KDP ve Barzaniler faktörü

Forum Haberleri —

Barzaniler

Barzaniler

  • KDP ve özelde Barzani ailesi Türk devletine Kürt öncülerinin kanını sunmaktan ve Kürt soykırımını Kürt adına meşrulaştırmaktan başka hiçbir faaliyetinin olmadığını özellikle bilmek gerekiyor. Bu bir çıkar gurubudur ve bu çıkar gurubu Kürt karşıtlığında Kürt düşmanlarıyla birlikte hareket ettiği sürece var olur.
  • KDP bir parti olma vasfını kaybetmiş, bir çıkar gurubuna dönüşmüş ve üç Barzani de buna öncülük ediyor, bunların da herhangi bir ulus derdi veya ulusal çıkar kaygısı kalmamış. Tamamen ‘lümpen’ bir karaktere bürünmüş durumdalar. Milliyetçilik, devletçilik gibi kavramlar sadece ve sadece birer maske. Gerçek olan lümpenizdir. 
     

KURTAY SERHAT
 
Bu yılki savaş iki ayı geride bırakmak üzere ve belki de Kürt halkı verdiği özgürlük savaşının en önemli yıllarından ve tarihi dönemeçlerinden geçiyor. Her anlamda tarihi bir dönemdeyiz, giderek saflar keskinleşmeye başlıyor ve artık bir tarafın ağırlığı hissediliyor. Tarihten günümüze kadar türlü komplo ve oyunlarla Kürt ve Kurdistanî maskesiyle söylem üretip ancak Kürt kanı üzerinden var olmuş işbirlikçi-ihanetçi kesimin artık her yönüyle maskesi düşmüş ve düşman safında görünür olmaya başlamıştır. Bu olgu yaşanan direniş kadar önemli ve netleşmesi gerekiyordu. Nitekim son üç yıl içerisinde işbirlikçi-ihanetçi kesim kendisini düşmana ispatlamak adına her türlü çirkinlik ve ahlaksızlık düzeyine varan uygulamalarına hep birlikte şahit olduk. En son çabaları ise düşmana şirin görünmek ve şaklabanlık yapmaktan başka bir uygulama değildir. Fakat her halükârda düşman ciddiyetle kendisini ispatlaması konusunda işbirlikçi-ihanetçi kesimden ciddi bir pratik uygulama beklentisi içerisindedir. Korkarım böyle bir adımın atılması Kürtlerin yüzyıllık kazanımlarını ortadan kaldıracak bir sonun başlangıcı olacaktır. Bu yüzden nasıl tarihi bir kulvardan geçtiğimizi görmemiz gerekiyor. Öyleyse Kürt halkı bir bütün bu iki olguyu çok hassas bir tartıdan geçirmeli. Ya uğrunda bunca bedel verdiğimiz özgürlük mücadelesini son adımını tamamlayıp özgür bir gelecek kuracağız ve bunun için var gücümüzle mücadeleye yükleneceğiz. Ya da işbirlikçi-ihanetçi kesimin ve Kürt düşmanının klasik oyunlarına kanıp kendi hazin sonumuzu kendi elimizle hazırlayacağız. Zafere yakın olduğumuz kadar, tamamen tarihten silinmenin de riskiyle karşı karşıyayız. Son birkaç adımı bir cambaz ustalığı ile ip üzerinden yürümeyi gerektiriyor. Ve şimdi Kürt Özgürlük Hareketi öncü misyonuyla bu ip üzerinde yürüyor, az sonra karaya ayak basmakta olduğunu görüyoruz. Ancak etrafta dikkat dağıtan ve ipi sallayanlara karşı pür dikkat olmak şartıyla. Onların girişimlerini boşa çıkarmamız ve öncü gücün bu yürüyüşü tamamlaması için her türlü çabayı göstermemiz gerekmektedir. 
Şimdi KDP bölgede tam olarak böyle bir rol oynuyor. Önceki yıllarda görevi dikkat dağıtmak, hedef şaşırtmaktı. Fakat şimdiki görevi ipi sallamak ve Kürtlerin bu yürüyüşünü tamamen sekteye uğratmak için bizzat uğraşmaktır. Türk devleti bu saldırılarında ne zaman ciddi bir zorlanma yaşasa ve artık adım atamaz, nefes alamaz hale gelse bölgede en ön cephede duran KDP devreye girer Türk devletine ve katil ordusuna bir nefes borusu açar. Ne yazık ki şimdiye kadar kısmen de başarılı olmuş. 
