KDP hapishanesinde su bile içmiyorlar

15 Eylül 2021 Çarşamba - 19:39

  • Geçtiğimiz yılın yaz ve sonbahar aylarında Güney Kürdistan’da gerçekleştirilen gösterilerin ardından KDP tarafından tutuklanan 81 kişinin neredeyse tamamı 6 Eylül’den bu yana açlık grevinde. Behdinan tutsaklarından Şêrwan Şêrwanî, CPT’ye gönderdiği mesajda kimi tutsakların durumunun ağır olduğunu, su bile içmediklerini aktardı.

Güney Kürdistan’daki gösteriler sırasında ajanlık ve sabotaj yaptıkları iddiasıyla tutuklanan ve 6 Eylül’de mahkeme karşısına çıkan Umîd Barûşkî ve Bedel Berwarî’nin duruşmasından yine sonuç çıkmadı. Haklarındaki suçlamalara dair hiçbir delil olmamasına rağmen 13 aydır tutuklu bulunan Barûşkî ve Berwarî’nin duruşmalarının, 12 Ekim’e ertelenmesi üzerine tutsaklar açlık grevine başladı. Haklarındaki suçlamalara dair hiçbir delil olmayan tutsakların aileleri, yaşanan hukuksuzluğa karşı Hewlêr Asayiş Hapishanesi önünde destek eylemlerine başladı. Konuya ilişkin açıklama yapan Hristiyan Arabulucular Takımı (CPT) da adı geçen iki tutsakla beraber tüm Behdînan tutsaklarının adil yargılanmaları ve bir an önce ailelerine kavuşmaları gerektiğini vurguladı.

Çoğunluğu aktivist, gazeteci ve öğretmenlerden oluşan Behdînan tutsaklarından gazeteci Şêrwan Şêrwanî, geçen hafta Perşembe günü sürgün edildiği Hewlêr’deki cezaevinden CPT’ye bir mesaj göndererek tutsakların son durumu hakkında bilgi verdi. Şêrwanî, mesajında 81 tutsağın neredeyse tamamının yaşanan hukuksuzluk ve işkenceye karşı açlık grevine girdiğini vurgulayarak kimi tutsakların su bile içmediğini söyledi. Aradan geçen bunca zamana rağmen hala yargılanmadıkları için açlık grevine giren arkadaşlarından durumu ağır olanların da bulunduğunu belirten Şêrwanî, endişelendiğini ifade etti.

Tutsak aileleri adına açıklama yapan Ayhan Seîd Emer ise açlık grevinin işkence ve hukuksuzluğa karşı başladığını ve grevdeki tutsakların durumunun iyi olmadığını vurgulayarak Şêrwanî’nin mesajını doğruladı. Emer, açlık grevinin 6 Eylül’de görülmesi beklenen duruşmanın ertelenmesi üzerine başladığını ve süresiz bir açlık grevi olduğunu vurguladı.

Sadece fikirleri için tutuklandılar

Aileler adına NRT TV’ye de konuşan Ayhan Seîd Emer, Birleşmiş Milletler, Irak Parlamentosu, Federe Kürdistan Parlamentosu, diğer ülkelerin temsilcileri ile insan hakları örgütlerine çağrı yaparak, tutsakları ziyaret etmelerini istedi. Tutsakların haklarının tesis edilmesi için KDP’ye baskı yapılmasını isteyen Emer, bu doğrultuda Bağdat’ta bir dizi girişimde bulunduğunu kaydetti.

Emer, tutsakların tüm yasal haklarının çiğnendiğini belirterek, ”Aile ve avukat görüşleri, asayiş hapishanesinden ceza hapishanesine geçiş hakkı, yargılanma hakkı çiğneniyor. Tutsakların hiçbir suçu yok. Sadece fikirleri için tutuklandılar ve onların tutuklanması bölgenin demokratikleşmesi sürecini tehlikeye sokuyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan aileleri aracılığıyla bir açıklama yapan Behdinan tutsaklarından Eyaz Kerem ise gazeteciler Şêrwan Şêrwanî ile Guhdar Zebarî ve aktivistler Şivan Seîd ile Herîwan Îsa’nın sürgün edildiğini belirtti.

