Êzîdîler Şengal’de bir toplantı yapıp sorunlarını tartışıyor; özyönetim ve öz savunmaya kavuşmak için örgütlülüklerini çok boyutlu geliştirme kararı alıyorlar. Bu toplantıya KDP hiç kimsenin beklemediği kadar tepki gösteriyor. PKK’yi ve toplantı yapanları tehdit ediyor. PKK, KDP’nin suçlama ve kara propagandalarına yönelik bir açıklama yapıyor. Ancak buna rağmen KDP tehditlerini sürdürmeye devam ediyor. Bu durum, sorunun Şengal’de Êzîdîlerin yaptığı toplantıyla ilgili olmadığını, başka ilişki ve hesaplardan kaynaklandığını ortaya koyuyor. Çünkü Êzîdîlerin toplantılarında KDP ve Güney Kürdistan’a yönelik hiçbir olumsuz yaklaşım gösterilmemesine ve karar alınmamasına rağmen beklenmedik ölçüde ve yanlış bir tepki göstermesi gerçekten de manidardır ve tüm Kürt kamuoyunun bu durumu anlaması gerekmektedir.
Farklı bir inanç ve insanlığın en eski kültürüne dayanan Êzîdîlik, tarihindeki 73 fermandan daha ağır bir fermanla, yani soykırımla karşılaşmıştır. Êzîdîliğin, Êzîdî kültürünün var olduğu Şengal’den kökleri kazınmak istenmiştir. Êzîdîlerin tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar onurları çiğnenmiştir. Binlerce kadını kaçırılmıştır. Yüz binlerce Êzîdî Rojava, Bakur, Güney Kürdistan’ın birçok yerine dağılmışlardır. Soluğu Avrupa’da alanlar da olmuştur. Êzîdî Kürtler bir yok oluşla karşı karşıya gelmişlerdir. Bir günde başlarına gelmedik hiçbir şey kalmamıştır. Böyle bir toplum tabii ki başlarına gelenlerin nedenini tartışacaktır. Êzîdîler, neden bunları tartışıyor demek, gerçekten de anlaşılır değildir. Halbuki doğrusu, Êzîdîlerin kendi sorunlarını tartışmasını istemek ve birlikte Êzîdîlerin sorunlarına ve taleplerine bir çözüm bulmaktır. Böyle bir sorumluluk tüm Kürtlere, başta da KDP’ye aittir. Çünkü 74. ferman, yani soykırım KDP’nin sorumluluğunun bulunduğu bir yerde yaşanmıştır.

Êzîdîler özerk olarak Güney Kürdistan’a bağlanmayı istiyor

Artık ne KDP şöyle böyle yaptı diyerek bir çözüm bulmak, ne de KDP’nin Êzîdîlerin özyönetim ve öz savunma tartışmalarına karşı çıkarak tüm Kürtlerin ve Êzîdîlerin çıkarına olacak bir çözüm bulmak mümkündür. Günümüz dünyasında farklı etnik ve dinsel toplulukların kendi örgütlülüklerini, öz iradelerini geliştirerek kendilerini ilgilendiren konularda kendi kendilerini yönetmeleri genel bir eğilimdir. Artık bu ilke demokrasinin olmazsa olmazı kabul edilmektedir. KDP’nin bir parçası olduğunu söylediği Avrupa ve ABD’de bile tüm yerellerin ve farklı toplulukların kendi özerklikleri kabul edilmektedir. Çünkü merkezileşme ve farklı toplulukların kendilerini ilgilendiren konularda başkaları tarafından yönetmesi kabul edilmemekte ve bu yönetim anlayışı eskiye ait otoriter ve merkezi yönetim anlayışının bir gereği olarak kabul görülmemektedir. KDP etkisindeki yayın organlarında açıklama yapan bazıları öz yönetimi geriye gitme olarak değerlendirmiş, merkezi yönetim anlayışını savunmuştur. Kaldı ki şu anda Şengal merkezi yönetime bağlı bir bölgedir. Êzîdîler ise özerk olarak Güney Kürdistan’a bağlı olmayı arzulamaktadır.
KDP’nin itirazları yanlış siyaset ve yönetim anlayışından kaynaklanmaktadır. Demokratik siyaset yaklaşımı ile ele alınsaydı ilk önce KDP Êzîdîlerin öz yönetime ve öz savunmaya sahip olmalarını savunurdu. Böylece Êzîdîlerde KDP’ye karşı oluşan güvensizlik ortadan kalkardı. Siz kendinizi yönetin, öz savunmanızı yapın, bunun yetmediği yerde genel Kürdistan peşmergeleri de sizin yanınızda olacaktır diyebilirdi. Böylece Êzîdîler Güney Kürdistan yönetimine daha güçlü bir bağla bağlanırdı. Şimdi öz yönetimlerine karşı çıkılınca Êzîdîler ne düşünecektir? Êzîdîler biz öz yönetim istemiyoruz, merkezi yönetim olsun, bizi başkaları yönetsin derler mi? Demezler. Biz, öz yönetim istemiyoruz, diyenler ya baskı altındadır, ya da para veya başka ilişkilerle konuşturulanlardır.