Şimdi KDP’nin uygulamalarına bakın. Gerilla alanlarını her yerden kuşatmış yüzlerce karakol ve kontrol noktaları oluşturmuş, gerillanın neredeyse tüm geçiş güzergahları, takviye hatlarında pusulama faaliyetleri yürütüyor ve o hatları kesecek şekilde kalıcı olarak karakol kuruyor. Bunlarda yetmiyor bölgedeki Türk üsleri etrafında çember şeklinde neredeyse her yerde KDP güçleri tarafından bir güvenlik hattı oluşturulmuş. Savaş bölgesinde konumlanmakta zorlanan Türk ordusu için, iç hattan yani Amediyê ve Şêladizê gibi kentlerden karayolu yapıp Türk ordusuna karadan bağlantı sağlama faaliyetleri. Geçen seneden bu yana daha garip bir uygulama var bölgede, gerilla alanları içerisinde kalan köylülerin evlerine ancak kilo ile erzak götürmelerine izin veriliyor. Bu uygulama doksanlı yıllarda Türk devleti kendisi yapardı, şimdi bu ‘şeref(!) Kurdistan Hükümetine’ nasip olmuş. 
Bir kısım Kürt aydını ısrarla bunun ‘işbirlikçi-ihanetçi’ olarak tanımlanmasından yana değil. Onlara göre bölge devletlerinden baskılar var ve KDP ile Barzani ailesi bazı adımlara zorlanıyor. Bu tamamen işbirlikçi-ihanetçi kesimi meşrulaştırmaktır. İyi niyetle böyle bir tanımlama yapmaktan kaçınıyor olabilirler ve birçoğunun iyi niyetini de görüyoruz. Ancak durum sanıldığından daha vahim. Önceki yıllarda sanıldığı gibi evet bir baskı vardı, fakat şimdi ki durumda tam tersine ciddi bir baskıdan bahsetmek mümkün değil. Tersine KDP ve Barzani ailesi, Türk devletini Kürtlere saldırması için bilerek ve isteyerek açıktan destekliyor ve cesaretlendiriyor. Çünkü KDP ve Barzani mevcut durumda Türk devletinin bu saldırganlığını her kese karşı bir sopa olarak kullanıyor. Zaman zaman bu sopa kendisinin kafasına inse bile elindeki tek caydırıcı güç budur. Şu an Güney Kurdistan’daki herkes bu olguyla tehdit ediliyor, en ufak bir Barzani ve KDP karşıtlığında, PKK’li olarak etiketlenip Türk devleti eliyle katlediliyor. Ve dikkat edilirse önce ‘Kurdistan Hükümeti’ adına meşrulaştırılıyor, sonrası zaten kim karşı çıkabilir ki zaten ‘ortak düşman’ ile mücadele edilecekti.   
KDP ve özelde Barzani ailesi Türk devletine Kürt öncülerinin kanını sunmaktan ve Kürt soykırımını Kürt adına meşrulaştırmaktan başka hiçbir faaliyetinin olmadığını özellikle bilmek gerekiyor. Bu bir çıkar gurubudur ve bu çıkar gurubu Kürt karşıtlığında Kürt düşmanlarıyla birlikte hareket ettiği sürece var olur. Dolayısıyla bu dönemde Kürtler olarak bir türlü kavrayamadığımız ve yüzleşmekten imtina ettiğimiz işbirlikçi-ihanetçi kesimin düşmandan daha tehlikeli bir duruma geldiğidir. Esas tehlike bu. Ve Kürtlerin zifiri karanlıkta kaybolmasına neden olabilecek bir tehlikedir. Çünkü Kürt sorununu ancak Kürtler kendi ayakları üzerinde durdukları ve kendi sistemini kurduğu sürece çözümü mümkün olur, böyle bir durumda işbirlikçi-ihanetçi Kürt ile Kürt soykırımını hedefleyen Kürt düşmanlarının varlığı önemsizleşir. Öyleyse onlarda kendi cephelerinden bir varlık savaşı veriyorlar ancak onlar bu savaşı çok ahlaksızca ve hiçbir insani kurala sığmayan hile, oyun ve komplolarla yürütüyorlar. 
İşte Kürt halkı olarak kendi duygularımıza yenilmeden bu acı gerçeği görmemiz ve buna karşı mücadele etmemiz gerekiyor. Tüm bunlar alenen yapılıyor ve bunlar her gün gözlerimizin önünde tekrar ediyorken bunun neresine ‘Kürt ve Kurdistanî’ denir ki? Bir kez daha bunu tanımlamakta yarar var. KDP bir parti olma vasfını kaybetmiş, bir çıkar gurubuna dönüşmüş ve üç Barzani de buna öncülük ediyor, bunların da herhangi bir ulus derdi veya ulusal çıkar kaygısı kalmamış. Tamamen ‘lümpen’ bir karaktere bürünmüş durumdalar. Milliyetçilik, devletçilik gibi kavramlar sadece ve sadece birer maske. Gerçek olan lümpenizdir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.