Ne olmuştu?

Şu ana kadar 81 Behdînan tutsağından yalnızca 5 tanesi yargılanırken Hewlêr’deki mahkeme, Şubat’ta bu tutsaklara herhangi bir delil olmadığı halde üst sınırdan cezalar verdi. Onları ajanlıkla suçlayarak her birine 6’şar yıl hapis cezası verdi. Ceza verilenler arasında gazeteci Şêrwan Şêrwanî de bulunuyor. Ceza alan diğer 5 tutsak da gazeteci veya sivil toplum örgütleri temsilcileri olarak gösterileri takip etmek için orada bulunuyordu. Gösteriler geçen yaz ve sonbahar boyunca Federe Hükümet’in antidemokratik uygulamalarına karşı öğretmenler ve sivil yurttaşlar tarafından gerçekleştirilmişti.

Tutsakların avukatları, 7 Ağustos’ta yaptıkları açıklamayla Asayiş Hapishanesi’nde tutsaklara dönük işkence uygulandığını duyurmuştu. Avukatlar ayrıca tutsakların KDP üyeleri tarafından sürekli baskı altında tutulduğunu ve böylece demokratik ve yasal hakların açıkça çiğnendiğini vurgulamıştı.

KDP, geçtiğimiz yaz ve sonbahar aylarında gerçekleşen gösteriler sırasında ve sonrasında birçok göstericinin evlerine baskın düzenlemiş, onlarca kişiyi gözaltına almıştı. Gözaltına alınanlar tamamen KDP kontrolünde olan Hewlêr’deki Asayiş Hapishanesi’ne gönderildi. Gözaltı ve tutuklamaları gerçekleştiren Dihok Asayişi de yine tamamen KDP kontrolünde faaliyet yürütüyor.   SÜLEYMANİYE

 

Biz delil istiyoruz, delil!

Behdînan tutsaklarından öğretmen Bedel Berwarî’nin oğlu Arî Berwarî, babasının görülen duruşmasından sonra üzerinde ”Öğretmen Bedel berwarî’ye özgürlük” yazılı afişle bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Duruşmanın ertelenmesine tepki gösteren Arî Berwarî, şöyle seslendi: ”Yazıktır, vallahi yazıktır. Biraz bile olsa vicdanına kulak ver, Allah’ın varlığını hatırla Kak Mesrur. Amcam hastane duvarlarına elleriyle yazdığı mesajda durumunun ağır olduğunu yazmış ve kardeşini iki günlüğüne de olsa görmek istediğini söylemişti. Durumunun ağır olduğunu söylemiş ve öleceğini önceden görmüştü. Amcam kardeşini son bir defa göremeden öldü Kak Mesrur. Buna sebebiyet vermek günahtır Kak Mesrur. Şêrwan Taha Emînî’nin annesi Asayiş’in kapısına gidip Allah rızası için oğlunu iki dakika da olsa görmek istediğini söyledi ama izin vermediler. Elleri boş bir şekilde evine dönmek zorunda kaldı. Kak Mesrur, Allah ve peygamber hatırına vidanına kulak ver. Biz Kürt’üz. Somali veya Afganistan’dan gelmedik. Babalarımız, dedelerimiz de sizin gibi emek verdiler, şehit düştüler. Biz sadece özgürlük ve hakikat talebimizi söyledik. Babam yalnızca bir parça adalet istedi diye ona ne yapacaklarını bilemiyorlar. Bir YNK’li, bir Şasiwarî, bir PKK’li diye tanıtıyorlar babamı. Son olarak Kazimî taraftarı dediler. Yani onun başına her şeyi getirdiler. Biz delil istiyoruz Kak Mesrur, delil.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.