Cezaevinden tabutla çıkan hasta tutsak Emine Aslan Aydoğan’ın ailesi, CİMER’e, Adalet Bakanlığı’na ve Cumhurbaşkanlığı’na daha önce üç defa dilekçe yazdıklarını kaydetti. Ameliyat edildikten sonra yatağa kelepçelendiğini söyleyen ailesi, ”Annemiz ölüme terk edildi” dedi.

Tutulduğu Urfa T Tipi Kapalı Cezaevi’nde rahatsızlandıktan sonra kaldırıldığı Mehmet Akif İnan Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitiren 65 yaşındaki Emine Aslan Aydoğan’ın cenazesi Salı günü Viranşehir’de defnedildi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin cenaze aracı vermediği, polislerin de imamın mezarlığa girişini engellediği cenaze töreni sonrası, kayyum atanan Kızıltepe Belediyesi de aileye taziye evi vermedi. Sağlık sorunları nedeniyle kaldırıldığı hastanede 10 gün içinde dört kez ameliyat olan Emine Aslan Aydoğan’ın ailesi, devlete tepkili.

Aydoğan, HDP Viranşehir İlçe yöneticiliği yaptığı 2018’de  üzerinde gizli tanık ifadesi olduğu gerekçesiyle yargılandığı davadan ”örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 8 yıl 7 ay hapis cezası almıştı ve 17 aydır cezaevinde kalıyordu. Görme sorunu, safra kesesi rahatsızlığı ve böbrek tümörü hastalıklarını taşıyan Aydoğan’ın aylarca rahatsızlanmasına rağmen hastaneye götürülmediği belirtildi. Sadece cezaevinde bulunan revirde muayene olduğu öğrenilen Aydoğan’a ilaç olarak da ağrı kesici verildiği kaydedildi.

Kürt olup çalıştığı için

 Engellemeler nedeniyle acılarını bile yaşayamadıklarını ifade eden anne Elif Aslan, şöyle konuştu: ”Benim kızım 17 ay önce cezaevine girdi. Çalışma yaptığı ve Kürt olduğu için cezaevine attılar. Cezaevine girdikten sonra bütün hastalıkları nüksetti. Böbreklerinde sorun yaşadı ve birden çok ameliyat geçirdi. Rahatsızlandığında da doktora değil revire götürüyorlardı. Son 10 gün hastalığı ilerleyince hastaneye götürdüler, ameliyat oldu. 9 gün boyunca yoğun bakımda kaldı. O acısını çekti çekti en sonunda dayanamadı. Ameliyat edince de bize hemen haber vermediler. En son çocukları görmeye gitti. İki eli de hastane yatağında kelepçeli duruyor, başında 6 asker kalıyormuş. Bu yaptıkları insanlık değil. Kızımı bile bile ölüme gönderdiler. Öldükten sonra bile onu rahat bırakmadılar. Kendi taziyemizi bile evimizde kurmamıza izin vermediler. Bu nasıl bir düşmanlık?”

 İki eli kelepçeli başında 6 asker

Yaşamını yitirmeden iki gün önce annesi Emine’yi hastanede ziyaret eden Şükrü Aydoğan ise annesini en son gördüğünde iki eli kelepçeli bir şekilde yatakta olduğunu söyledi. 6 askerin annesinin başında nöbet tuttuğunu ifade eden Aydoğan, ”Onu en son biz gördük. Elini bile zor öpebildim. Ben o durumda annemin fotoğrafını çekmek istedim ama bana izin vermediler” dedi.

 Ölüme terk edildi

Cenaze defni ve taziye için yaşadıklarını zorlukları da hatırlatan Aydoğan, şunları ifade etti: ”Br türlü tedavi etmediler. O haliyle aylarca cezaevinde yattı. Onu her seferinde soruyorduk ama cezaevindeki doktorlar sadece annemi muayene ediyorlardı. Ben görüşmelerden her döndüğümde dilekçe yazıyordum. Kendim CİMER üzerinden Adalet Bakanlığı’na ve Cumhurbaşkanlığı’na yazı yazdım. Bir tanesi reddedildi. Diğer ikisine de halen cevap gelmiş değil. Cumhurbaşkanlığı’nın dahi haberdar olduğu annemiz ölüme terk edildi.”

Cezaevinde ne işi vardı?

 Son olarak konuşan Emine’nin akrabası Menifa Aslan da ”Onun hiçbir suçu yoktu. Bir taziye kurmamıza bile izin vermediler. 65 yaşındaki kadın içeride her şeyi yaşadı. En son da dayanamadı yaşamını yitirdi. Cezaevinde her şeyi yaptılar. Şimdi de ölü insandan korkuyorlar. 5 yaşındaki bir annenin yeri cezaevi değildi” diye vurguladı.

Leyla Güven’den ziyaret

Bu arada Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven, HDP Mardin Milletvekilli Pero Dündar, HDP Mardin il ve ilçe yöneticileri ile Barış Anneleri Meclisi’nin olduğu bir heyet, Aydoğan’ın Kızıltepe’de Aşiti (Barış) Mahallesi’nde bir evde kurulan taziyesini ziyaret etti. Emine Aslan’ın ailesi, belediyenin taziye evi vermemesi ve taziye çadırını da engellemesi nedeniyle iki gündür taziyeleri bu evde kabul ediyor.

Onların kardeşi değiliz

 Taziyede kısa bir konuşma yapan Leyla Güven, şunları söyledi: ”Binlerce tutsağımız AKP ve MHP zulmünün altındadır. Kürt oldukları ve ona sahip çıktıları için cezaevine girdiler. Heval Emine davasına bağlı bir insandı ve kimseye zararı yoktu. Kürtlüğüne ve mücadelesine bağlı bir insan olduğu için ona ceza verdiler. Bütün yaptıklarının üzerine ‘Biz kardeşiz’ diyorlar. Biz onların kardeşliklerini kabul etmiyoruz. Biz bu zulmü kabul etmiyoruz. Onun direniş mirasını son nefesimize kadar sürdüreceğiz” dedi.

 

URFA