KDP daha özür bile dilemedi

- Şengal’e yapılan Türk saldırılarını meşrulaştıran, hatta teşvik eden, içeride de nifak geliştiren KDP’nin, henüz Êzîdî toplumundan özür bile dilemediğine dikkat çeken YBŞ komutanlarından Dijwar Feqîr, şunları söyledi:
Parastin, MİT ve Êzîdî toplumunun bazı düşmanlarının Şengal’de karışıklık çıkartarak Êzîdî halkının topraklarına dönüşünü engellemeye, hatta tekrar boşaltmaya çalıştığını kaydeden YBŞ komutanlarından Dijwar Feqîr, şunun altını çizdi: ”Êzîdî halkımızı nasıl savunuyorsak Arap, Türkmen, Şebek, Şengal’de bulunan Kurmanclar ve Hristiyanları da savunuruz. Birlikte yaşamaktan yanayız. Bizim ilişkilenmediğimiz yegane kesim DAİŞ’tir. Bizim duruşumuz budur.”
YBŞ komutanlarından Dijwar Feqîr, gazetemizin sorularını yanıtladı. Söyleşinin tamamı Kürtçe sayfamızda yer alan Komutan Feqîr, fermanlara karşı Êzîdîlerin bir savunma hamlesi olan YBŞ’nin, operasyonel bir savaş gücü olduğunu belirterek, ”Bu halkın, Saddam zamanına, Saddam öncesine, 11 yıllık PDK varlığının olduğu döneme dönmemek için bir pratik hamlesiydi” dedi. Irak topraklarında DAİŞ’e karşı ilk operasyonu da YBŞ’nin yaptığını hatırlatan Komutan Feqîr, ”Fermandan iki ay sonra Barê’de HPG ve YPG güçleri ile birlikte DAİŞ’e ilk operasyonumuzu yaparak onları oradan çıkardık ve kalıcı olarak oraya yerleştik. Irak’ta DAİŞ’e karşı ilk hamleydi” diye konuştu.
YBŞ sahanın tamamında var
YBŞ’nin Şengal topraklarının tamamında örgütlendiğini, Êzîdî köylerinin genelinde bulunduğunu, hatta YBŞ’nin bulunmadığı ama Ézîdîlerin yaşadığı her yere ulaşabilecek ve koruyacak kapasitede olduğuna dikkat çeken Komutan Feqîr, şöyle devam etti: ”Şengal’de, Şengliler tarafından kurulan ve mücadele içinde büyüyen meşru ve resmi bir yapıyız. Irak hükümeti de istediği düzeyde olmazsa da resmiyetimizi kabul ediyor. Irak’ın içi ve dış bagajları, sorumluluklarını tamamen yerine getirmesini engelliyor. Mesela Musul’un özgürleştirilmesi operasyonunda YBŞ’nin esas güçlerden biri olarak ana kolda yer alması gerekiyordu ama engellendi. YBŞ’nin merkezi hükümetten aldığı yardımların kesilmesi için uğraşıldı, uzun süre de etkili oldu. Şimdiki yardımlar da göstermeliktir. Dar bir ilişki çerçevesi var. Bizim istediğimiz bir kaç memuriyet, maaş veya ev yapmaları falan değil. Hükümet bu halkın özgünlüğünü kabul etmeli, farklılığını garanti altına almalıdır. Şimdi Mustafa Kazımi hükümetinin aktif olarak çalıştığını görüyoruz. Defalarca konuşmalarında Şengal ve Ézîdîlerden ‘onları durumu özeldir’ diye bahsettiği biliniyor. Eğer Ézîdîlere hitap ettiği gibi yaklaşır ve durumu böyle ele alırsa karşılıklı bir güven oluşur. Ézîdîler de her Iraklı gibi bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı olarak yalnızca Şengal’e karşı değil tüm Irak’a karşı kendilerini sorumlu görür. YBŞ, bu toplumun yalnızca bir parçasıdır.”
KDP yanlışlarını görmüyor
Toplumunu, varlığını korumak, saldırılara karşı savunmak için silah alan Êzîdî’nin KDP tarafından suçlu görüldüğünü belirten Komutan Feqîr, yanlışlarını görmemekte ısrar edip tüm saldırıları da meşru göstererek, aslında sürekli bir suç işleme halinde olduğunu vurguladı. Komutan Feqîr, şöyle konuştu: ”PDK bütün yanlışlarını görmüyor. PDK’ye bunu nasıl anlatalım, anlamıyorlar. YBŞ ve YJŞ, bu toplumun gücüdür. Irak hükümeti de durumu böyle kabul ediyor, ilişkilerimiz de bu esaslar üzerinden yürütülüyor. Bu toplumun çocukları ve bu topraklar üzerinde savaşıp kalmış olanlardır. PDK gibi kaçanlar değildir. Êzîdîler, 2003’te PDK’yi çağırmadı. PDK geldi. Êzîdîler, 2014’te bizi bırakıp kaçın, demedi ama bizi bırakıp kaçtılar. Êzîdîler, 2017’de Irak ordusu ve milisleri geldiğinde biz engellemeye gittik, yine kaçtılar. Defalarca bunu yaptılar. Biz PDK’den koruma talep etmiyoruz fakat hiçbir Kürdistani örgütün Şengal’e böyle vicdansızca yaklaşacağını ummuyorduk.”
Êzîdîlerin dönüşünü engelleme
Şengal’de karışıklık çıkartılarak Êzîdî halkının topraklarına dönüşünün engellenmeye, hatta tekrar boşaltılmaya çalışıldığını; kendileriyle birlikte gidip gelen bir kitle istendiğini kaydeden Komutan Feqîr, şunları ifade etti: ”Şengal’de karışıklık çıkartmak isteyen Parastin, MİT ve Êzîdî toplumunun bazı düşmanlarıdır. Êzîdîlerin Şemer aşireti ile özellikle bizlerin ilişkisi farklıdır. Baştan beri Haşd-i Şabi ile Navadır güçleri Heşd-i Eşairi olarak kurulan güçler için Bağdat’tan bize resmi başvuru yapıldı. Rojava’dan Şengal’e geçebilmeleri için biz de yol açtık. Sınırdaki köylerde kendilerini örgütlediler, biz yardımcı olduk. Hatta savaştığımız zaman onlar savaşmayı öğrenmek için arkamızdaydı. Biz onları ön cepheye göndermedik. Bir yeri ele geçirdiğimizde onlar da gelip yanımızda durdular. Bizim yaklaşımımızı onlar da iyi biliyor. Şimdi bu son iki arap gencin öldürülmesinde de kalkıp suçu bizim üzerimize atmak istediler. YBŞ’nin duruşu ortadadır. Gücümüzde Arap sorumlularımız da var, dostluğumuz da en üst düzeydedir. Êzîdî halkımızı nasıl savunuyorsak Arap, Türkmen, Şebek, Şengal’de bulunan Kurmanclar ve Hristiyanları da savunuruz. Birlikte yaşamaktan yanayız. Bizim ilişkilenmediğimiz yegane kesim DAİŞ’tir. Biz onlarla ilişki kurmuyoruz. Bizim duruşumuz budur.” HABER MERKEZİ







