AKP siyasi iktidarını belli bir strateji üzerinde yürütüyor. Stratejinin anlamı günü birlik değil temel amaçlıdır. Söylemlere bakılır, pratik adımlar dikkatlice izlenirse, tartışma platformuna güvenlik bürokrasisini katmaya çalıştığı görülecektir. Hedefe ulaşmanın önkoşulu olarak iktidarını Kürt ulusal siyasetine endekslediği için bunalıma düşüyor. Hem de sadece içeride değil, dışarıda da. Kürt devrimci gücüyle baş edemeyeceğini anlayınca, manevralarla bilinen oyunları oynamakta beis görmüyor. “BDP’lilerle görüşmem, yerleri Kandil’dir” dedikten sonra şimdi de İmralı’ya göz kırpılmakta. Hem Başbakan’ın kendisi hem de Adalet Bakanı “Oslo görüşmeleri başlayabilir” dedi.
BDP’yi saf dışı bırakmak isteyenlerin İmralı ile görüşmesine, Oslo’nun yeniden başlatılmasına kim inanır? Hatta “BDP’nin yeri meclis değil, Kandil’dir” yaklaşımı, hem İmralı’yı hem de Kandil’i oyalamak istemekten başka ne olabilir? Kemalist devlet ideolojisi, stratejik olarak oyalamak, süreci uzatarak Kürt direnişine karşı imha gücünü harekete geçirmeyi amaçlamaktadır. Her eylemsel düşünceyi kendi muhtevasında eritme stratejisiyle Kemalizme ve yeniden üretilen İslamcı-ulusalcı yönetime, Kürt ulusal özgürlük alanında yer yoktur.
Kürtleri varlık nedeni kabul eden, sorunları çözeceğini 2005 yılında yaptığı konuşmada ilan eden, bugünün başbakanı Erdoğan’dır. Ancak daha sonra yaşanan yedi yılda imha etmek üzere Kürtlerle savaşan da kendisidir. Demokratik Türkiye, ancak Kürtlerle birlikte mümkündür. Demokrasi, Kürt ulusunun mihenk taşıdır. Kürtleri tamamen yok edemeyeceğine göre, hele hele direniş hattını kıramayacağına göre, çözümün stratejisini açıkla ve pratikte uygulamaya başla. Bu olanaksız bir şey değil. Zira demokrasi evrensel hat ile inşa edilir. Birlik stratejisi eşit ve temel haklarla ilintilidir. Kürdistan’da toprak bile insanıyla özgürleşme hamlesine hazırdır. Öyle ki Kürtlerin tümü, hiçbir ayrım yapmaksızın, geçmişin hatalarıyla yüzleşmekte ve her biri Kürdistan’ın özgürleşeceğine inancını daha yüksek sesle haykırmaktadır.
Diyalektik süreç ve değişim derinden işliyor. Kemalizmin katı ulusal anlayışıyla Kürt sorununa yaklaşım çözümsüzlükte ısrar demek olur. Siyasetin temsilcisi sadece AKP değildir. Devletin tüm katı ideolojik örgütleri, demokratikleşme sürecinde masada olmalıdır. Siyasal mücadeleler tarihinde varılan son durak, barış ve uzlaşmadır. Televizyona çıkma sevdalısı kimi Kürt diplomalıların Kürt ulusu adına konuşmaya hakları yoktur. Bedel ödememiş ve tarihsel savunmadan kaçanlar, devletin stratejisine değil, İmralı ve Kandil’e saygılı olmalılar.