
Federal Kürdistan’daki siyasi partiler, Suriye’de iki yılı aşkın bir süredir devam eden iç savaşın durdurulması için tarafları bir araya getirmeyi amaçlayan Cenevre-2 toplantısında Kürtlerin temsilcisinin Kürt Yüksek Konseyi (Desteya Bilind a Kurd-DBK) olduğunu duyurdu.
Aralarında Tevgera Goran ve YNK’nin de bulunduğu siyasi partiler, Kürdistan Ulusal Kongresi’nin (KNK) çağrısıyla imza attıkları ortak metni Cenevre-2 Konferansı’nı organize eden Birleşmiş Milletler (BM), ABD, Avrupa Birliği (AB) üyesi devletler ile Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti, Arap devletleri ve İran devlet yetkililerine iletti.
Yazılı bir açıklamayla kamuoyuna duyurulan metinde, imzası bulunan siyasi partilerin Suriye’de iki yılı aşkın bir süredir devam eden iç savaşa çare bulmak için başlatılan uluslararası diplomatik ve siyasi çözüm girişimini destekledikleri ve bunun gerçekleştirebilmesi amacıyla düzenlenen Cenevre-2 Konferansı’nı önemsedikleri vurgulandı.
Kürtler iradeleriyle katılmalı
Açıklamada, Cenevre-2 ile amaçlanan, barış için gerekli olan istikrar ve uzlaşının Kürtlerin özgür iradesiyle katılmasını hayati kıldığına dikkat çekilerek, talepler şu şekilde özetlendi: “Aşağıda imzası bulunan Güney Kürdistanlı Kürt siyasi partileri olarak Kürtlerin Cenevre-2 Konferansı‘na Desteya Bilind heyetiyle doğrudan Kürt temsili olarak katılmasını sağlamanızı talep ediyoruz. Kürtlere rağmen Kürtlerin doğrudan geleceğini ilgilendiren uluslararası bir konferansa Kürtlerin katılmamasını Cenevre-2 ile amaçlanan barışa ters düşeceğine inanıyor ve bu konuda gereğini yapacağınıza inanarak, şimdiden desteğiniz için teşekkürlerimizi ifade ediyoruz.”
KDP imzalamadı
Çağrı metninin ayırım gözetmeden Güney’deki tüm siyasi partilere gönderildiği de vurgulandı. 15 siyasi partinin imzaladığı Cenevre-2 çağrısı metninde Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) yer almaması dikkat çekti.
Çağrı metnini imzalayanların isimleri şöyle: Kongreya Neteweyî ya Kurdîstanê (KNK), Yekîtiya Niştimanî ya Kurdistanê (YNK), Bizûtinewey Gorran (Goran), Yekgirtûy Îslamiy Kurdistan, Hîzbî Şuî Kurdîstan, Komelley Îslamiy Kurdistan, Hizbî Zahmetkaşan ê Kurdistan, Bizûtinewey Îslamiy Kurdistan, Partî Çareserî Dîmukratî Kurdistan (PÇDK), Hizbî Ayinde, Partiya Rizgariya Kurdistan, Yekêtiy Neteweyiy Dîmukratî Kurdistan, Hizbî Sosyalîst Dîmukratî Kurdistan, Bizûtinewey Dîmukratî Gele Kurdistan, Partiya Kirekarane Rencdarene Kurdistan.
Barzani nihayet konuştu
Bu arada Türk devletinin stratejik önem atfederek Kürtleri ekarte etmeye çalıştığı yerel seçimlerin Amed’deki başlangıç etkinliklerine katılmaya hazırlanan Kürdistan Bölgesel Hükümeti Başkanı Mesud Barzani, destek verdiği Başbakan ve AKP Genel Başkanı Recep T. Erdoğan ile buluşmadan önce zehir zemberek bir açıklama yaptı. Barzani, Rojava Devrimi başladığından beri PYD düşmanı, Rojava Devrimi karşıtı, Kürtlerin kazanımlarından endişe duyan Türk devleti ve müttefikleri ile işbirlikçilerin bütün argümanlarını rafine ederek, PYD’yi karaladı ve Rojava Devrimi’ni küçümsedi. Türk devleti ile işbirliği dahilinde etkinlik kurmak istemi ve ortak planlarını, göç ettirme politakasını, sınırların kapıtılarak açlık terbiyeye yeltenilmesini, oğlunun taziyezi için Rojava’ya giden PYD Eşbaşkanı Salih Muslim’e karşı küstahlık yapılmasını dile getirmeyen Barzani, hem Kürt toplumunda oluşan tepkiyi karalamalarla aşma hem de cumartesi günü görüşeceği Türk Başbakan’a jest manevralarıyla Rojava halkının iradesine saldırdı. Katliamlardan, göçten, sömürgecilerin saldığı çetelerden ve KDP’nin uğursuz rolünden PYD’yi sorumlu tutan Barzani, Hewlêr Anlaşması’nın PYD tarafından uygulanmadığını savundu. Barzani bununla da yetinmeyerek, Batı Kürdistan Savunma Gücü YPG’nin direnişini küçümsedi, BAAS ile işbirliği yalanına sarıldı, PYD’nin Kürtlere zulmettiğini, zorla Rojava’yı gaspettiğini söyleyebildi.
Hewlêr Anlaşması’na dönün
Kendi yayın organlarında açıklamasının tam metni yayınlanan Barzani, içini döktükten sonra şunları söyledi: “Umut ediyorum ki, PYD ve diğer Kürtler öneri ve kaygılarımızı dikkate alır ve halkımızın çıkarlarını gözeterek Hewlêr Anlaşması’nın esaslarına dönüş yaparlar. Bu, Suriye Kürtleri için en iyi ve en onları daha güçlü kılacak yoldur. Biz de bunun arkasındayız. Bütün taraflar bizim için aynıdır ve hepsi bizim kardeşlerimizdir. Haklarına kavuşmalarını ve kendi kararlarını kendilerinin vermelerini istiyoruz. PYD mevcut pozisyonunu sürdürüse tek başına savunma yapamaz ve Kürt çözümü de ciddi tehditlerle karşı karşıya kalır. Eğer bütün taraflar Hewlêr Anlaşması’na dönüş yapmazlarla Desteya Bilind’ın de hiçbir anlamı kalmaz ve PYD bu tarihi fırsatın kaçırılmasının sorumlusu olur.”
DİHA/HEWLÊR