Gerilla tüm Kürdistan’ın fedai gücüdür

Güney Kürdistan demokrasi konusunda Irak’a da, her yere de örnek olabilir. Eğer farklı etnik ve dinsel topluluklara özerklik tanınırsa Güney Kürdistan bölgede hem model haline gelir, hem de güçlenir. Böylece tartışmalı bölgeler de Güney Kürdistan’a bağlanır. Êzîdîlerin Güney Kürdistan’ı zayıf düşürecek Şengal’i Kürdistan’dan koparacak bir şey yapmaları mümkün değildir.
Hele gerillanın Şengal’i Güney Kürdistan’dan koparması akla bile getirilemez. IŞİD işgaline karşı koyan gerilla, aynı zamanda Şengal’in Kürtsüzleştirilip Arap toprağı haline getirilmesine de karşı direnmiştir. Birçok gerilla Kürtlüğü ve Kürdistan’ı korumak için Şengal’de, Kerkük’te, Hewlêr ve Musul arasında şehit düşmüştür. Gerilla şu anda Kürdistan’ın fedai gücü olarak her yerde vardır. Gerektiğinde Hewlêr’i de fedaice savunacaktır. Nitekim bazı siyasi gözlemciler “Ağustos ayında Hewlêr’i de gerilla kurtardı” biçiminde yorumlar yapmışlardır. Gerilla, bir yere girip orayı işgal etmek, orayı yönetmek, oranın ağası olmak, oranın sömürücü gücü olmak istemiyor. Şu anda bazı yerlerde gerilla çekilmek istese de Güney Kürdistan halkı kabul etmez. Çünkü gerilla direnişte fedailiğiyle büyük bir moral güçtür. Kaldı ki tüm Kürdistan halkı birçok yerde peşmergeyle gerillanın omuz omuza direnmesinden büyük moral almaktadır. Bu durum, Kürtlere büyük bir özgüven kazandırmıştır.

Kürtlerin yeni bir siyasi zihniyete ihtiyacı var

KDP’nin kaygılı yaklaşımı esas olarak eski zihniyetin ürünüdür. Halbuki Kürtlerin kendi aralarında yeni bir siyasi zihniyete ihtiyacı vardır. Bu açıdan Şengal toplantısından sonra KDP’nin gösterdiği tepkiler abartılıdır ya da başka maksatlıdır. Her iki durumda da ciddi bir yanlışlık vardır.
Êzîdîler, Kuzey Kürdistan’da da meclis kurmuştur. Bu durum Bakur Kürdistan’ını güçlendirir. Dersimliler Bakur’da özerk bir yönetim istiyor. Bu, Kürdistan’ı güçlendirir. Bu, Kürdistan için bir geriye gitmek değildir. Gelecekte Doğu Kürdistan’da da Hewraman bir özerk bölge olur. Bunlar Kürdistan’ı güçlendirir ve Kürdistan’ın zenginliklerini korur. Soruna bu pencereden bakmak lazım.
PKK’nin paradigması ve zihniyeti Şengal’den önce de bellidir. Her topluluk kendi meclisini oluşturabilir, her yerel kendi kendini yönetir. Örneğin Bakur dört beş öz yönetime sahip olur, düşüncesi vardır. Tabii bunlar yanında bir genel Kürdistan meclisi ve yönetimi de olur. Yerel meclis ve yönetimler genel meclis ve yönetimlerin alternatifi değildir. Genel yönetimi tamamlar ve güçlendirir. PKK böyle bakıyor. Bu açıdan PKK neden böyle düşünüyor denilemez.
Her işte bir hayır vardır. Bu tartışmalar sonucu KDP de Şengal için en doğru siyasi anlayışı, yönetim ve savunma konusunu kabul etme durumuna gelecektir. Çünkü Güney  Kürdistan’ı güçlendirmenin yolu buradan geçmektedir.