- Ramazan vesilesiyle açıklama yapan KCK-Halklar Ve İnançlar Komitesi, bu oruç ayının Kürt halkının birliğini, dirliğini, özgürlüğünü daim kılacak hayırlarla geçmesini diledi.
Kürdistanlı Müslümanları fitre ve zekatlarını yurtsever kurum ve kişilere vermeye çağıran KCK-Halklar Ve İnançlar Komitesi, sömürgeci Türk devletinin, İslam dininin istismar etmesine karşı dikkatli olmasını istedi.
KCK-Halklar Ve İnançlar Komitesi, başlayan Ramazan dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı. “Müslümanlar, her gününde ayrı bir hayrın olduğuna inanılan ramazan ayına girmiş bulunuyor. Oruçların tutulduğu ramazan ayında ibadetlerin, tefekkürün ayrı bir anlamı vardır. Oruçlarıyla doğruluğa, adalete, kardeşliğe, paylaşıma yönelen Müslümanların dualarının ve temennilerinin kabul edilmesini diliyoruz” denilen mesajda, salgından ötürü farklı bir ortam ve atmosferde girilen oruç ayında ibadet ederken ilmi uyarıları dikkate almanın önemi de hatırlatıldı.
İhtiyacı olanla paylaşın
Ramazanda başta Kürdistanlılar olmak üzere hali vakti yerinde tüm Müslümanları sofralarındaki yemeği ihtiyacı olan komşularıyla paylaşmaya çağıran Halklar Ve İnançlar Komitesi, ANF’de tam metni yayınlanan mesajında, ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir’ ahlaki emrini anımsattı.
Vazgeçilmez erdemler
Başta Kürdistanlı alim ve seydalar olmak üzere demokratik Müslümanların bu yılki ramazan sohbetlerinde, vaaz ve hutbelerinde insanlık sorunlarına daha ilmi ve ahlaki eğileceklerine, paylaşımın, adaletin ve kardeşliğin vazgeçilmez erdemler olduğunu daha sık hatırlatacaklarına inandığını kaydeden Komite, fitne çıkaranlara, zulüm yapanlara, doğayı ve toplumsal yaşamı tahrip edenlere karşı daha cesaretli tutum almaya çağırdı.
Fitre ve zekatlar
Kürdistanlıların, salgının yanında faşist Türk devletinin saldırıları altında oruca başladığını hatırlatan Komite, şöyle devam etti: “Türk devletinin saldırıları halkımızı daha ağır sorun ve tehlikelerle karşıya bırakmaktadır. Bu tehlikeleri mücadele ile bertaraf edeceğimize inanıyoruz. Soykırımcı sömürgeciliğe karşı Kürt halkının mücadelesinin başarıya ulaşacağını bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Kürdistanlı Müslümanları fitre ve zekatlarını yurtsever kurum ve kişilere vermeye çağırıyoruz. Bakur ve yurt dışında yaşayan Kürdistanlılar zekatlarını sömürgeci Türk devletine ve onunla irtibatlı kişi ve kurumlara vermemelidir. Türk devletine, onunla bağlantılı kişi ve kurumlara zekat veren Müslümanların günah işleyeceklerine inanıyoruz. Çünkü hırsızları, çeteleri, tecavüzcüleri, rüşvetçileri affedip insanlık değerlerini savunanları hapiste tutup ölüme terk edenlerin iktidar olduğu bir devlet ve rejime yapılacak hiçbir yardımın sevabı olamaz. Tüm din ve inançlar bu tür devlet ve hükümetlere desteği günah, bunlara karşı mücadeleyi sevaptan saymıştır.”
Ulusal görevler de kutsaldır
Halk olarak içinden geçilen süreçte dini vecibeler gibi ulusal görevlerin de kutsal olduğu kaydedilen açıklamada, şunlar belirtildi: “Dilimiz, kimliğimiz ve kültürümüzle Kürdistan'da özgürce yaşamak İslam dinin de emrettiği bir haktır. Sömürgeci Türk devleti bu hak talebimize karşı savaş açmıştır. Bu soykırım saldırısında İslam dinini de kullanmaktadır. Kürtlüğü soykırımla bitirmek istemektedir. Bunun için son örneğini şehit düşmüş bir gerillanın cesedinden kalmış kemikleri posta yoluyla annesine göndermekte gördüğümüz gibi birçok gayri ahlaki yolla başvurmaktadır. Kürt siyasi güçleri arasına fitne sokmaya çalışmaktadır. Kürtler birbiriyle savaşsın istemektedir. Kürt halkı arasına nifak sokmak, kardeşi kardeşe düşman etmek sömürgeci Türk devletinin Kürt halkına karşı sürekli başvurduğu bir politikadır. Türk sömürgeciliği 200 yüzyıllık bu oyununu bu kez de Başûr’da denemek istemektedir. Bunun için Başûrê Kurdistan’daki kimi güçler üzerinde özel çalıştığı görülmektedir. TC'nin bu fitnesini boşa çıkarıp ulusal birliğimizi kurmada Kürt alim ve seydalara büyük görevler düşmektedir. İçine girdiğimiz kutsal ay vesilesiyle Kürt alimlerini yurtseverlik görevlerini demokratik ulusal birliğimize hizmet edecek temelde daha güçlü yerine getirmeye çağırıyoruz. Bu çağrımızı özellikle de Başûrê Kurdistanlı alim ve seydalara, tarikat ve cemaatlere yapıyoruz. Düşmanın fitnesini boşa çıkarmada, ulusal birlik çalışmasında kendilerine diğer parçalardan çok daha fazla sorumluluk düşmektedir. Kuzey-Doğu Suriyeli alim ve seydaları, demokratik İslam içtihadıyla demokratik özerkliğe katkı sunmaya, destek vermeye, milliyetçiliğe ve mezhepçiliğe karşı daha örgütlü mücadele etmeye çağırıyoruz.
Bu oruç ayının Kürt halkının birliğini, dirliğini, özgürlüğünü daim kılacak hayırlarla geçmesini diliyoruz. Demokratik ve toplumsal ahlaka bağlı Müslümanların dualarının kabul olmasını niyaz ediyor, ramazanları mübarek olsun diyoruz. Ramazanın tüm insanlığa barış, huzur ve kardeşlik içinde geçecek bir yaşama vesile olmasını diliyoruz.” ANF/BEHDİNAN