sunmuş değil. Kendilerinin ''tartışmaya değer gördüğü'' Öcalan’ın sunduğu yol haritasına ise şu ana kadar yanıt verilmedi.
KCK’nin yol haritası ve takvimi net
Son süreçte KCK’nin ve AKP’nin yaptığı açıklamalara bakarak; şu tespitlerde bulunmak mümkün:
• KCK süreç konusunda cesur davranıyor ve AKP’den de cesur bir tutum bekliyor.
• KCK’nin yol haritası belli. Ancak AKP, ne yapacağını bilemez durumda.
• KCK’nin süreç konusunda somut bir takvimlendirmesi var. Seçimlere kadar müzakerelerle sonuç almayı hedefliyor. AKP ise hala çözüm kararı bile almış değil.
• KCK, çözüm projesine ve argümanlarına güvendiği için aleniyeti esas alıyor. AKP ise işi kapalı kapılar ardında yürütme yolunu yeğliyor.
AKP neden ayak diretiyor?
Kısacası KCK’nin çok hazırlıklı olduğu, bir programa ve metoda sahip olduğu ancak AKP’nin hiçbir hazırlığının olmadığı görülüyor.
Sonuç olarak da hükümet, KCK’nin toplumu bilgilendirme istemini tehdit olarak algılıyor. Davutoğlu, sürecin doğal akışında seyredeceğini söylerken bile bu doğal akışın ne olduğunu söyleyemiyor. Çünkü hükümet, Sayın Öcalan’ın belirlediği akışa riayet etmiyor, ancak kendilerinin de belirlediği bir takvimlendirme söz konusu değil.
Daha müzakerelere başlanmadan hükümetin koyduğu şerhler ise süreç açısından en büyük ayak bağı.
AKP türbülansta
Bir de işin ilginç yanı, hükümet yetkilileri kameralar karşısına geçtiklerinde her sözü söyleyebiliyorlar. Ancak Kürt tarafı bir açıklama yaptığında ise sürece zarar veriyor yaftasını yapıştırıyorlar hemen.
Hükümet, Sayın Öcalan’ın sunduğu argümanların güçlülüğünün ve haklılığının farkında. Bu düşüncelerin topluma yansıtılması durumunda yaratacağı güçlü etkinin de. Bu farkındalık, AKP’yi kaçak dövüşerek zaman kazanma siyasetine itiyor.
AKP’nin projesi yok
Bu somut gerçeklik, AKP’nin masaya oturmaya hazır olmadığını gösteriyor. Bu cesareti gösterememesinin nedeni ise çözüm konusunda bir projesinin olmaması.
Zaman kazanma taktiği de KCK’ye takılan AKP, son bir cambazlıkla olmazları şerh olarak gösterirken; KCK’nin, ''bizim de kırmızı çizgilerimiz var'' demesini bekliyordu. Ancak KCK’nin yanıtı, ''hele masaya oturacağını söyle, sonra istediğin talebi masaya getir'' şeklinde olunca, aslında AKP boşluğa düştü.
Özcesi; top her ne kadar hükümette olsa da; AKP, KCK’nin tam saha baskısıyla karşı karşıya kaldığı için istediği oyunu oynayamıyor.